Davacının geçici görevlendirilmesine ilişkin işlemde görevlendirmenin yolluksuz yapıldığı ibaresinin yer aldığı ve davacıya tebliğ edildiği anlaşılan bu işlemin yolluksuz kısmına karşı davacının süresinde dava açmaması ve yasal süre içinde de davalı idareye bu yönde bir başvuruda bulunmamış olması karşısında; açılan dava süresinde olmadığı gibi, 2007 yılında yapılan başvurunun sona ermiş olan dava açma süresine etkisi olmayacağı hakkında.
12. Daire 2008/1919 E. , 2008/3714 K.
"İçtihat Metni"
T.C. D A N I Ş T A Y ONİKİNCİ DAİRE Esas No: 2008/1919 Karar No: 2008/3714
Temyiz İsteminde Bulunan (Davacı): … Karşı Taraf: …
İsteğin Özet: … İdare Mahkemesince verilen … günlü, E: …, K: … sayılı kararın dilekçede yazılı nedenlerle temyizen incelenerek bozulması isteminden ibarettir.
Savunmanın Özeti: Temyizi istenen kararın usul ve kanuna uygun olduğu, ileri sürülen nedenlerin 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 49. maddesine uymadığı, bu nedenle istemin reddi gerekeceği yolundadır.
Danıştay Tetkik Hakimi: … Düşüncesi: Davacıya, dava konusu disiplin cezasına konu teşkil eden eylemi nedeniyle verilen kınama cezasının kesinleşmesi üzerine aynı eylem nedeniyle ikinci bir ceza olan Devlet Memurluğundan çıkarma cezası verilmesinin disiplin hukuku ilkeleriyle bağdaşmadığı, bu nedenle aksi yöndeki kararın bozulması gerektiği düşünülmüştür.
Danıştay Savcısı: … Düşüncesi: İdare ve vergi mahkemelerince verilen kararların temyizen incelenerek bozulabilmesi için, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 49 uncu maddesinin birinci fıkrasında belirtilen nedenlerin bulunması gerekmektedir. Temyiz dilekçesinde öne sürülen hususlar, söz konusu maddede yazılı nedenlerden hiçbirisine uymadığından, istemin reddi ile temyiz edilen Mahkeme kararının onanmasının uygun olacağı düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Hüküm veren Danıştay Onikinci Dairesince 2577 sayılı Yasanın 17/2 maddesi uyarınca davacının duruşma istemi reddedilerek ve ayrıca dosyanın tekemmül ettiği görüldüğünden yürütmenin durdurulması istemi hakkında karar verilmeyerek işin gereği düşünüldü: Dava, Adli Tıp Kurumu … Grup Başkanlığında sağlık hizmetleri sınıfı uzman kadrosunda görev yapmakta iken emekliye ayrılan davacının, 657 sayılı Yasanın 125/E-g maddesi uyarınca Devlet memurluğundan çıkarma cezasıyla cezalandırılmasına ilişkin … günlü ve … sayılı işlemin iptali istemiyle açılmıştır. … İdare Mahkemesinin … günlü, E: …, K: … sayılı kararıyla; davacının 2.6.2004 tarihinde alkollü araç kullandığının trafik denetleme ekiplerince tespiti üzerine olay gecesi düzenlenen rapora itiraz etmesi sonucu Adli Tıp Kurumu … Şube Müdürlüğüne sevk edildiği, aynı zamanda davacının görev yaptığı kurum olan Adli Tıp Kurumu … Şube Müdürlüğünce davacıdan alınan kan örneğinin bulunduğu tüpün ertesi sabah davacı tarafından boşaltılarak yerine başkasına ait kan örneğinin konulması ve olay gecesi düzenlenen ve davacının geceleyin imzalamaktan kaçındığı tutanağın sabahleyin gerçekleştirilen bu eylem sonrası imzalandığının sabit olması karşısında, davacının subuta eren bu eylemi nedeniyle Devlet memurluğundan çıkarma cezasıyla cezalandırılmasına ilişkin dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle dava reddedilmiştir. Davacı, aynı eylem nedeniyle kınama cezasıyla cezalandırıldığını öne sürmekte ve kararın temyizen incelenerek bozulmasını istemektedir. 657 sayılı Yasa'nın 135. maddesinde; disiplin amirleri tarafından...