Davacı vekili tarafından, davalı aleyhinde açılan davanın, Mahkememizde yapılan açık yargılaması sonunda : GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ : Davacı vekili dava dilekçesi ile, "......." markasının TPE nezdinde 18 ve 25. Sınıflarda ..... sayılı, 35. sınıfta ise ....... sayılı marka tescil belgeleri ile müvekkili adına tescilli olduğunu, müvekkili şirketin söz konusu markalar üzerinde gerçek ve öncelikli hak sahibi olduğu, bu ibarenin aynı zamanda müvekkili şirketin ticaret unvanı olduğunu, söz konusu markanın tanınmış marka statüsünde olduğunu, ancak hal böyle iken, davalı adına 09 ve 14. sınıflarda ..... sayı ile tescilli "......." ibareli ve 09. sınıfta tescilli "......." ibareli ..... sayılı markalarının bulunduğunu, davalının bu markayı kullanmasının, müvekkili markasının tanınmışlığından yararlanarak haksız kazanç sağlamasına yol açağını ve davalının söz konusu marka tescillerinin kötü niyetli...
T.C. BAKIRKÖY 1. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ ESAS NO : 2022/104 KARAR NO : 2022/161
DAVA : Markanın Hükümsüzlüğü DAVA TARİHİ : 09/01/2012 KARAR TARİHİ : 23/06/2022 KARAR YAZIM TARİHİ : 23/06/2022
Davacı vekili tarafından, davalı aleyhinde açılan davanın, Mahkememizde yapılan açık yargılaması sonunda : GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ : Davacı vekili dava dilekçesi ile, "......." markasının TPE nezdinde 18 ve 25. Sınıflarda ..... sayılı, 35. sınıfta ise ....... sayılı marka tescil belgeleri ile müvekkili adına tescilli olduğunu, müvekkili şirketin söz konusu markalar üzerinde gerçek ve öncelikli hak sahibi olduğu, bu ibarenin aynı zamanda müvekkili şirketin ticaret unvanı olduğunu, söz konusu markanın tanınmış marka statüsünde olduğunu, ancak hal böyle iken, davalı adına 09 ve 14. sınıflarda ..... sayı ile tescilli "......." ibareli ve 09. sınıfta tescilli "......." ibareli ..... sayılı markalarının bulunduğunu, davalının bu markayı kullanmasının, müvekkili markasının tanınmışlığından yararlanarak haksız kazanç sağlamasına yol açağını ve davalının söz konusu marka tescillerinin kötü niyetli olduğunu iddia ederek, davalı adına ...... sayı ile tescilli markaların tüm mallar yönünden hükümsüzlüğünü ve sicilden terkinini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesi ile, markalar arasında iltibas ve bağlantı bulunmadığını, farklı sınıflarda tescil edildiğini, davacının gerçek ve öncelikli hak sahibi olmadığını, davacının markasının tanınmış marka olmadığını ve tescilin iyi niyetli olduğunu savunarak davanın reddini talep etmiştir. Mahkememizin 18/06/2019 Tarih, ..... Esas ve ...... Karar sayılı kararı ile, "davacının davasının kabulüne, davalı adına tescilli ...... tescil nolu markaların hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine" dair verilen karar, davalı vekilinin temyiz talebi üzerine, Yargıtay ...... Hukuk Dairesi'nin 01/06/2020 Tarih, ... Esas ve .... Karar sayılı ilamı ile "Mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonunda, davacı adına yurt dışında tescilli ticaret unvanı ile davalının tescil ettirdiği markaların aynı olması ve davalının markaları bizzat kullanmayıp başkalarına kullandırtması gerekçe gösterilerek davalının marka tescilinin kötü niyetli olduğu kabul edilmiş ise de, marka korumasında ülkesellik ilkesi geçerli olup, yurt dışında tescilli ticaret unvanının aynısının Türkiyede marka olarak tescil ettirilmesi ticaret unvanı sahibine 556 sayılı KHK'nın 8/5. maddesi uyarınca hak sağlamayacağı gibi, tek başına marka tescilinde kötü niyete emare de teşkil etmez. Öte yandan taraf markalarında renk, şekil ve logo unsurları bulunmadığı halde Mahkemece bu unsurların benzerliği ileri sürülerek davalı markalarının kötü niyetle tescil ettirildiği gerekçesi de doğru değildir. Keza markaların özgün olmayan geleneksel yazım karakterleri arasındaki benzerlik kötü niyete emare teşkil etmez. Kaldı ki taraf markalarındaki yazım karakterlerinin aynı olduğu gerekçesi de doğru değildir. Marka sahibi markasını bizzat kendisi kullanabileceği ...