Dijital Yargı

Hukuk Platformu

ANA MENÜ

  • Dashboard

ARAÇLAR

  • Karar AraHybrid
  • Detaylı İçtihat
  • Dilekçe Üret
  • Mevzuat6 tür
  • DoktrinYakında

HESAP

  • Abonelik
  • Hesabım
Giriş YapÜcretsiz Dene
Anasayfa/İçtihat/Bölge Adliye Mahkemesi/E. 2019/1168 · K. 2022/576
Bölge Adliye Mahkemesiİstanbul 20. Asliye Ticaret Mahkemesi

E. 2019/1168 K. 2022/576

E. 2019/1168K. 2022/57629 Eylül 2022
adi ortaklıkicra takibikâr payıtazminatitirazın iptaliicra inkar tazminatıbilirkişi raporuiptal davasıortaklık payıtakibin durdurulmasıyasal sürehizmet sözleşmesiyevmiye defteribilirkişi incelemesidamga vergisiiadealacağın tahsiliicra takibine itirazbedel tahsili
PDF İndir
AI Özet yükleniyor...

Kısa Önizleme

Önizleme

DAVA : İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 25/10/2019 KARAR TARİHİ : 29/09/2022 Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: TALEP: Davacı vekili tarafından sunulan 25/10/2019 tarihli dava dilekçesinde özetle; Davacı şirket ile davalı arasında 29.08.2018 tarihinde taşeron sözleşmesi akdedildiğini, sözleşme kapsamında davacı şirketin davalıdan 814.362,38 TL değerinde alacağı bulunduğunu ve bu alacağını tahsil etmek için icra takibi başlattığını,.. Tasarım ve inşaatını gerçekleştirmek amacıyla davalı ile ...A.Ş. arasında bir sözleşme kurulduğunu, davacı şirket ile davalı arasındaki taşeron sözleşmesi de ana sözleşme kapsamındaki işlerin bir kısmının davacı şirkete taşere edilmesine ilişkin olduğunu, Taşeron sözleşmesinde...

Karar Metni

T.C. İSTANBUL 20. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2019/1168 Esas KARAR NO : 2022/576

DAVA : İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 25/10/2019 KARAR TARİHİ : 29/09/2022

Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: TALEP: Davacı vekili tarafından sunulan 25/10/2019 tarihli dava dilekçesinde özetle; Davacı şirket ile davalı arasında 29.08.2018 tarihinde taşeron sözleşmesi akdedildiğini, sözleşme kapsamında davacı şirketin davalıdan 814.362,38 TL değerinde alacağı bulunduğunu ve bu alacağını tahsil etmek için icra takibi başlattığını,.. Tasarım ve inşaatını gerçekleştirmek amacıyla davalı ile ...A.Ş. arasında bir sözleşme kurulduğunu, davacı şirket ile davalı arasındaki taşeron sözleşmesi de ana sözleşme kapsamındaki işlerin bir kısmının davacı şirkete taşere edilmesine ilişkin olduğunu, Taşeron sözleşmesinde ana sözleşmede tanımlanan edimlerin davacı şirket ile davalı arasında yarı yarıya gerçekleştirileceğini, davacı şirketin ana sözleşmedeki işler bakımından taşeron konumunda olduğu için yaptığı işleri ve masrafları üzerine karını ekleyerek davalıya fatura ettiğini, davacı şirket de faturalarını buna uygun şekilde kestiğini, ancak her faturanın karşılığı ödenmediğini, taraflar arasında ödemenin takibi için bir cari hesap ilişkisi tutulduğunu, davacı şirketin proje süresince düzenlenen tüm faturaları bir araya getirerek davalıya tebliğ ettiğini, davalının davacı şirketin yaptığı işin karşılığı olan hak edişlerin kendisine düşen kısmının yanında davacı şirkete düşen %50 nispetindeki kar payını da davacı şirket banka hesabına yatırmayı reddettiğini, taşeron sözleşmesinden doğan yükümlülüklerini ihlal ettiğini, açıklanan nedenlerle davanın kabulü ile davalının takip dosyasına baki 814.362,80 TL tutarındaki borca ilişkin itirazlarının iptali ile takibin devamına, davalı borçlu takibe haksız olarak itiraz ettiğinden alacak tutarının %20'sinden az olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkum edilmesine ve arabuluculuk aşamasında giderler de dahil olmak üzere yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı taraf üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmişlerdir. CEVAP: Davalı vekili tarafından sunulan 30/01/2020 tarihli cevap dilekçesinde özetle; Taraflar arasındaki sözleşme bir tür adi ortaklık olan iş ortaklığı sözleşmesi olduğunu, sözleşmeden dolayı taraflara yani ortaklara tahakkuk eden istisnasız her türlü vergi yükümlülüğünden %50 oranında eşit oranda sorumlu olduklarını, taraflar arasında bir cari hesap sözleşmesi olmadığını, davacının davalıya fatura tebliğ etmiş olmasının bir önemi olmadığını, çünkü davacı tarafça tanzim edilen faturalar kendisinin koymayı taahhüt ettiği sermaye borcunu oluşturduğunu, dolayısı ile davacının davalıdan bu faturalardan doğan bir alacağı olmadığını, davacının herhangi bir kar payı alacağının kalıp kalmadığı ancak iş bu dava sayesin...

Atıf Yapılan Mevzuat

AkıllıKanun

6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu, m. 642

1. Katılım payı için yapılacak işlem

Benzer Kararlar

Bölge Adliye Mahkemesiİstanbul 20. Asliye Ticaret Mahkemesi

E. 2019/562 · K. 2021/399

21 Mayıs 2021

Bölge Adliye Mahkemesiİstanbul 20. Asliye Ticaret Mahkemesi

E. 2019/1155 · K. 2021/513

22 Haziran 2021

Bölge Adliye Mahkemesiİstanbul 1. Asliye Ticaret Mahkemesi

E. 2019/509 · K. 2022/570

10 Haziran 2022

Bölge Adliye Mahkemesiİstanbul 19. Asliye Ticaret Mahkemesi

E. 2019/518 · K. 2021/894

24 Kasım 2021

Bölge Adliye Mahkemesiİstanbul 6. Asliye Ticaret Mahkemesi

E. 2019/729 · K. 2021/867

17 Aralık 2021

Bölge Adliye Mahkemesiİstanbul 2. Asliye Ticaret Mahkemesi

E. 2019/477 · K. 2021/852

6 Aralık 2021