Mülkiyet hakkıyla ilgili bir konuda uygulama işlemi niteliğindeki imar durumu belgesi alınması üzerine süresinde dava açıldığından, idare mahkemesince işin esasına girilerek bir karar verilmesi gerektiği hakkında.
6. Daire 2005/214 E. , 2007/1461 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y ALTINCI DAİRE Esas No: 2005/214 Karar No: 2007/1461 Temyiz İsteminde Bulunan : ... Vekili : Av.... Karşı Taraf : ... Belediye Başkanlığı Vekili : Av.... İstemin Özeti : .... İdare Mahkemesinin ... günlü, E:..., K:... sayılı kararının usul ve yasaya aykırı olduğu ileri sürülerek bozulması istenilmektedir. Savunmanın Özeti : Savunma verilmemiştir. Danıştay Tetkik Hakimi ...'nun Düşüncesi : Temyiz isteminin reddi ile mahkeme kararının onanması gerektiği düşünülmektedir. Danıştay Savcısı ...'nun Düşüncesi : İdare ve vergi mahkemelerince verilen kararların temyizen incelenerek bozulabilmesi için, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 49 uncu maddesinin birinci fıkrasında belirtilen nedenlerin bulunması gerekmektedir. Temyiz dilekçesinde öne sürülen hususlar, söz konusu maddede yazılı nedenlerden hiçbirisine uymadığından, istemin reddi ile temyiz edilen Mahkeme kararının onanmasının uygun olacağı düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Altıncı Dairesince Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra işin gereği görüşüldü: Dava, ..., ... İlçesi, ... Mahallesi, ... pafta, ... parsel sayılı taşınmazı kapsayan alanda yapılan ve 22.10.1993 günlü, ... sayılı belediye meclisi kararı ile kabul edilen revizyon imar planının iptali istemiyle açılmış; İdare Mahkemesince, dosyanın incelenmesinden, davacının ilk olarak 24.10.1995 gününde imar durumu belgesi aldığı, ancak bir dava açmadığı, daha sonra 21.3.2003 gününde alınan imar durumu belgesi üzerine 7.4.2003 gününde bu davanın açıldığı anlaşıldığından, ilk imar durumu belgesi alındığı 24.10.1995 gününü izleyen altmış gün içinde açılması gereken davanın, bu süre geçirildikten sonra açılmış olması nedeniyle süreaşımı yönünden reddine karar verilmiş, bu karar davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir. 2577 sayılı Yasanın 7. maddesinin birinci fıkrasında dava açma süresinin, özel kanunlarda ayrı süre gösterilmeyen hallerde Danıştay'da ve idare mahkemelerinde altmış gün olduğu, bu sürelerin idari uyuşmazlıklarda yazılı bildirimin yapıldığı tarihi izleyen günden itibaren başlayacağı, dördüncü fıkrasında ise ilanı gereken düzenleyici işlemlerde dava süresinin, ilan tarihini izleyen günden itibaren başlayacağı, ancak bu işlemlerin uygulanması üzerine ilgililerin düzenleyici işlem veya uygulanan işlem yahut her ikisi aleyhine birden dava açabileceği kurala bağlanmıştır. Diğer taraftan 3194 sayılı İmar Kanunu'nun 22. maddesi ile yapı ruhsatı almak için yasanın verilmesini zorunlu kıldığı belgeler, üzerine yapı yapılmak istenilen taşınmazın imar planında gösterilen tahsis şekli, yapı nizamı, binanın niteliği, kat adedi gibi bilgiler olmaksızın düzenlenemeyeceğine göre başvuru üzerine idarece verilen imar durumu belgesinin düzenleyici işlem olan imar planının uygulanması niteliğinde olduğunu kabul etmek zorunludur. Anayasal güvence altındaki temel hak ve özgürlüklerden olan mülkiyet hakkını...