Vergi usul kanununda alacakların şüpheli hale geldiği tarihte karşılık ayrılmasını zorunlu kılan bir düzenleme bulunmadığından, söz konusu alacaklar için şüphelilik hali devam ettiği sürece karşılık ayrılabileceği hakkında.
4. Daire 2010/3320 E. , 2014/805 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y DÖRDÜNCÜ DAİRE Esas No : 2010/3320 Karar No : 2014/805 Temyiz Eden Taraflar : 1) … Gıda Temizlik Turizm İnşaat ve İhtiyaç Maddeleri Sanayi Ticaret Anonim Şirketi 2) … Vergi Dairesi Başkanlığı/… (… Vergi Dairesi Müdürlüğü) İstemin Özeti : 2006 yılı işlemleri incelenen davacı adına, 2004 ve 2005 yıllarında şüpheli hale gelen alacakları için 2006 yılında karşılık ayrılamayacağı ileri sürülerek 2006/4-6 dönemi için salınan geçici vergi ile kesilen vergi ziyaı cezasının kaldırılması istemiyle dava açılmıştır. ... Vergi Mahkemesinin … günlü ve E:…, K:… sayılı kararıyla; geçici verginin mahsup dönemi geçtiğinden geçici vergi aslının terkini gerektiği, öte yandan gerekli şartları taşıyarak şüpheli alacak kapsamına giren bir alacak için alacağın şüpheli hale geldiği dönemde karşılık ayrılabileceği, aksine yaklaşımın mükellefleri en çok kâr sağladıkları yılda şüpheli alacak karşılığı ayırma yoluna iteceği, bu nedenle aslı aranmayan geçici vergi üzerinden kesilen vergi ziyaı cezasında hukuka aykırılık görülmediği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine karar verilmiştir. Taraflarca hukuka aykırı olduğu ileri sürülerek kararın bozulması istenilmektedir. Savunmanın Özeti : Davalı İdarece temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmuş, davacı tarafından cevap verilmemiştir. Tetkik Hakimi …'ın Düşüncesi : Şüphelilik hali devam eden alacaklar için uyuşmazlık döneminde karşılık ayrılmasında hukuka aykırılık bulunmadığından davacının temyiz isteminin kabulüyle, Vergi Mahkemesi kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir. Danıştay Savcısı …'nin Düşüncesi : İdare ve vergi mahkemelerince verilen kararların temyizen incelenerek bozulabilmesi için, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 49 uncu maddesinin birinci fıkrasında belirtilen nedenlerin bulunması gerekmektedir. Tarafların temyiz dilekçelerinde öne sürülen hususlar, söz konusu maddede yazılı nedenlerden hiçbirisine uymadığından, istemlerin reddi ile temyiz edilen Mahkeme kararının onanmasının uygun olacağı düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Hüküm veren Danıştay Dördüncü Dairesince duruşma yapılmasına gerek görülmeyerek gereği görüşüldü: 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun 323 üncü maddesinin birinci fıkrasında, ticari ve zirai kazancın elde edilmesi ve idame ettirilmesiyle ilgili olmak şartıyla dava veya icra safhasında bulunan alacakların şüpheli alacak sayılacağı ve ikinci fıkrasında şüpheli alacaklar için değerleme gününün tasarruf değerine göre pasifte karşılık ayrılabileceği öngörülmüştür. Bu düzenlemede alacağın şüpheli hale geldiği tarihte karşılık ayrılmasını zorunlu kılan bir hükme yer verilmemiştir. Önemli olan alacağın maddede gösterilen niteliklere sahip olup olmadığı hususudur. Dönemin değişmesiyle alacağın şüpheli olma niteliğini kaybettiğinin kabulü kanunda öngörülmeyen, bu nedenle de kanunla tanınan bir hakkın bertaraf edilmesi anlamına gelecektir. Uyuşmazlıkta, vergi inceleme raporu ekinde tahsil edilemeyen ...