Bilerek, isteyerek ve vergi mükellefi olmadan ikrazatçılık yapan ve ödemesi gereken vergiyi beyan dışı bırakarak vergi zıyaına neden olan için kaçakçılık cezası uygulanması gerektiği hk.
Danıştay 7. Daire E. 1999/3491 K. 2000/2478 T. 27.9.2000 İKRAZATÇILIK FAALİYETİ VERGİ ZİYAI BİLEREK, İSTEYEREK VE VERGİ MÜKELLEFİ OLMADAN İKRAZATÇILIK YAPAN VE ÖDEMESİ GEREKEN VERGİYİ BEYAN DIŞI BIRAKARAK VERGİ ZIYAINA NEDEN OLAN İÇİN KAÇAKÇILIK CEZASI UYGULANMASI GEREKTİĞİ HK. 6802/md. 28 213/md. 344 Temyiz İsteminde Bulunan Taraflar: 1- ... 2- ... Vergi Dairesi Müdürlüğü İstemin Özeti : 1994 yılı Ekim döneminde borç para verme karşılığı elde ettiği faiz gelirini beyan etmemesi nedeniyle davacı adına resen salınan banka ve sigorta muameleleri vergisi ile kesilen kaçakçılık cezasına karşı açılan davada; 6802 sayılı Gider Vergileri Kanununun 28'inci maddesi ile 90 sayılı Kanun Hükmünde Kararnameden bahisle, olayda, davacı, ... adlı şahıstan 1 dönüm arazi satın almak için önceden ödeme yaptığını; ancak, arazide 5 dönümden az ifraz yapılamayacağını öğrendiğini; buna ilişkin tapu idaresi yazısını dava dilekçesi ekinde ibraz ettiğini; alım-satım işleminin bu nedenle iptal edilmesi sonucu paranın satın alma gücünü korumak amacıyla faiz talebinde bulunduğunu; bu şekilde tahsil edilen paranın faiz olmadığını ileri sürmekte ise de, arazi alım-satımlarında 5 dönümden az ifrazın mümkün olmadığının bilinen bir kural olduğu; bu konuda önceden araştırma yapılmak suretiyle para ödenmeyebileceği ya da ödenmişse geri alınması yoluna gidilebileceği; bir dönüm taşınmaz satın alma girişiminin, tapu sicil müdürlüğünce engellenmiş olmasının, paranın taşınmaz mal almak amacıyla verildiğine kanıt teşkil etmeyeceği; davacının 1994 yılında vermiş olduğu Ocak/1995 vadeli 305.000.000.- lira borç paranın 19.11.1996 tarihinde tahsil edilmesine kadar 1.760.657.000.- liraya ulaştığının anlaşıldığı; bu durumda, davacının 1994 yılının Aralık ayında ...'e vermiş olduğu 305.000.000.- lira karşılığı 420.000.000.- lira faiz uygulamak suretiyle elde ettiği kazancın gider vergisine tabi tutulmasında yasaya aykırılık görülmediği; ancak, davacının faiz geliri banka hesaplarının incelenmesi sırasında tespit edildiğinden, kaçakçılık cezası kesilmesini gerektiren koşulların oluşmadığı; tarhiyata kusur cezası uygulanması gerektiği sonucuna varıldığı gerekçesiyle, ceza kesme işleminin fazlaya ilişkin kısmının iptaline; davanın bunun dışındaki kısmının ise reddine dair ... Vergi Mahkemesinin 14.9.1999 gün ve E: 1998/335; K: 1999/360 sayılı kararının vergi aslı ile kusur cezasına ilişkin hüküm fıkrasının, davacı tarafından, ...'e verilen para karşılığında, bu şahsın başka bir arazisinin satın alındığı; adı geçen şahıs aleyhine bu konuda açılan maddi ve manevi tazminat davasının lehine sonuçlandığı; bu iki hususun mahkemece dikkate alınmadığı; iptale ilişkin hüküm fıkrasının ise vergi dairesince, tarhiyata kaçakçılık cezası uygulanması gerektiği ileri sürülerek bozulması istenilmektedir. Savunmanın Özeti: Taraflarca savunma verilmemiştir. Tetkik Hakimi ...'ın Düşüncesi: Dosyanın incelenmesinden, davacı adına ikrazatçılık yaptığından bahisle, kaçakçılık cezalı olarak banka ve s...