Davacı tarafından icra yolu ile belirli hisseleri satın alınan taşınmazların devir ve tescili işlemleri davalı idarece bir kanun hükmü dayanak alınarak kamu gücü kullanımı ile tek yanlı olarak kısıtlanmakta ise de; bu sınırlandırmanın mülkiyet hakkı ve bu hakka dayanılarak yapılabilecek olan tasarruf işlemlerine ilişkin bulunduğu ve tapu kayıtları üzerinde yapılacak tescil, terkin ve tashih işlemlerine ilişkin davaların görüm ve çözümünün adli yargının görev alanına girdiği hakkında.
Danıştay 10. Daire E. 2010/15725 K. 2012/62 T. 18.1.2012 TAŞINMAZLARIN DEVİR VE TESCİLİ ADLİ YARGININ GÖREV ALANI DAVACI TARAFINDAN İCRA YOLU İLE BELİRLİ HİSSELERİ SATIN ALINAN TAŞINMAZLARIN DEVİR VE TESCİLİ İŞLEMLERİ DAVALI İDARECE BİR KANUN HÜKMÜ DAYANAK ALINARAK KAMU GÜCÜ KULLANIMI İLE TEK YANLI OLARAK KISITLANMAKTA İSE DE; BU SINIRLANDIRMANIN MÜLKİYET HAKKI VE BU HAKKA DAYANILARAK YAPILABİLECEK OLAN TASARRUF İŞLEMLERİNE İLİŞKİN BULUNDUĞU VE TAPU KAYITLARI ÜZERİNDE YAPILACAK TESCİL, TERKİN VE TASHİH İŞLEMLERİNE İLİŞKİN DAVALARIN GÖRÜM VE ÇÖZÜMÜNÜN ADLİ YARGININ GÖREV ALANINA GİRDİĞİ HAKKINDA. 4721/md. 705 5403/md. 8 İstemin Özeti : Kayseri 2. İdare Mahkemesi'nin, 15.7.2010 tarih ve E:2009/1000, K:2010/607 sayılı kararının, temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. Savunmanın Özeti: Temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır. Danıştay Tetkik Hakimi: Düşüncesi: Uyuşmazlığın çözümünde adli yargı yeri görevli bulunduğundan işin esası hakkında verilen mahkeme kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir. Danıştay Savcısı: Düşüncesi: İdare ve vergi mahkemelerince verilen kararların temyizen incelenerek bozulabilmesi için, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49 uncu maddesinin birinci fıkrasında belirtilen nedenlerin bulunması gerekmektedir. Temyiz dilekçesinde öne sürülen hususlar, söz konusu maddede yazılı nedenlerden hiçbirisine uymadığından, istemin reddi ile temyiz edilen mahkeme kararının onanmasının uygun olacağı düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Hüküm veren Danıştay Onuncu Dairesince gereği görüşüldü: Dava, Kayseri 2. İcra Müdürlüğü'nün E:2008/11137 sayılı dosyasında yürütülen icra takibi sonucu Hasan Babür adına kayıtlı iken cebri satış sonrası İcra Müdürlüğü'nce davacı adına tesciline karar verilen Kayseri İli, Melikgazi İlçesi Bağpınar Mahallesi, Çayağzı Mevkii, 385 parselde kayıtlı taşınmazın 875/2200 hissesinin, 386 Parsel sayılı taşınmazın 200/2100 hissesinin, 387 parsel sayılı taşınmazın 2325/5100 hissesinin ve 388 parsel sayılı taşınmazın 600/6000 hissesinin Melikgazi Tapu Sicil Müdürlüğü'nce davacı adına tescil edilmemesine ilişkin 21.8.2009 tarih ve 18209 sayılı işlemin iptali istemiyle açılmıştır. Kayseri 2. İdare Mahkemesi'nce, davacının satın aldığı taşınmaz paylarının, taşınmazın ifrazı yapılmadan, paylı mülkiyet ilişkisi çerçevesinde tescilinin mümkün bulunduğu gerekçesiyle dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir. Davalı idarelerden Tapu ve Kadastro Genel Müdürlüğü, usul ve hukuka aykırı olduğunu ileri sürerek, anılan İdare Mahkemesi kararının temyizen incelenip bozulmasını istemektedir. 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 705. maddesinde; taşınmaz mülkiyetinin kazanılmasının tescille olacağı; miras, mahkeme kararı, cebri icra, işgal, kamulaştırma halleri ile kanunda öngörülen diğer hallerde, mülkiyetin tescilden önce kazanılacağı; ancak, bu hallerde malikin tasarruf işlemleri yapabilmesinin, mülkiyetin tapu kütüğüne tescil edilmiş olmasına bağlı bulunduğu; 1027. maddesinde ise; ilgililerin yazılı ...