Tebligatın posta yoluyla yapılabileceği gibi maliye bakanlığı'nın gerekli gördüğü hallerde memur vasıtasıyla da yaptırılabileceği, idarece memur vasıtasıyla tebliğ yaptırılması durumunda posta yoluyla tebliğe ilişkin hükümlerin uygulanması gerektiği hakkında.
4. Daire 2008/5721 E. , 2011/630 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y DÖRDÜNCÜ DAİRE Esas No : 2008/5721 Karar No: 2011/630 Temyiz Eden : Kadıköy Vergi Dairesi Müdürlüğü/İSTANBUL Karşı Taraf : … İstemin Özeti : Davacının vergi borcu nedeniyle 23.10.2007 tarihli ve … sayılı haciz bildirisi ile banka hesabına uygulanan haciz işleminin iptali istemiyle dava açılmıştır. ...Vergi Mahkemesi … günlü ve E:…, K:… sayılı kararıyla; davacının 1999 yılında elde ettiği menkul sermaye iradını beyan dışı bıraktığı ileri sürülerek takdir komisyonu kararına istinaden yapılan tarhiyata ilişkin vergi ceza ihbarnamesinin ve düzenlenen ödeme emrinin memur eliyle tebliğe çıkarıldığı bilinen adreste tebliğ edilemediğinin adres tespit tutanağı ile tespit edildiği, bu şekilde kesinleştirilen kamu alacağının tahsili amacıyla dava konusu haciz işleminin tesis edildiği, ancak, normal ve mutad tebliğ yönteminin posta ile tebliğ olduğu, ihbarname ve ödeme emrinin posta ile tebliğe çıkarılmaksızın memur eliyle tebliğ edilmeye çalışılmasının yasal olmadığı, usulüne uygun olarak kesinleşmediği anlaşılan kamu alacağının tahsili amacıyla uygulanan haciz işleminde hukuka uyarlık bulunmadığı gerekçesiyle iptaline karar vermiştir. Davalı İdare, yapılan işlemlerin yasal olduğunu ileri sürerek kararın bozulmasını istemektedir. Savunmanın Özeti : Temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmuştur. Tetkik Hakimi …'un Düşüncesi : Temyiz dilekçesinde öne sürülen hususlar, temyize konu mahkeme kararının bozulmasını sağlayacak nitelikte bulunmadığından temyiz isteminin reddi gerektiği düşünülmektedir. Danıştay Savcısı …'nun Düşüncesi : İdare ve vergi mahkemelerince verilen kararların temyizen incelenerek bozulabilmesi için, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 49 uncu maddesinin birinci fıkrasında belirtilen nedenlerin bulunması gerekmektedir. Temyiz dilekçesinde öne sürülen hususlar, söz konusu maddede yazılı nedenlerden hiçbirisine uymadığından, istemin reddi ile temyiz edilen Mahkeme kararının onanmasının uygun olacağı düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Hüküm veren Danıştay Dördüncü Dairesince gereği görüşüldü: Davacının vergi borcu nedeniyle 23.10.2007 tarihli ve … sayılı haciz bildirisi ile banka hesabına uygulanan haciz işleminin iptaline karar veren Vergi Mahkemesi kararı davalı İdare tarafından temyiz edilmiştir. 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 102 nci maddesinde, tebliğ olunacak evrakı muhtevi zarfın posta idaresince muhatabına verileceği ve keyfiyetin muhatap ile posta memuru tarafından taahhüt ilmühaberine tarih ve imza konulmak suretiyle tespit olunacağı, muhatabın zarf üzerinde yazılı adresini değiştirmesinden dolayı bulunamamış olması halinde posta memurunun durumu zarf üzerine yazacağı ve mektubun posta idaresince derhal tebliği yaptıran daireye gönderileceği, 103 üncü maddesinin 2 nci fıkrasında muhatabın bilinen adresi yanlış veya değişmiş olması ve bu yüzden gönderilmiş olan mektubun geri gelmiş olması halinde, tebliğin ilanla yapılacağı, aynı Kanun'un memur vasıtası...