Davacı vekili tarafından 03/10/2018 tarihinde davalı aleyhine açılan dava, mahkememizin esas defterine kaydedilmiş olup, yapılan açık yargılaması sonunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı yana ait .../... başvuru nolu ... ibareli markanın hükümsüzlüğünü, sicilden terkinin ....com.tr alan adının 3. kişilere devrinin önlenmesini, iptalini talep ve dava etmiştir. Müvekkilinin tescilli markalarında "..." ve "... ..." ibaresinin asli unsur olarak yer aldığını, davalının markasının "..." ibaresinden oluştuğunu, müvekkilinin ...'daki şubesiymiş gibi algınlanmasına sebebiyet verdiğini, davalının markası ile müvekkilinin markasının ayırt edilemeyecek kadar benzer olduğunu, ortalama tüketiciler tarafından karıştırıldığını, ilişkilendirildiğini, davalının markasında müvekkilinin markası olan "... ..." ibaresinin aynen yer aldığını, "..." ibaresinin ise bir...
T.C. İZMİR FİKRÎ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
ESAS NO : 2022/78 KARAR NO : 2022/52
DAVA : Markanın Hükümsüzlüğü DAVA TARİHİ : 03/10/2018 KARAR TARİHİ : 19/10/2022
Davacı vekili tarafından 03/10/2018 tarihinde davalı aleyhine açılan dava, mahkememizin esas defterine kaydedilmiş olup, yapılan açık yargılaması sonunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı yana ait .../... başvuru nolu ... ibareli markanın hükümsüzlüğünü, sicilden terkinin ....com.tr alan adının 3. kişilere devrinin önlenmesini, iptalini talep ve dava etmiştir. Müvekkilinin tescilli markalarında "..." ve "... ..." ibaresinin asli unsur olarak yer aldığını, davalının markasının "..." ibaresinden oluştuğunu, müvekkilinin ...'daki şubesiymiş gibi algınlanmasına sebebiyet verdiğini, davalının markası ile müvekkilinin markasının ayırt edilemeyecek kadar benzer olduğunu, ortalama tüketiciler tarafından karıştırıldığını, ilişkilendirildiğini, davalının markasında müvekkilinin markası olan "... ..." ibaresinin aynen yer aldığını, "..." ibaresinin ise bir coğrafi yer adı olması nedeniyle ayırt edicilikten uzak olduğunu, davalının kötü niyetli olduğunu belirterek, davalı adına kayıtlı .../... başvuru nolu ... ibareli markanın hükümsüzlüğünü talep ve dava etmiştir. SAVUNMA: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; öncelikle yetki itirazında bulunmuş, yetkili mahkemenin davalının bulunduğu yer mahkemesi olan ... Mahkemelerinin yetkili olduğunu belirtmiştir. Öte yandan, davacı tarafından ... CBS'na suç duyurusunda bulunulduğunu, .../... hazırlık sayılı dosya ile müvekkilinin "... ... ... ..." ibareli markanın kullanıldığı ve logosunun davacıya ait logo ile hiçbir benzerliğinin bulunmadığı gerekçesiyle kovuşturmaya yer olmadığına dair verildiğini savunmuştur. Esasa ilişkin beyanlarında ise, müvekkilinin kötü niyetli olmadığını, davacının markasından haberdar olmadığını, davacının markasının tanınmış marka olmadığını, müvekkilinin Savcılıktaki hazırlık evrakı ile davacının markasından haberdar olduğunu, davacının askı ilan süresinde itiraz hakkını kullanmadığını, markalar arasında karıştırma ihtimalinin bulunmadığını, logoların benzer olmadığını, her iki markanın ayırt edici unsurunun birbirinden farklı olduğunu belirterek, davanın reddini istemiştir. DELİLLER : TPMK Kayıtları, Bilirkişi Raporu, Tüm Dosya Kapsamı. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE Davacı vekili müvekkilinin tescilli markalarında geçen "..." ve " ... ..." ibarelerinin asli unsur olduğunu, davalının markasının "... ... ..." şeklinde bulunduğunu, bu durumun ise davalının müvekkilinin ... şubesi şeklinde algılanmasına neden olduğunu, davalının markasının müvekkilinin markası ile ayırt edilemeyecek kadar benzer olduğunu, her iki markanın ilişkilendirilip karıştırıldığını, müvekkilinin markası olan "... ..." ibaresinin davalının markasında aynı şekilde yer aldığını, fazladan olarak "..." ibaresinin bulunduğunu, bu ibarenin ise coğrafi yer adı olduğunu, ayırt edicilik vasfının bulunmadığı...