Şirket adına düzenlenen ihbarname ve ödeme emirleri işyeri adresine tebliğe çıkarıldığı, şirketin adreste bulunamaması nedeniyle ilanen tebliğ edilmiş ise de, şirket temsilcisi ve ortağı davacının ikametgah adresine tebliğe çıkarılmadığının görüldüğü, oysa davacı adına düzenlenen ödeme emirlerinin bu adreste tebliğ edildiğinin anlaşıldığı, bu durumda şirket adına düzenlenen ihbarnameler usule uygun tebliğe çıkarılmadığından amme alacağının kesinleştiğinden söz edilemeyeceği gerekçesiyle ödeme emrinin iptaline karar verilmesi gerektiği hakkında.
Danıştay 4. Daire E. 2004/1775 K. 2005/244 T. 17.2.2005 AMME ALACAĞININ KESİNLEŞMEMESİ USULSÜZ TEBLİGAT ŞİRKET TEMSİLCİSİ İLANEN TEBLİGAT ŞİRKET ADINA DÜZENLENEN İHBARNAME VE ÖDEME EMİRLERİ İŞYERİ ADRESİNE TEBLİĞE ÇIKARILDIĞI, ŞİRKETİN ADRESTE BULUNAMAMASI NEDENİYLE İLANEN TEBLİĞ EDİLMİŞ İSE DE, ŞİRKET TEMSİLCİSİ VE ORTAĞI DAVACININ İKAMETGAH ADRESİNE TEBLİĞE ÇIKARILMADIĞININ GÖRÜLDÜĞÜ, OYSA DAVACI ADINA DÜZENLENEN ÖDEME EMİRLERİNİN BU ADRESTE TEBLİĞ EDİLDİĞİNİN ANLAŞILDIĞI, BU DURUMDA ŞİRKET ADINA DÜZENLENEN İHBARNAMELER USULE UYGUN TEBLİĞE ÇIKARILMADIĞINDAN AMME ALACAĞININ KESİNLEŞTİĞİNDEN SÖZ EDİLEMEYECEĞİ GEREKÇESİYLE ÖDEME EMRİNİN İPTALİNE KARAR VERİLMESİ GEREKTİĞİ HAKKINDA. 213/md. 93 , 103 İstemin Özeti: Davacı adına, ortağı ve kanuni temsilcisi olduğu şirketin 1993 ila 1997 yıllarına ait çeşitli vergi borçlarının tahsili için ödeme emri düzenlenip, tebliğ edilmiştir. ?.Vergi Mahkemesinin 23.3.2004 günlü ve E:2003/2204, K:2004/809 sayılı kararıyla; 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun 93. maddesinde tahakkuk fişinden gayri, vergilendirme ile ilgili olup hüküm ifade eden bilumum vesikalar ve yazıların adresleri bilinen gerçek ve tüzel kişilere posta yoluyla ilmühaberli taahhütlü olarak, adresleri bilinmeyenlere ilan yoluyla tebliğ edileceği ve 103?üncü maddesinde de, ilanen tebliğin koşullarının belirtildiği, dosyanın incelenmesinden davacının ortağı ve temsilcisi olduğu şirket adresine tebliğe çıkarılan ihbarnamelerin ve ödeme emirlerinin şirketin adresinde bulunamadığı belirtilerek ilanen tebliğ edildiği ve alacağın şirketten tahsil imkanı kalmaması nedeniyle davacı adına düzenlenen ödeme emirlerinin davacının ikametgah adresinde eşine tebliğ edildiğinin anlaşıldığı, olayda şirket adına düzenlenen ihbarname ve ödeme emirleri işyeri adresine tebliğe çıkarıldığı, şirketin adreste bulunamaması nedeniyle ilanen tebliğ edilmiş ise de, şirket temsilcisi ve ortağı davacının ikametgah adresine tebliğe çıkarılmadığının görüldüğü, oysa davacı adına düzenlenen ödeme emirlerinin bu adreste tebliğ edildiğinin anlaşıldığı bu durumda şirket adına düzenlenen ihbarnameler usule uygun tebliğe çıkarılmadığından amme alacağının kesinleştiğinden söz edilemeyeceği gerekçesiyle ödeme emrinin iptaline karar verilmiştir. Davalı İdare, işlemlerin yasa ve usule uygun olduğunu ileri sürerek kararın bozulmasını istemektedir. Savunmanın Özeti: Savunma verilmemiştir. Tetkik Hakimi ?.Düşüncesi : Temyiz dilekçesinde öne sürülen hususlar, temyize konu mahkeme kararının bozulmasını sağlayacak nitelikte bulunmadığından temyiz isteminin reddi gerektiği düşünülmektedir. Danıştay Savcısı ?.Düşüncesi : İdare ve vergi mahkemelerince verilen kararların temyizen incelenerek bozulabilmesi için, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 49?uncu maddesinin birinci fıkrasında belirtilen nedenlerin bulunması gerekmektedir. Temyiz dilekçesinde öne sürülen hususlar, söz konusu maddede yazılı nedenlerden hiçbirisine uymadığından, isteminin reddi ile temyiz edilen Mahkeme kararının onanmasın...