Bölge Adliye Mahkemesiİstanbul 2.Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi

E. 2018/356 K. 2022/158

E. 2018/356K. 2022/1586 Ekim 2022
tazminatbilirkişi raporuhaksız rekabetmanevi tazminattazminat davasımülkiyet hakkılimited şirketmaddi tazminatzarar tazminiticari faaliyetmaddi ve manevi tazminathaksız fiilel koymamaddi zarardelil tespititedbir kararıistinaf yoluihtiyati tedbir
PDF İndir
AI Özet yükleniyor...

Kısa Önizleme

Önizleme

Mahkememizde görülmekte bulunan Marka (Marka Hakkına Tecavüzden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılamasının sonunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı Vekili dava dilekçesi ve aşamalardaki beyanlarında özetle; Müvekkillerine ait Türkiye'de ve uluslararası olarak tescilli markalar gerek Türkiye'de gerekse dünya çapında tanınmış markalar olup bilhassa bu özelliklerinden dolayı çeşitli kişilerce müvekkil şirketin haklarını ihlal edecek şekilde bu markaların haksız olarak kullanılması ve bu yolla haksız kazanç elde edilmesi söz konusu olduğunu, bu durumun orijinal olduğu düşünülerek bu taklit ve kalitesiz ürünlerden satın alan tüketicilerin, müvekkil şirket markalarına olan güvenlerini azalttığı gibi, böylelikle yıllarca süren ve yüksek harcamalara konu markalaşma faaliyeti sonucu uluslar arası markasını oluşturan müvekkillerinin hukuken koruma altına alınmış bulunan haklarına büyük zarar...

Karar Metni

T.C. İSTANBUL 2.FİKRÎ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ

ESAS NO :2018/356 Esas KARAR NO:2022/158

DAVA:Marka (Marka Hakkına Tecavüzden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ:09/07/2018 KARAR TARİHİ:06/10/2022

Mahkememizde görülmekte bulunan Marka (Marka Hakkına Tecavüzden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılamasının sonunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı Vekili dava dilekçesi ve aşamalardaki beyanlarında özetle; Müvekkillerine ait Türkiye'de ve uluslararası olarak tescilli markalar gerek Türkiye'de gerekse dünya çapında tanınmış markalar olup bilhassa bu özelliklerinden dolayı çeşitli kişilerce müvekkil şirketin haklarını ihlal edecek şekilde bu markaların haksız olarak kullanılması ve bu yolla haksız kazanç elde edilmesi söz konusu olduğunu, bu durumun orijinal olduğu düşünülerek bu taklit ve kalitesiz ürünlerden satın alan tüketicilerin, müvekkil şirket markalarına olan güvenlerini azalttığı gibi, böylelikle yıllarca süren ve yüksek harcamalara konu markalaşma faaliyeti sonucu uluslar arası markasını oluşturan müvekkillerinin hukuken koruma altına alınmış bulunan haklarına büyük zarar verdiğini, taklit ve kalitesiz ürünleri satın alan tüketicilerin haklarının da ihlal edildiğini, davalıya ait adreste müvekkillerine ait markalı ürünlerin satışının yapıldığını ve depolandığının tespit edildiğini, bu iş yerlerinde kaç adet ürün olduğunu, ürünlerin değerlerinin tespitini talep etme zorunluluğu doğduğunu, iş yeri sahiplerinin kim olduğunun taraflarınca tespit edilemediğini, Mahkememizin ... D.İş sayılı dosyası ile tespit edilen ve el koyma kararı verilen ürünler üzerindeki ihtiyati tedbir kararının devamına karar verilerek ürünlerin muhafazasının devamına, davalı eylemlerinin marka hakkına tecavüz eylemi ve haksız rekabet eylemi olduğunun tespitine, durdurulmasına, önlenmesine, giderilmesine, taklit ürünlerin kapladığı yer ve muhafazasının ciddi külfet meydana getirmesi sebebiyle SMK 163. Md. gereğince imhasına, depolama ücretinin davalıya tahmiline, şimdilik her bir davacı için 1000 TL maddi, (6769 sayılı SMK m.151/2 fa) bendine göre hesaplanmak üzere) 1000 TL manevi, 1000 TL itibar tazminatının haksız fiil tarihinden işlenecek en yüksek reeskont faizi ile birlikte hüküm altına alınmasına, davalı aleyhine verilecek mahkeme kararının Türkiye bütününde yayın yapan trajı yüksek bir gazetede masrafları davalı tarafından karşılanmak üzere yayınlanmasına, davanın kabulüne, yargılama giderlerinin ve vekalet ücretlerinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı Vekilinin 11/03/2018 tarihli cevap dilekçesi ve aşamalardaki beyanlarında özetle; Davanın müvekkilleri ...'in şahsına açıldığını, tespit esnasında işyerinin .... Deri Tur Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi'nin çıktığı, husumet yokluğundan davanın reddini talep ettiklerini, 556 sayılı KHK nın 64. Md. Marka sahibinin markanın varlığından ve tecavüzden kendisini haberdar etmesi ve tecavüzün durdunulmasını talep etmesi halinde veya kullanmanın kusurlu bir davranış teşkil etmesi...