E. 2021/399 K. 2021/753
Kısa Önizleme
ÖnizlemeMahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacı şahsın davalı şirketin ortağı olduğu, tapuda şirket adına kayıtlı bulunan-------- bulunan aile konutunda şirket ortağı olan eşi ile birlikte yaşarken eşinin vefat ettiği, eşinin vefatından sonra şirketin diğer ortakları olan eşinin çocukları ile davacının arasında nizalar çıktığı, davalı şirket ----------sayılı dosyası ile davacı aleyhine elatmanın önlenmesi ve ecrimisil talepli bir dava açtığı, davalı taraf bu dava ile eşinin ölümünden itibaren davacıdan ecrimisil talebinde bulunduğu, davacı ile davalı şirket ------- tarihinde karşılıklı mutabakata vardığı, taşınmaz, eşyaları ile birlikte tam ve mükemmel olarak şirkete teslim edildiği, bu belge ile taraflar birbirlerinden hiçbir alacak ve tazminat talepleri bulunmadığını ifade ettiği,...
Karar Metni
T.C. İstanbul Anadolu 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2021/399 Esas KARAR NO : 2021/753 DAVA : Menfi Tespit DAVA TARİHİ : 09/06/2021 KARAR TARİHİ : 15/06/2021 Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacı şahsın davalı şirketin ortağı olduğu, tapuda şirket adına kayıtlı bulunan-------- bulunan aile konutunda şirket ortağı olan eşi ile birlikte yaşarken eşinin vefat ettiği, eşinin vefatından sonra şirketin diğer ortakları olan eşinin çocukları ile davacının arasında nizalar çıktığı, davalı şirket ----------sayılı dosyası ile davacı aleyhine elatmanın önlenmesi ve ecrimisil talepli bir dava açtığı, davalı taraf bu dava ile eşinin ölümünden itibaren davacıdan ecrimisil talebinde bulunduğu, davacı ile davalı şirket ------- tarihinde karşılıklı mutabakata vardığı, taşınmaz, eşyaları ile birlikte tam ve mükemmel olarak şirkete teslim edildiği, bu belge ile taraflar birbirlerinden hiçbir alacak ve tazminat talepleri bulunmadığını ifade ettiği, diğer taraftan davacının taşınmazı tahliye ve teslim etmesinden sonra davalı şirket taşınmazı derhal kiraya verdiği ve şirket adına kiraları tahsil ettiği davacıya hissesi oranında herhangi bir ödeme de yapmadığı, davalı şirket ------ tarihinde davacının taşınmazdan ayrıldığını bildiği, davalı taraf davacının taşınmazdan ayrılmasını müteakip taşınmazı derhal kiraya verdiği ancak tamamen kötü niyetle salt davacının ikametgahını taşınmazdan alamadığı için bu adrese tebligat yapıldığı ve takibin kesinleştiği, icra takibine ilişkin ödeme emri incelendiğinde de ecrimisilin hangi aylar için istendiği belli olmadığı, istenen ecrimisil muhakemeye muhtaç bir konu olduğu, salt ilamsız takip yapıldığı ve bu takibe ilişkin ödeme emrini de boşalttığı ev adresine göndererek kesinleştiği ve kötü niyetli olduğu, bu sebeplerden dolayı davacının borçlu olmadığının tespiti ile icra takibinin iptali ne karar verilmesini talep etmiştir. İNCELEME ve GEREKÇE : Dava, hukuki niteliği itibariyle; davalı şirkete ait olan taşınmazda davacının haksız işgalci olduğu iddiası ile ecrimisil alacağına ilişkin başlatılan icra takibi nedeniyle davacının borçlu olmadığının tespitine ilişkin menfi tespit davasıdır. Görevle ilgili düzenlemeler kamu düzenine ilişkindir. HMK m. 114/1-c gereğince görev dava şartı olup HMK m. 115/1 uyarınca taraflar ileri sürmese dahi yargılamanın her aşamasında re'sen gözetilmelidir. Taraflar da yargılama süresince mahkemenin görevli olmadığını ileri sürebilirler. HMK'nın 2. maddesinde asliye hukuk mahkemelerinin görevi düzenlenmiş olup, bu hükme göre "Dava konusunun değer ve miktarına bakılmaksızın malvarlığı haklarına ilişkin davalarla, şahıs varlığına ilişkin davalarda görevli mahkeme, aksine bir düzenleme bulunmadıkça asliye hukuk mahkemesidir." Ancak aynı maddenin ikinci fıkrasında istisna öngörülerek "Bu Kanunda ve diğer kanunlarda aksine düzenleme bulunmadıkça, asliye hukuk mahkemesi diğer dava ve işler ...