Kredi kartının finansman ihtiyacında kullanılması ticari icaplara uygun olmayıp, aksinin ispatı mükellefe ait olduğundan, davacı kurum tarafından bu durumun kanıtlanamaması nedeniyle, kredi kartı ile yapılan satışlardan elde edilen hasılatın kayıt dışı bırakılan kısmı üzerinden yapılan tarhiyatta yasal isabetsizlik bulunmadığı hk.
Danıştay 3. Daire E. 2005/2251 K. 2006/1393 T. 24.5.2006 KREDİ KARTININ FİNANSMAN İHTİYACINDA KULLANIMI KREDİ KARTI İLE YAPILAN SATIŞLAR KREDİ KARTININ FİNANSMAN İHTİYACINDA KULLANILMASI TİCARİ İCAPLARA UYGUN OLMAYIP, AKSİNİN İSPATI MÜKELLEFE AİT OLDUĞUNDAN, DAVACI KURUM TARAFINDAN BU DURUMUN KANITLANAMAMASI NEDENİYLE, KREDİ KARTI İLE YAPILAN SATIŞLARDAN ELDE EDİLEN HASILATIN KAYIT DIŞI BIRAKILAN KISMI ÜZERİNDEN YAPILAN TARHİYATTA YASAL İSABETSİZLİK BULUNMADIĞI HK. 213/md. 3 Temyiz Eden: .... Ltd. Şti. Karşı Taraf: Vergi Dairesi Müdürlüğü İstemin Özeti: Akaryakıt istasyonu ve restoran işleten davacı şirketin, POS cihazıyla yaptığı satışlardan elde ettiği hasılatın bir kısmını kayıt ve beyan dışı bıraktığından bahisle adına 2002 takvim yılı için re'sen salınan vergi ziyaı cezalı kurumlar vergisi ve fon payına karşı açılan davayı; kredi kartının finansman ihtiyacında kullanılması ticari icaplara uygun olmayıp aksinin ispatının mükellefe ait olduğu, davacı şirket tarafından dava dilekçesinde, kayıt dışı hasılatın isimleri verilen şahıslara ait kredi kartlarının finansman temini amacıyla kullanılmasından kaynaklandığı iddia edilmesine karşın iddiayı kanıtlayacak bilgi ya da belgenin dosyada mevcut olmadığı, mahkemelerince verilen ara kararı gereği konuyla ilgili bilgi ve belgelerin davacı şirketten istenmesine karşın, verilen süre içinde herhangi bir bilgi ya da belge ibraz edilmediğinden kredi kartı ile yapılan satışlardan elde edilen hasılatın kayıt dışı bırakılan kısmı üzerinden yapılan tarhiyatta kanuna aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle reddeden .... Vergi Mahkemesinin 23.5.2005 gün ve E: 2004/621, K: 2005/236 sayılı kararının; bazı kredi kartlarından yapılan nakit çekimlerin mal veya hizmet satımı ile ilgisinin bulunmadığı ileri sürülerek bozulması istenmiştir. Savunmanın Özeti: Temyiz isteminin reddi gerektiği yolundadır. Tetkik Hakimi: ..... Düşüncesi: Temyiz dilekçesinde ileri sürülen iddialar Vergi Mahkemesi kararının bozulmasını sağlayacak durumda bulunmadığından, temyiz isteminin reddi gerektiği düşünülmektedir. Savcı: .... Düşüncesi: İdare ve vergi mahkemelerince verilen kararların temyizen incelenerek bozulabilmesi için, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 49'uncu maddesinin birinci fıkrasında belirtilen nedenlerin bulunması gerekmektedir. Temyiz dilekçesinde öne sürülen hususlar, söz konusu maddede yazılı nedenlerden hiçbirisine uymadığından, istemin reddi ile temyiz edilen Mahkeme kararının onanmasının uygun olacağı düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Hüküm veren Danıştay Üçüncü Dairesince işin gereği görüşülüp düşünüldü: Dayandığı hukuki ve kanuni nedenlerle gerekçesi yukarıda açıklanan Vergi Mahkemesi kararının kurumlar vergisi ve fon payına ilişkin hüküm fıkraları aynı gerekçe ve nedenlerle Dairemizce de uygun görülmüş olup, temyiz dilekçesinde ileri sürülen iddialar, kararın sözü edilen hüküm fıkralarının bozulmasını sağlayacak durumda bulunmamıştır. Kesilen vergi ziyaı cezasının dayanağı 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 34...