Yıllık beyanname verme süresi geçtikten sonra beyan edilmeyen geçici verginin aslının aranmayacağı ve buna ilişkin olarak ağır kusur değil kusur cezası uygulanması gerektiği hk.
Danıştay 3. Daire E. 1997/3175 K. 1998/3733 T. 3.11.1998 GEÇİCİ VERGİ KUSUR CEZASI AĞIR KUSUR CEZASI YILLIK BEYANNAME VERME SÜRESİ GEÇTİKTEN SONRA BEYAN EDİLMEYEN GEÇİCİ VERGİNİN ASLININ ARANMAYACAĞI VE BUNA İLİŞKİN OLARAK AĞIR KUSUR DEĞİL KUSUR CEZASI UYGULANMASI GEREKTİĞİ HK. 193/md. 120 1136/md. 164 Temyiz İsteminde Bulunan : ... Karşı Taraf : ... Vergi Dairesi Müdürlüğü İstemin Özeti : Avukatlık işiyle uğraşan yükümlünün 1995 yılı hesaplarının incelenmesi sonucunda bir kısım vekalet ücretinin beyan dışı bırakıldığının tespit edilmesi üzerine düzenlenen vergi inceleme raporuna dayanılarak adına re'sen salınan gelir vergisi, geçici gelir vergisi, fon payı ile bu vergiler ve fon payına bağlı olarak kesilen ağır kusur cezalarına karşı açılan davayı; 1136 sayılı Avukatlık Kanununun 164. maddesinde, avukatla iş sahibi arasında aksine yazılı sözleşme bulunmadıkça tarifeye dayanılarak karşı tarafa yüklenecek avukatlık ücretinin avukata ait olduğunun hükme bağlandığı, olayda davacının takip ettiği davalarla ilgili olarak tahsil ettiği avukatlık ücretinin müvekkillerine ait olacağı hususunda bir sözleşme ibraz edilmediği gibi müvekkillerine iade edildiği de tevsik edilmediğinden, Asliye Hukuk Mahkemesince hazine aleyhine hükmedilen ve yükümlü tarafından tahsil edilen toplam 31.518.000.-lira avukatlık ücretinin alındığının kabulü gerektiği, diğer taraftan 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun 31. maddesinin (d) bendindeki "dava giderlerinin avukat tarafından kabullenilmesinin yasak iş ve eylemlerden olduğu" yolundaki hüküm uyarınca, yükümlü tarafından takip edilen davalarda dava giderlerinin kendisince karşılandığının ya da tarafından tahsil edilen harç iadeleri ile mahkeme masraflarının dava sahiplerine ödendiğinin kanıtlanamadığı, davacının müvekkillerinden olan ... ve ... nezdinde düzenlenen 5.9.1996 tarihli tutanaklarda yer alan "vekalet verilen davalara ilişkin mahkeme masraflarının kendileri tarafından yapıldığı, daha sonra yükümlüce iade edilmediği" şeklindeki beyanların da bu tespitleri doğruladığı, bu durum karşısında hazine aleyhine sonuçlanan ve yükümlü tarafından tahsil edilen 9.951.000.-lira mahkeme masrafı ile 110.187.882.-lira harç iadesinin vekalet ücreti olarak kabul edilmesinde ve matraha ilave edilmesinde isabetsizlik bulunmadığı, ayrıca ilgili yıl içinde yükümlüye yapılan tezyidi bedel ödemelerine ilişkin Asliye Hukuk Mahkemesi kararına, kamulaştırmayı yapan idarenin muhasebe kayıtlarına ve yükümlü ifadesine dayanılarak ilgili idarece yasal kesintiler yapıldıktan sonra davacı avukata ödenen tutar ile dava sahiplerinin ifadelerinde belirtilen tutar arasındaki farkın 458.131.485.-lira olduğunun hukuken geçerli belgelerle tespitli olması nedeniyle bu farkın da vekalet ücreti olarak kabul edilmesinde kanuna aykırılık görülmediği, ancak davacının dava dilekçesi ekinde ibraz edilen belgelerin incelenmesinden sözü edilen tutarla ilgili E:1994/685, K:1994/958 sayılı dosyaya ilişkin davadan dolayı elde edilen 107.300.000...