Banka kayıtlarından tespit edilen kredi kartı satışları iledefter kayıtları karşılaştırılmadan varsayıma ve eksikincelemeye dayalı olarak tarhiyat yapılamayacağı hk.
Danıştay 4. Daire E. 2001/3157 K. 2002/1044 T. 14.3.2002 KREDİ KARTI İLE YAPILAN SATIŞLAR VARSAYIMA VE EKSİK İNCELEMEYE DAYALI TARHİYAT BANKA KAYITLARINDAN TESPİT EDİLEN KREDİ KARTI SATIŞLARI İLE DEFTER KAYITLARI KARŞILAŞTIRILMADAN VARSAYIMA VE EKSİK İNCELEMEYE DAYALI OLARAK TARHİYAT YAPILAMAYACAĞI HK. 213/md. 3 , 134 Temyiz Eden: .... Anonim Şirketi Karşı Taraf: .... Vergi Dairesi Başkanlığı İstemin Özeti: Davacı şirketin 1998 yılı işlemlerinin incelenmesi sonucu yıl içinde kredi kartı ile yapılan satışlardan elde ettiği hasılatın bir kısmını kayıtlara intikal ettirmediğinden söz edilerek kurumlar ve ek kurumlar vergisi salınmış, fon payı hesaplanmış, ağır kusur ve vergi ziyaı cezaları kesilmiştir. .... Vergi Mahkemesi 29.3.2001 günlü ve E: 2000/2002, K: 2001/504 sayılı kararıyla, kredi kartı ile yapmış olduğu satışlardan elde ettiği hasılatın bir kısmını kayıtlarını intikal ettirmediğinin sabit olduğu gerekçesiyle davayı reddetmiştir. Davacı, incelemenin eksik ve varsayıma dayalı olduğunu ileri sürerek kararın bozulmasını istemektedir. Savunmanın Özeti: Temyiz isteminin reddi gerektiği yolundadır. Tetkik Hakimi ....'in Düşüncesi: Banka kayıtları ile defter kayıtları karşılaştırılmadan bir takım oranlama ve hesaplamalarla matrah farkı bulunduğu, bu durumda eksik incelemeye ve varsayıma dayalı tarhiyatın kaldırılması gerekirken davanın reddedilmesinde isabet görülmediği gerekçesiyle kararın bozulması gerektiği düşünülmüştür. Danıştay Savcısı. ....'ın Düşüncesi: Hediyelik eşya ticareti ile uğraşan Davacı Şirketin 1998 takvim yılına ilişkin işlemlerinin incelenmesi sonucu, karlılık oranı 0,4344 olarak hesaplanıp, defterlere kayıtlı satışların % 73,33 lük kısmının kredi kartı ile yapıldığı kabul edilerek kredi kartı ile yapılan satışların bir kısmının kayıt dışı olduğu iddiasıyla matrah farkı hesaplanmıştır. 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 3. maddesinde vergilendirmede vergiyi doğuran olay ve bu olaya ilişkin muamelelerin gerçek mahiyetinin esas olduğu belirtilmiş, 134 üncü maddesinde de vergi incelenmesinden maksadın ödenmesi gereken vergilerin doğruluğunu araştırmak, tesbit etmek ve sağlamak olduğu hükme bağlanmıştır. Gerçek kazancın tesbiti sırasında yeterli incelemenin yapılmış olduğundan söz edebilmek için vergileme ile ilgili olayların, hesap durumlarının araştırılması gerekmektedir. Olayda ise inceleme elemanınca davacının belgeleri ve bu belgelere dayalı kayıt düzenine herhangi bir eleştiri getirilmeden, ve belge ve kayıtlarının gerçeğe aykırı olduğuna dair bir tesbit yapılmadan kimi orantılarla matrah takdiri yapıldığı anlaşıldığından, başkaca resen tarh nedeni de bulunmayan olayda varsayıma dayanılarak yaratılan matrah farkı üzerinden yapılan tarhiyata karşı açılan davanın Mahkemece reddedilmesinde isabet görülmemiştir. Açıklanan nedenle temyiz isteminin kabulü ile Vergi Mahkemesi kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Hüküm veren Danıştay Dördüncü Dairesince gere...