Ticari kazançtan söz edebilmek için belirli bir organizasyon çerçevesinde, emek sermaye ilişkisi içerisinde ve devamlı olarak gayrimenkul alım satımı yapılması gerektiği, 1991 ve 1992 yıllarında alınan gayrimenkullerin 1997 ve sonrasında satıldığı, ancak bir organizasyon ve devamlılıktan söz edilemeyeceği, sadece gayrimenkul alımı ya da sadece satımı tek başına bu madde kapsamında değerlendirilemeyeceğinden, yapılan tarhiyatta hukuka uyarlık bulunmadığı hakkında.
Danıştay 4. Daire E. 2003/1831 K. 2004/1132 T. 24.5.2004 TİCARİ KAZANÇ DEVAMLILIK UNSURU TİCARİ KAZANÇTAN SÖZ EDEBİLMEK İÇİN BELİRLİ BİR ORGANİZASYON ÇERÇEVESİNDE, EMEK SERMAYE İLİŞKİSİ İÇERİSİNDE VE DEVAMLI OLARAK GAYRİMENKUL ALIM SATIMI YAPILMASI GEREKTİĞİ, 1991 VE 1992 YILLARINDA ALINAN GAYRİMENKULLERİN 1997 VE SONRASINDA SATILDIĞI, ANCAK BİR ORGANİZASYON VE DEVAMLILIKTAN SÖZ EDİLEMEYECEĞİ, SADECE GAYRİMENKUL ALIMI YA DA SADECE SATIMI TEK BAŞINA BU MADDE KAPSAMINDA DEĞERLENDİRİLEMEYECEĞİNDEN, YAPILAN TARHİYATTA HUKUKA UYARLIK BULUNMADIĞI HAKKINDA. 193/md. 37 İstemin Özeti: 1997 yılı işlemleri incelenen davacı adına, gayrimenkul alım-satımı faaliyetinde bulunup ticari kazanç elde ettiği halde bu geliri kayıt ve beyan dışı bıraktığı ileri sürülerek re'sen gelir vergisi salınmış, fon payı hesaplanıp, ağır kusur cezası kesilmiştir. ?.Vergi Mahkemesi, 17.6.2003 günlü ve E:2003/114, K:2003/1534 sayılı kararıyla; 193 sayılı Gelir Vergisi Kanununun 37?nci maddesinde, gayrimenkullerin alım satım ve inşa işleriyle devamlı olarak uğraşanların bu işlerden elde ettiği kazancın ticari kazanç olduğunun belirtildiği, bu hükme göre ticari kazançtan söz edebilmek için belirli bir organizasyon çerçevesinde, emek sermaye ilişkisi içerisinde ve devamlı olarak gayrimenkul alım satımı yapılması gerektiği, 1991 ve 1992 yıllarında alınan gayrimenkullerin 1997 ve sonrasında satıldığı ancak bir organizasyon ve devamlılıktan söz edilemeyeceği, sadece gayrimenkul alımı yada sadece satımı tek başına bu madde kapsamında değerlendirilemeyeceğinden yapılan tarhiyatta isabet görülmediği gerekçesiyle vergi, fon payı ve cezanın kaldırılmasına karar vermiştir. Davalı İdare, yapılan işlemlerin yasal olduğunu ileri sürerek kararın bozulmasını istemektedir. Savunmanın Özeti: Savunma verilmemiştir. Tetkik Hakimi ?.Düşüncesi : Temyiz dilekçesinde öne sürülen hususlar, temyize konu mahkeme kararının bozulmasını sağlayacak nitelikte bulunmadığından temyiz isteminin reddi gerektiği düşünülmektedir. Danıştay Savcısı ?.Düşüncesi : İdare ve vergi mahkemelerince verilen kararların temyizen incelenerek bozulabilmesi için, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 49?uncu maddesinin birinci fıkrasında belirtilen nedenlerin bulunması gerekmektedir. Temyiz dilekçesinde öne sürülen hususlar, söz konusu maddede yazılı nedenlerden hiçbirisine uymadığından, isteminin reddi ile temyiz edilen Mahkeme kararının onanmasının uygun olacağı düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Hüküm veren Danıştay Dördüncü Dairesince gereği görüşüldü: Temyiz dilekçesinde ileri sürülen iddialar, bozulması istenilen kararın dayandığı gerekçeler karşısında, yerinde ve kararın bozulmasını sağlayacak durumda görülmemiştir. Bu nedenle, temyiz isteminin reddine 27.4.2004 gününde oyçokluğuyla karar verildi. AZLIK OYU: İnceleme elemanınca, davacının birden fazla yılda birden fazla gayrimenkul satışı nedeniyle ticari kazanç elde ettiği belirtilerek düzenlenen vergi inceleme raporuna göre yapılan tarhiyat yerinde olduğundan aksi yön...