Bölge Adliye Mahkemesiİstanbul 2.Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi

E. 2019/266 K. 2022/41

E. 2019/266K. 2022/413 Şubat 2022
haksız rekabetihtiyati tedbirtedbir kararıbilirkişi raporuyetkili mahkememülkiyet hakkızarar tazminitazminatticari faaliyetistinaf yoluyerleşim yerimanevi tazminatyetkiye itirazsatışın durdurulması
PDF İndir
AI Özet yükleniyor...

Kısa Önizleme

Önizleme

DAVA : Marka (Marka Hakkına Tecavüzden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 06/09/2019 KARAR TARİHİ : 03/02/2022 Mahkememizde görülmekte bulunan Marka (Marka Hakkına Tecavüzden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılamasının sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesi ve aşamalardaki beyanlarında özetle; Müvekkilinin tüm dünyada çamaşır ve ev bakımı, kişisel bakım ve yapıştırıcı teknolojileri alanlarında faaliyet gösteren çok uluslu bir şirket olduğunu, içinde bulunduğu pazarda lider konumunda olduğunu, Türkiye'de 1963 yılından itibaren faaliyet gösterdiğini, faaliyetlerin tescil edilen marka ve tasarımlar ile sürdürüldüğünü, marka ve tasarımların tüketici nezdinde sağladığı şöhret nedeniyle taklit edildiğini, müvekkilinin ... markasının 2006 yılında Türkiye pazarına sunulduğunu, piyasaya ilk olarak tuvalet jelleri, iki hazneli sıvı blokları, rezervuar küpleri ürünleri...

Karar Metni

T.C. İSTANBUL 2.FİKRÎ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ

ESAS NO : 2019/266 Esas KARAR NO : 2022/41

DAVA : Marka (Marka Hakkına Tecavüzden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 06/09/2019 KARAR TARİHİ : 03/02/2022

Mahkememizde görülmekte bulunan Marka (Marka Hakkına Tecavüzden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılamasının sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesi ve aşamalardaki beyanlarında özetle; Müvekkilinin tüm dünyada çamaşır ve ev bakımı, kişisel bakım ve yapıştırıcı teknolojileri alanlarında faaliyet gösteren çok uluslu bir şirket olduğunu, içinde bulunduğu pazarda lider konumunda olduğunu, Türkiye'de 1963 yılından itibaren faaliyet gösterdiğini, faaliyetlerin tescil edilen marka ve tasarımlar ile sürdürüldüğünü, marka ve tasarımların tüketici nezdinde sağladığı şöhret nedeniyle taklit edildiğini, müvekkilinin ... markasının 2006 yılında Türkiye pazarına sunulduğunu, piyasaya ilk olarak tuvalet jelleri, iki hazneli sıvı blokları, rezervuar küpleri ürünleri sürüldüğünü, 2010 yılında katı tuvalet bloğu ürünlerinin lansmanını gerçekleştirdiğini, 2012 yılında ... toplarının piyasaya sürüldüğünü,2015 yılında ... serisinin piyasaya sunulduğunu, katı tuvalet bloğu ürünlerinin müvekkilinin tanınmış ve güvenilir bir ürünü olduğunu, pazarlama faaliyetleri sonucunda ... markasının SMK kapsamında tanınmış marka olarak kabul edileceğini, müvekkilinin WIPO nezdinde ... ve ..., TPMK nezdinde ... başvuru no'lu tescillerin sahibi olduğunu, bu tasarımların ... markalı klozet bloklarında kullanıldıklarını, davalı taraf ... firmasının davaya konu ... markalı ürünleri üreten ve satan firma olduğunu, ürünlerini ... adresli web sitesinde tanıtıp sattığını, davalı ... firmasının ... alan adının sahibi olduğunu, davalı şirketlerin ... markalı ürünlerin uygulandıkları tasarımın aynısını ve ayırt edilemeyecek derecede benzerlerini ürettip sattıklarını, tasarım tescilinden kaynaklanan hakları ihlal ettiklerini, ... markalı ürünler ile bu tasarımları kullandıklarını, ürün ambalajlarının renk kombinasyonları benzeyecek şekilde uygulama yapıldığını, ... markalı ürün tasarımının ve ambalajının müvekkilinin ... markalı ürünü ve ambalajı ile aynı olduğunu, iltibas yarattığını, tasarımlar üzerinde yer alan havalandırma çizgilerinin ürünlere ayırt edici nitelik kazandırmadığını, seçenek özgürlüğü geniş olduğu halde kopya tasarım üretilip satıldığını, tasarım hakkına tecavüz oluşturduğunu, davalı şirketin müvekkili şirketin itibar ve güvenilirliğinden kötü niyetle yararlanmayı amaçladığını, ürün ambalajlarının aynı tasarımda ve aynı renklerde olduklarını, benzer grafik desenleri içerdiklerini, bu anlamda marka bazında da iltibas oluştuğunu ve haksız rekabet de bulunulduğunu, davalıların faaliyetlerinin tüketiciyi yanıltma niteliğinde olduğunu, söz konusu benzerliklerin tesadüf olmasının hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, dava konusu ürünlerdeki benzerliklerin teknik bir zorunluluk olmadığını, davalıların müvekkilinin ürünleri söz konusu olduğunda bilmeme ihtimal...