Gelir vergisi beyannamesini kanuni süresinde veren, süre geçtikten sonra bu beyannameye ek olarak verilen beyanname ile ek matrah beyan eden davacı adına bu beyannamede gösterdiği matrah üzerinden yapılan tahakkuk re'sen vergi tarhı kapsamında olduğundan, verginin yasal beyanname verme süresinden sonra tahakkuk ettirilmesi nedeniyle ilgili bulunduğu döneme ilişkin normal vade tarihinden itibaren hesaplanan gecikme faizinde yasaya aykırılık bulunmadığı hakkında.
4. Daire 2005/771 E. , 2006/87 K.
"İçtihat Metni"
T.C. D A N I Ş T A Y DÖRDÜNCÜ DAİRE Esas No : 2005/771 Karar No: 2006/87
Temyiz Eden : Kadıköy Vergi Dairesi Müdürlüğü / İSTANBUL Karşı Taraf : … İstemin Özeti : 1999 yılında elde ettiği menkul sermaye iradını 9.7.2004 tarihinde beyan eden davacı adına gecikme faizi tahakkuk ettirilmiştir. ... Vergi Mahkemesi … günlü ve E:…, K:… sayılı kararıyla; Vergi Usul Kanununun özel ödeme zamanları başlıklı 112 nci maddesinin üçüncü bendine göre, ikmalen, re'sen veya idarece yapılmış tarhiyatlar üzerinden gecikme faizi hesaplanmasının öngörüldüğü, Kanuna göre, beyan üzerine yapılan tahakkuklarda gecikme faizi hesaplanacağına ilişkin bir hüküm bulunmadığı, olayda pişmanlık talebi olmaksızın verilen beyanname üzerinden tahakkuk eden vergiler için gecikme faizi hesaplanmasına yasal olanak bulunmadığı gerekçesiyle hesaplanan gecikme faizinin kaldırılmasına karar vermiştir. Davalı İdare, yapılan işlemin Kanuna uygun olduğunu ileri lsürerek kararın bozulmasını istemektedir. Savunmanın Özeti : Cevap verilmemiştir. Tetkik Hakimi …'ın Düşüncesi : Temyiz dilekçesinde öne sürülen hususlar, temyize konu mahkeme kararının bozulmasını sağlayacak nitelikte bulunmadığından temyiz isteminin reddi gerektiği düşünülmektedir. Danıştay Savcısı …'nun Düşüncesi : İdare ve vergi mahkemelerince verilen kararların temyizen incelenerek bozulabilmesi için, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 49 uncu maddesinin birinci fıkrasında belirtilen nedenlerin bulunması gerekmektedir. Tem/yiz dilekçesinde öne sürülen hususlar, söz konusu maddede yazılı nedenlerden hiçbirisine uymadığından, isteminin reddi ile temyiz edilen Mahkeme kararının onanmasının uygun olacağı düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA Hüküm veren Danıştay Dördüncü Dairesince gereği görüşüldü: Süresinden sonra verilen beyanname üzerine tahakkuk eden vergiler için hesaplanan gecikme faizinin kaldırılması istemiyle dava açılmıştır. 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun 112 nci maddesinde, ikmalen, re'sen veya İdarece yapılan tarhiyatlarda, dava konusu yapılmaksızın kesinleşen vergilere, kendi vergi kanunlarında belirtilen ve tarhiyatın ilgili bulunduğu döneme ilişkin normal vade tarihinden itibaren son yapılan tarhiyatın tahakkuk tarihine kadar geçen süreler için 6183 sayılı Kanuna göre tespit edilen gecikme zammı oranında gecikme faizi uygulanacağı, gecikme faizinin de aynı süre içinde ödeneceği, gecikme faizinin hesaplanmasında ay kesirlerinin nazara alınmayacağı öngörülmüştür. Aynı Kanununun 30 uncu maddesinin 4008 sayılı Yasa ile değişik dördüncü fıkrasında; "Vergi beyannamesini kanuni süresi geçtikten sonra vermiş olanlara bu beyannamede gösterdikleri matrah üzerinden re'sen gerekli tarhiyat yapılır ve bu beyannameler re'sen takdir için takdir komisyonuna sevk edilmez. Ancak vergi incelemesine başlanılmasından veya takdir komisyonuna sevk edilmesinden sonra kendiliğinden verilen beya...