Tevsik edilemeyen borca ait finansman giderinin gerçek bir gider olduğunun kabulüne olanak bulunmadığı hk.
Danıştay 4. Daire E. 2000/1324 K. 2001/1072 T. 26.3.2001 TEVSİK EDİLMEYEN BORCA AİT FİNANSMAN GİDERLERİ GERÇEK GİDER TEVSİK EDİLEMEYEN BORCA AİT FİNANSMAN GİDERİNİN GERÇEK BİR GİDER OLDUĞUNUN KABULÜNE OLANAK BULUNMADIĞI HK. 193/md. 38 213/md. 192 , 227 , 242 Temyiz Eden: ... Malmüdürlüğü Karşı Taraf: ... Petrol Turizm Ticaret ve Sanayi Anonim Şirketi İstemin Özeti: Petrol ürünleri bayii olan davacı şirketin 1997 yılı işlemlerinin incelenmesi sonucu, bazı faturaların asılları ile örneklerinde farklı tutarlara yer verildiği, motorin alışlarının bir kısmının belgelendirilmediği ve defterlere kaydedilmediği, ayrıca muvazaalı işlemlerle haksız yere gider indiriminde bulunulduğu ileri sürülerek düzenlenen rapor uyarınca re'sen kurumlar vergisi ile geçici vergi salınmış, fon payı hesaplanıp, kaçakçılık ve özel usulsüzlük cezaları kesilmiştir. ... Vergi Mahkemesi'nin 28.10.1999 günlü ve E: 1999/23, K: 1999/146 sayılı kararıyla; olayda, davacı şirketin finansman ihtiyacının karşılanması amacıyla yapılan özel bir sözleşmeye dayanılarak şirket ortaklarının kardeşinden faizsiz ve kur farkı garantisiyle geri ödenmek şartıyla ... Markı cinsinden alınan uzun vadeli yabancı kaynak için hesaplanan ve kurum kazancının tespitinde gider olarak indirilen tutarın, borcun mahiyetinin belli olup olmadığı, arada herhangi bir sözleşmenin bulunmadığı ve borcun şirketin finansman ihtiyacı için alındığının tevsik edilmediği belirtilerek kabul edilmediği ve dönem kazancına ilave edildiği, motorin satışları için düzenlenen 3669 adet satış faturasının asılları ile ikinci nüshalarında farklı miktar ve tutarlara yer verildiği, bu faturalardan 2224 adedi için yapılan karşıt incelemelerin tamamlandığı, karşıt incelemesi tamamlanmayan 1445 adet fatura için de karşıt incelemesi tamamlanan faturalar esas alınarak kayıt dışı bırakılan motorin satış hasılatının tespit edildiği, davacı şirket yetkilisinin ifadesine göre % 6 karlılık oranı üzerinden hesaplama yapılarak 1996 ve 1997 yıllarında beyan edilen dönem zararları da düşülmek suretiyle matrah farkı bulunup tarhiyat yapıldığı ve özel usulsüzlük cezası kesildiğinin anlaşıldığı, Kurumlar Vergisi Kanunu'nun 13 üncü maddesiyle atıf yapılan 193 sayılı Gelir Vergisi Kanunu'nun 40/1 inci maddesi uyarınca, kazancın elde edilmesi ve idame ettirilmesi için yapılan genel giderlerin safi kurum kazancının tespitinde gider olarak indirilebileceği, işletmenin finansman ihtiyacını karşılamak amacıyla kullandığı krediler ve borçlar nedeniyle kanuni ölçüler dahilinde tahakkuk ettirilen faiz veya kur farklarının da bu kapsamda olduğu, davacı şirketin faaliyet alanı itibarıyla alışlarının tamamına yakın kısmını peşin yapması, banka kredisi kullanmaması ve ortaklardan ödünç para almamasına rağmen yüksek tutarda hasılat elde etmesinin iktisadi ve ticari icaplar ile günümüz ekonomik koşullarına göre mümkün olmadığı, bu nedenle söz konusu kredinin işletmenin ihtiyacı için alınarak kullanıldığının kabulü gerektiği, başkaca herhangi bir araştırma ve tespit y...