Faiz ödendiği somut olarak tespit edilmedikçe, borç para alıp vermelerinde ikrazatçılık yapıldığından bahsedilemeyeceği hk.
Danıştay 7. Daire E. 1999/3291 K. 2000/2281 T. 14.9.2000 İKRAZATÇILIK FAALİYETİ FAİZ ÖDENDİĞİ SOMUT OLARAK TESPİT EDİLMEDİKÇE, BORÇ PARA ALIP VERMELERİNDE İKRAZATÇILIK YAPILDIĞINDAN BAHSEDİLEMEYECEĞİ HK. 6802/md. 28 Temyiz İsteminde Bulunan: ... Karşı Taraf : ... Vergi Dairesi Müdürlüğü İstemin Özeti : 1997 yılında faiz karşılığı borç para verdiğinin inceleme raporu ile tespit edildiğinden bahisle, anılan rapor uyarınca davacı adına banka ve sigorta muameleleri vergisi salınıp ağır kusur cezası kesilmesi yolunda tesis edilen işlemin iptali istemiyle açılan davayı; 213 sayılı Kanunun 3'üncü, 30'uncu ve 134'üncü maddeleri ile 6802 sayılı Kanunun 28'inci maddesinden bahisle, olayda, davacının ikametgah adresinde emniyet elemanlarınca yapılan aramada ele geçirilip, vergi dairesine intikal ettirilen senetlerin toplam 35.000.- Alman markı tutarlı üç adedinin davacıdan faiz karşılığı alınan borç için ... tarafından düzenlendiğinin tespit edilmesi üzerine, senet tutarları, ortalama dönem kuru esas alınarak Türk lirasına çevrilmek ve yıllık % 80 faiz oranı uygulanmak suretiyle elde edilen faiz tutarının hesaplandığının anlaşıldığı; davacı tarafından sözü edilen paraların faiz karşılığı olmaksızın borç olarak verildiği ileri sürülmekte ise de; günün ekonomik koşulları nedeniyle, aralarında yakın akrabalık bağı veya iş ilişkisi bulunmayan kimselerin birbirlerine karşılıksız borç vermelerinin kabul edilemeyeceği; olayda, davacının evinde yapılan aramada farklı dönemlere ait çok sayıda senet ele geçirilmiş olması karşısında, davacının faiz karşılığı borç verdiği ve bu işi mutat meslek haline getirdiği kanaatine varıldığından, idarece tesis edilen işlemde isabetsizlik görülmediği gerekçesiyle reddeden ... Vergi Mahkemesinin 4.10.1999 günlü ve E: 1999/100; K: 1999/164 sayılı kararının; davacı tarafından, ayrı ayrı kişilere ve farklı dönemlerde borç verilmediği, sadece yakın arkadaş olan ...'a bir kez Alman markı olarak borç verildiği, bunun da, her iki tarafın da mağdur olmaması için yapıldığı; zira, enflasyon nedeniyle Türk lirasının sürekli değer kaybettiği; bu nedenle, mark olarak verilen borcun, aynı miktar olarak geri alındığı, bir arkadaşa bir kez borç verilmesinin, ikrazatçılık olarak nitelendirilemeyeceği ileri sürülerek bozulması istenilmektedir. Savunmanın Özeti: İstemin reddi gerektiği yolundadır. Tetkik Hakimi ...'nın Düşüncesi: Bozulması istenilen vergi mahkemesi kararı; evinde, emniyet elemanlarınca yapılan aramada farklı kişiler tarafından davacı adına farklı dönemler için düzenlenmiş çok sayıda senet ele geçirilmiş olduğu yolundaki tespit ile, bunlardan, inceleme elemanınca eleştiri konusu edilen üç adedinin herhangi bir akrabalık bağı veya iş ilişkisi ile bağlantılı olmadığı yolundaki tespite dayalı bulunmaktadır. Tarhiyata esas alınan inceleme raporunun incelenmesinden; davacının evinde yapılan aramada ele geçirilen senetlerin tamamının defterdarlığa intikal ettirildiği, inceleme elemanınca da, bunlardan sadece ... tarafı...