DAVA : Menfi Tespit (Ticari Nitelikteki Kefalet Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 30/10/2019 KARAR TARİHİ : 30/06/2022 Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit (Ticari Nitelikteki Kefalet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: İDDİA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davacı tarafından, dava dışı ------ ------ değerindeki genel kredi sözleşmesi ile ----- değerindeki genel kredi sözleşmelerine kefil sıfatıyla imza atıldığını, söz konusu kredilerden doğan borcun asıl borçlusu tarafından ödenmemesi neticesinde müteselsil kefil sıfatıyla kendilerine 3.189.549,16 TL nakit, 110.400,00 TL gayri nakit borç için kat ihtarı çekilerek icra takibi başlatıldığını, takibe itirazları neticesinde takip durmuş olmakla birlikte, ödeme emrine konu kredi borcunda hukuka aykırı olarak müteselsil kefil oldukları ileri sürüldüğünden,...
T.C. İstanbul Anadolu 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2020/432 Esas KARAR NO : 2022/556
DAVA : Menfi Tespit (Ticari Nitelikteki Kefalet Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 30/10/2019 KARAR TARİHİ : 30/06/2022
Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit (Ticari Nitelikteki Kefalet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: İDDİA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davacı tarafından, dava dışı ------ ------ değerindeki genel kredi sözleşmesi ile ----- değerindeki genel kredi sözleşmelerine kefil sıfatıyla imza atıldığını, söz konusu kredilerden doğan borcun asıl borçlusu tarafından ödenmemesi neticesinde müteselsil kefil sıfatıyla kendilerine 3.189.549,16 TL nakit, 110.400,00 TL gayri nakit borç için kat ihtarı çekilerek icra takibi başlatıldığını, takibe itirazları neticesinde takip durmuş olmakla birlikte, ödeme emrine konu kredi borcunda hukuka aykırı olarak müteselsil kefil oldukları ileri sürüldüğünden, huzurdaki davayı ikame ettiklerini, davalı tarafından müvekkiline gönderilen ödeme emrinde, müvekkilinin müteselsil kefil sıfatıyla borçlu konumunda gösterildiğinin görüldüğünü, söz konusu icra takibine karşı itirazda bulunulmak suretiyle icra safhasının durdurulduğunu, davalı tarafından ise henüz itirazın iptali veya kaldırılması için bir dava açılmamış olmakla birlikte, müvekkili tarafından belirsiz bir durumun mevcut olması ve aslında borçlu olmadığı bir bedeli ödemekle karşı karşıya kalması sebebiyle bu belirsizliğin giderilmesi noktasında hukuki bir menfaatinin olduğunun açık olduğunu, müvekkilinin Genel Kredi Sözleşmesi'ne kefil olarak imza attığından davalı Banka'ya karşı ne kadar sorumlu olduğunu bilmediğini ve icra tehdidi altında yaşadığını, bu sebeple, iş bu davayı kısmi dava olarak açmakta hukuki menfaati bulunduğunu, müvekkili tarafından kefil sıfatıyla imza atılan genel kredi sözleşmelerinin, ------söz konusu genel kredi sözleşmelerinin tarihlerinin 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun yürürlüğe girdiği |----- tarihinden önce olduğu ve bu itibarla 818 sayılı Borçlar Kanunu hükümlerine tabi olduğunun ilk bakışta anlaşıldığını ancak genel kredi sözleşmelerinin işleyişi göz inde bulundurulduğunda müvekkili tarafından kefil sıfatıyla atılan imzaların mevcut durumda kefalete ilişkin şekil şartlarını taşımaması sebebiyle geçersiz olduğunun görüleceğini, bilindiği üzere, 6098 sayılı TBK m. 583 hükmü ile kefalete ilişkin özel şekil şartlar getirildiğini, hüküm uyarınca kefalet iliş kisinin geçerli olarak hüküm ve sonuçlarını doğurabilmesinin, kefalet sözleşmesinin yazılı yapılması ve kefilin sorumlu olacağı azami miktar ile kefalet tarihinin de sözleşmede belirtilmesi şartlarına bağlandığını, ayrıca kefalet sözleşmesinde kefilin sorumlu olduğu azami miktarın, kefalet tarihinin ve müteselsil kefalet olması durumunda, bu sıfatla veya bu anlama gelen herhangi bir ifadenin de sözleşmede yer alması ve bu ibarelerin kefilin kendi el yazısı ile yazılmış olması ve gerçek kişiler ba...