Dönem sonu gelmemiş olan vadeli mevduat hesaplarına değerleme günü esas alınarak gelir kaydı yapılamıyacağı hk.
Danıştay 4. Daire E. 2001/303 K. 2002/1858 T. 6.5.2002 VADELİ MEVDUAT HESAPLARININ DEĞERLEMESİ DÖNEM SONU GELMEMİŞ OLAN VADELİ MEVDUAT HESAPLARINA DEĞERLEME GÜNÜ ESAS ALINARAK GELİR KAYDI YAPILAMIYACAĞI HK. 193/md. 38 , 39 Temyiz Eden: .... Vergi Dairesi Müdürlüğü Karşı Taraf: .... Anonim Şirketi İstemin Özeti: 1999 yılına ilişkin kurumlar vergisi beyannamesini, 67 seri no'lu Kurumlar Vergisi Genel Tebliğinde yer alan vadeli mevduat hesaplarının değerlemesine ilişkin düzenlemenin yasaya aykırı olduğunu ileri sürerek ihtirazi kayıtla veren davacı şirket, tahakkuk eden verginin kaldırılması ve ödenen kısmın iadesi istemiyle dava açmıştır. .... Vergi Mahkemesi 25.9.2000 günlü ve E: 2000/874, K: 2000/1201 sayılı kararıyla; 67 seri nolu Kurumlar Vergisi Genel Tebliği'nin 7 nci bölümünde vadeli mevduat hesaplarında değerleme gününe kadar tahakkuk eden faiz tutarlarının Gelir Vergisi Kanunu'nun 38 ve 39 uncu maddeleri ile Kurumlar Vergisi Kanunu'nun 13 üncü maddeleri çerçevesinde gelir olarak dikkate alınacağının belirtildiği, 5422 sayılı Kurumlar Vergisi Kanunu'nun 13 üncü maddesinde kurumlar vergisinin birinci maddede yazılı mükelleflerin bir hesap dönemi içinde elde ettikleri safi kurum kazancı üzerinden hesaplanacağı, safi kurum kazancının tespitinde Gelir Vergisi Kanunu'nun ticari kazanç hakkındaki hükümlerinin uygulanacağının öngörüldüğü, ticari kazancın elde edilmesinde tahakkuk esası benimsenerek, gelirin mahiyet ve tutar itibarıyla kesinlik kazanması halinin arandığı, ticari kazancın tespitinde önemli bir başka hususun ise dönemsellik ilkesi olduğu, Gelir Vergisi Kanununun 38 ve 39 uncu maddeleri ile Kurumlar Vergisi Kanunu'nun 13 üncü maddesinde kazancın hesap dönemleri itibarıyla tespit edileceğinin belirtildiği, hesap döneminin ise takvim yılı olduğu, vadeli mevduat hesaplarından elde edilen faiz gelirlerine bu iki ilke açısından bakıldığında, dönem sonunda vadesi dolmamış mevduat hesaplarında bu şartların yerine geldiğini ve yıl sonuna kadar işlemiş faizin gelir yazılması gerektiğini söylemenin mümkün olmadığı, faiz gelirinin mahiyet ve tutar olarak kesinleşmesinin, yani tahakkukun; yıl sonunda değil ancak vadenin dolmasıyla gerçekleştiği, bu açıdan bakıldığında 67 seri nolu Kurumlar Vergisi Genel Tebliği'nin ileriki bölümündeki düzenlemeye dayanak gösterilen Gelir Vergisi Kanunu'nun 38 ve 39 uncu maddeleri ile Kurumlar Vergisi Kanunu'nun 13 üncü maddesinin, bu maddelere konu ilkeler nedeniyle vadesi dolmamış faiz gelirinin değerleme günü esas alınarak gelir kaydına olanak vermediği gerekçesiyle tahakkuk eden verginin kaldırılmasına, ödenen kısmın iadesine karar vermiştir. Davalı İdare, tahakkuk işleminin yasaya uygun olduğunu ileri sürmekte ve kararın bozulmasını istemektedir. Savunmanın Özeti: Savunma verilmemiştir. Tetkik Hakimi ....'un Düşüncesi: Temyiz dilekçesinde öne sürülen hususlar, temyize konu mahkeme kararının bozulmasını sağlayacak nitelikte bulunmadığından temyiz isteminin reddi gerektiği düşünülmektedir. Danıştay Savcısı ......