İdare mahkemesi'nce, davacı hakkında getirilen teklif ve düzenlenen kurum personeli kişisel tanıtım raporundaki hususlar göz önünde bulundurularak, çalıştığı kurumda huzurlu ve sağlıklı çalışma ortamının kalmadığı kabul edilmekle birlikte, davacının gerek kendisinin, gerekse bakmakla yükümlü olduğu annesinin hastalığının tedavisinin tam teşekküllü bir devlet hastanesine sahip olmayan gördes'te mümkün olmadığı; bu nedenle davacının bu özel durumuna uygun bir yerde istihdamının gerektiği belirtilerek dava konusu işlemin iptaline karar verilmiş ise de; dosyada mevcut olan ve davacı ile annesine ait bulunan sağlık kurulu raporlarının incelenmesinden, bu raporlarda belirtilen hususların, davacının atanmasına engel oluşturacak nitelikte olmadığı anlaşıldığından, dava konusu işlemde hukuka aykırılık, dava konusu işlemin iptali yolundaki idare mahkemesi kararında ise hukuki isabet bulunmadığı hakkında.
3. Daire 2010/2952 E. , 2012/3741 K.
"İçtihat Metni"
T.C. D A N I Ş T A Y ÜÇÜNCÜ DAİRE Esas No : 2010/2952 Karar No : 2012/3741
Temyiz Eden : Bursa Vergi Dairesi Başkanlığı-BURSA Karşı Taraf : Vekili : İstemin Özeti : Davacının vefat eden eşi … vadesinde ödenmeyen vergi borçları nedeniyle adına kayıtlı iki adet taşınmazın tapu kaydına ihtiyati haciz uygulanmasına ilişkin işlemin iptali istemiyle dava açılmıştır. … Vergi Mahkemesi … gün ve E:…, K:… sayılı kararıyla; söz konusu gayrimenkullere önce haciz işlemi uygulandığı, ancak davacının, eşinin mirasını reddettiği ve buna ilişkin kararın kesinleştiğinin anlaşılması üzerine haczin iptal edildiği, öte yandan gayrimenkullerin … vefatından önce parasının bizzat kendisi tarafından ödenmesi suretiyle alındığına ilişkin bilgiye ulaşılması nedeniyle bu alım işlemlerinin muvazaalı olduğu ve borçludan mal kaçırma amacına dayandığından bahisle adli yargıda tasarrufun iptali davası açıldığı, olayda davacının asıl borçlu ile birlikte hareket etmek suretiyle kamu alacağının tahsilini önlemek yönünde iradesi bulunduğunun davalı idarece söz konusu davada kanıtlanabileceği, zira bu davada Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununda öngörülen araçlar kullanılarak aynı taşınmazların üçüncü kişilere satılmasının önlenmesi ve bu yolla alacağın tahsilinin davanın sonucuna göre güvence altına alınmasının da olanaklı olduğu, dava konusu işlemin dayanağı olan 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkındaki Kanunun 13'üncü maddesinin 7'nci bendinin muvazalı olduğu belirtilen işlemin taraflarından amme borçlusunun elden çıkarılmayan diğer mallarına uygulanabilecek bir tedbir olup üçüncü şahıs konumundaki davacıya uygulanabilecek bir tedbir niteliğinde olmadığı gerekçesiyle dava konusu işlemi iptal etmiştir. Davalı idare tarafından, davacının üçüncü kişi değil yasal mirasçı konumunda olduğu, ileri sürülerek kararın bozulması istenmiştir. Savunmanın Özeti : Savunma verilmemiştir Tetkik Hakimi : … Düşüncesi : Temyiz isteminin reddi gerektiği düşünülmektedir. Savcı : … Düşüncesi : İdare ve vergi mahkemelerince verilen kararların temyizen incelenerek bozulabilmesi için, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 49'uncu maddesinin birinci fıkrasında belirtilen nedenlerin bulunması gerekmektedir. Temyiz dilekçesinde öne sürülen hususlar, söz konusu maddede yazılı nedenlerden hiçbirisine uymadığından, istemin reddi ile temyiz edilen Mahkeme kararının onanmasının uygun olacağı düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Hüküm veren Danıştay Üçüncü Dairesince işin gereği görüşülüp düşünüldü: Dayandığı hukuki ve kanuni nedenlerle gerekçesi yukarıda açıklanan Vergi Mahkemesi kararı, aynı gerekçe ve nedenlerle Dairemizce de uygun görülmüş olup, temyiz istemine ilişkin dilekçede ileri sürülen iddialar sözü geçen kararın bozulmasını sağlayacak durumda bulunmadığından, temyiz isteminin reddine ve kararın onanmasına, 15.1...