Ödeme emrinin ilanen tebliğ edilip edilmediği konusunun incelenerek, tespit edildikten sonra ödeme emrinin iptal edilip edilmeyeceği konusunda karara varılması gerektiği hakkında.
Danıştay 4. Daire E. 2004/1779 K. 2005/227 T. 15.2.2005 İLANEN TEBLİĞ ÖDEME EMRİNİN İLANEN TEBLİĞ EDİLİP EDİLMEDİĞİ KONUSUNUN İNCELENEREK, TESPİT EDİLDİKTEN SONRA ÖDEME EMRİNİN İPTAL EDİLİP EDİLMEYECEĞİ KONUSUNDA KARARA VARILMASI GEREKTİĞİ HAKKINDA. 213/md. 21 , 103 , 104 Temyiz Eden : ........ Vergi Dairesi Müdürlüğü Karşı Taraf : ........ Ticaret Limited Şirketi İstemin özeti : Vadesinde ödenmeyen muhtelif vergi borçlarının tahsili amacıyla davacı şirket adına ödeme emirleri düzenlenip, 14.6.2003 tarihli ..... gazetesinde ilanen tebliğ edilmiştir, ...... Vergi Mahkemesi 17.5.2004 günlü ve E:2003/1572, K:2004/1413 sayılı kararıyla; 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun 19 uncu maddesinde; vergi alacağının vergi kanunlarının vergiyi bağladıkları olayın vukuu veya hukuki durumun tekemmülü ile doğacağı, aynı yasanın 3 üncü maddesinin b bendinde de, vergilendirmede vergiyi doğuran olay ve bu olaya ilişkin muamelelerin gerçek mahiyetinin esas olduğunun öngörüldüğü, ..... Limited Şirketi nezdinde yapılan incelemede bu şirkete fatura düzenleyen davacı şirket ve ortaklarına ulaşılamadığı, davacı şirketin üç kez vergi dairesini değiştirdiği, kurumlar vergisi beyannamelerini matrahsız olarak verdiği, katma değer vergisi beyannamesinde ise, çok yüksek matrah beyan ettiği halde ödenecek verginin çıkmadığı ileri sürülerek, faturaların muhteviyatı itibarıyla yanıltıcı olduğu belirtilerek düzenlenen basit rapor uyarınca takdir olunan matrah üzerinden yapılan tarhiyatlara ait vergi/ceza ihbarnameleri ile ödeme emirlerinin davacı şirketin bilinen adresinde tebliğ edilememesi üzerine ilanen tebliğ edildiği, davacının beyanı dışında kazanç elde ettiğine dair herhangi bir somut tespit yapılmadan, takdire dayalı yapılan tarhiyatın ilanen tebliğle kesinleştiğinden söz edilerek düzenlenen ödeme emrinde yasaya uyarlık görülmediği gerekçesiyle iptaline karar verilmiştir. Davalı İdare, bilgisayar kayıtlarının ve davacının tarh dosyasının incelenmesinden, söz konusu ödeme emrinin davacıya tebliğ edilmediği anlaşılarak, tebliğ edilmeyen borca karşı dava açılamayacağını ileri sürerek kararın bozulmasını istemektedir. Savunmanın Özeti : Yasal dayanaktan yoksun bulunan temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmuştur. Tetkik Hakimi .....'ın Düşüncesi: Temyiz dilekçesinde öne sürülen hususlar, temyize konu mahkeme kararının bozulmasını sağlayacak nitelikte bulunmadığından temyiz isteminin reddi gerektiği düşünülmektedir. Danıştay Savcısı .....'nun Düşüncesi : İdare ve vergi mahkemelerince verilen kararların temyizen incelenerek bozulabilmesi için, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 49 uncu maddesinin birinci fıkrasında belirtilen nedenlerin bulunması gerekmektedir. Temyiz dilekçesinde öne sürülen hususlar, söz konusu maddede yazılı nedenlerden hiçbirisine uymadığından, isteminin reddi ile temyiz edilen Mahkeme kararının onanmasının uygun olacağı düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Hüküm veren Danıştay Dördüncü Dairesince gereği görüşüldü: Uyuşmazlık, vadesinde ödenmeyen...