DAVA : Alacak (Cari Hesap Veya Ticari Kredi Sözleşmesi Kaynaklı) DAVA TARİHİ : 11/12/2021 KARAR TARİHİ : 07/02/2022 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 01/03/2022 Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Cari Hesap Veya Ticari Kredi Sözleşmesi Kaynaklı) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili ...'in yaklaşık 25 yıldır unlu mamuller (pizza, sandviç vb.) satan bu ürünleri tüketiciye hazır bir hale getiren ve bu ürünlerin nihai tüketici ile buluşmasının sağlandığı kantin, büfe vb. işletmelere pazarlayan bir şahıs şirketi olduğunu, müvekkilinin ürettiği bu ürünler, yıllardan beri tüketicinin beğenisini kazanmakta olup memnuniyetle karşılandığını, müvekkili bu işi gördüğü sırada davalıya da bu ürünleri sattığını, söz konusu ürünlere ilişkin bir kısım ödemeler yaptığını büyük çoğunlukla da ödemelerini yapmadığını, muavin...
T.C. BAKIRKÖY 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2021/1036 Esas KARAR NO : 2022/103
DAVA : Alacak (Cari Hesap Veya Ticari Kredi Sözleşmesi Kaynaklı) DAVA TARİHİ : 11/12/2021 KARAR TARİHİ : 07/02/2022 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 01/03/2022 Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Cari Hesap Veya Ticari Kredi Sözleşmesi Kaynaklı) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili ...'in yaklaşık 25 yıldır unlu mamuller (pizza, sandviç vb.) satan bu ürünleri tüketiciye hazır bir hale getiren ve bu ürünlerin nihai tüketici ile buluşmasının sağlandığı kantin, büfe vb. işletmelere pazarlayan bir şahıs şirketi olduğunu, müvekkilinin ürettiği bu ürünler, yıllardan beri tüketicinin beğenisini kazanmakta olup memnuniyetle karşılandığını, müvekkili bu işi gördüğü sırada davalıya da bu ürünleri sattığını, söz konusu ürünlere ilişkin bir kısım ödemeler yaptığını büyük çoğunlukla da ödemelerini yapmadığını, muavin defter kaydından anlaşılacağı üzere ağırlıklı olarak davalı ödemelerini gerçekleştirmediğini, müvekkili de buna rağmen ürünlerini portföy kaybı olmaması açısından davalının yine de sattığını, davalı müvekkilinin bu iyi niyetine rağmen ödemeler konusunda müvekkilini zor durumda bıraktığını ve müvekkilinin gelir gider dengesinin bozulduğunu ve yıllardan beri sürdürdüğü işini yapamayacak noktaya geldiğini, müvekkiline ait ticari defter kayıtlarından anlaşılacağı üzere davalıya 25.876,62 TL'lik ürün satıldığını, bu kayıtlara göre miktarın büyük kısmının ödenmediğini, verilen bu ürünlerin ise davalı talep ve ihtiyacı üzerine gerçekleştiğini, davalı ile müvekkilinin bu konuda şifahi olarak görüştüğünü, davalı tarafından bakiye kısmının ödemelerinin yapıldığı iddia edildiğini, ancak davalının iddia ettiği bu ödemelerin kime yapıldığı ve hangi ürüne ilişkin yapıldığının tespit edilemediğini, müvekkilinin banka hesap kayıtlarında davalı adına herhangi bir kayıt bulunmadığını, bunun yanı sıra müvekkili tarafından imzalandığını ve müvekkiline ait herhangi bir makbuzun da bulunmadığını, sonuç olarak davalının, bu iddiası ile haksız bir şekilde ödemelerden kaçınma yoluna girişildiğini, bu nedenlerle davanın kabulü ile 500-TL'nin dava tarihinden itibaren uygulanacak ticari faizi ile birlikte tahsiline, yargılama giderlerinin ve vekalet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın arabuluculuk şartı yönünden reddi gerektiğini, davanın görevli mahkemede açılmadığını, görevli mahkemenin Asliye Hukuk Mahkemeleri olduğunu, davada zaman aşımı süresinin geçtiğini, bu nedenlerle öncelikle davanın hukuki yarar yokluğu nedeniyle reddine, müvekkilinin borcu bulunmaması nedeniyle esastan reddine, avukatlık ücretinin davacıdan tahsiline, davacının idari para cezası ile cezalandırılmasına, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREK...