Bir süre askıya alınmış olan nakil işlemi, uygulamaya konulması ile hukuki sonuç doğurmayacağından; bu işlemin tebliği üzerine açılan davada süre aşımının bulunmadığı hakkında.
5. Daire 2001/5503 E. , 2002/1928 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y BEŞİNCİ DAİRE Esas No: 2001/5503 Karar No: 2002/1928 Temyiz İsteminde Bulunan (Davacı): … Karşı Taraf: Tapu ve Kadastro Genel Müdürlüğü İsteğin Özeti: … İdare Mahkemesinin … günlü, E:…, K:… sayılı kararının dilekçede yazılı nedenlerle temyizen incelenerek bozulması isteminden ibarettir. Savunmanın Özeti: Temyiz isteminin reddi gerektiği yolundadır. Danıştay Tetkik Hakimi: … Düşüncesi: İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmüştür. Danıştay Savcısı: … Düşüncesi: Nakil işlemine karşı açılan davanın, tebliğ tarihinden itibaren 60 günlük yasal süre içinde açılmadığı gerekçesiyle verilen (süre aşımı nedeniyle ret) kararının bozulması istenmektedir. Dosyanın incelenmesinden, 22.11.1999 tarihli nakil işleminin davacıya 6.12.1999 tarihinde tebliğ edildiği, ancak, yine aynı günlü Tapu ve Kadastro Genel Müdürlüğü Personel Dairesi Başkanlığı yazısıyla "durumlarının bir süre daha izlenebilmesi için ikinci bir talimata kadar görevlerinden ayrılışlarının ertelenmesi" hususunun davacıya duyurulduğu ve 10.07.2001 tarihine kadar eski görevinde çalıştırılan davacının ilişiğinin bu tarihte kesildiği anlaşılmaktadır. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 2 nci maddesi 1/a fıkrasında "iptal davaları; idari işlemler hakkında yetki, şekil, sebep, konu ve maksat yönlerinden biri ile hukuka aykırı olduklarından dolayı iptalleri için menfaatleri ihlal edilenler tarafından açılan davalar) olarak tanımlanmış, 7 nci maddesinde; "Dava açma süresi, özel kanunlarında ayrı süre gösterilmeyen hallerde Danıştay'da ve İdare Mahkemelerinde altmış ..... gündür" "Bu süreler idari uyuşmazlıklarda, yazılı bildirimin yapıldığı tarihi izleyen günden başlar" denilmiştir. Görüldüğü üzere, bir işlemin iptal davasına konu olabilmesi için öncelikle ilgilinin menfaatini ihlal etmesi ve icrailik yani uygulanabilirlik özelliğini taşıması gerektiği açıktır. Dava konusu olayda ise davacının nakil işlemi idarece durdurulmuş ve 10.07.2001 tarihinde icrai nitelik kazandırılarak yürürlüğe konulmuş olduğundan, dava konusuyla davacının menfaat ilişkisinin bu tarihte doğduğu tartışmasızdır. Bu durumda 10.07.2001 tarihinde yürürlüğe konulan nakil işlemine karşı 31.07.2001 tarihli dilekçeyle açılan davanın, yukarıda anılan 7 nci madde uyarınca süresinde olduğu anlaşıldığından, temyiz isteminin kabulüyle İdare Mahkemesi kararının bozulması gerekeceği düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Hüküm veren Danıştay Beşinci Dairesince işin gereği düşünüldü: Dava, … Kadastro Müdürlüğünde kontrol mühendisi olarak görev yapan davacının … Kadastro Müdürlüğü emrine naklen atanmasına ilişkin, 16.3.2001 günlü yazı ile tebliğ edilen 22.11.1999 tarihli işlemin iptali istemiyle açılmıştır. … İdare Mahkemesinin … günlü, E:…, K:… sayılı kararıyla; bakılan davada davacı tarafından 16.3.2001 tarihli işlemin nakil işlemi olarak kabul edilmek suretiyle dava konusu edildiği, oysa söz konusu işlemin 22.11.1999 tarihli nakil işlemi uyarınca dava...