Vergi ve hesap hataları üzerine düzeltme ve şikayet başvuruları hk.
Danıştay 4. Daire E. 2000/256 K. 2001/811 T. 15.3.2001 VERGİ VE HESAP HATALARI VERGİ VE HESAP HATALARI ÜZERİNE DÜZELTME VE ŞİKAYET BAŞVURULARI HK. 213/md. 116 , 117 , 118 Temyiz Eden: ... Karşı Taraf: Maliye Bakanlığı/ANKARA İstemin Özeti: 1998 yılında kendi isteği ile götürü usulden gerçek usule geçen davacı hayat standardı esasına göre vergilendirilmesi nedeniyle önce idareye sonra Maliye Bakanlığına düzeltme şikayet yoluyla başvurmuş, talebinin reddi üzerine, bu işlemin ve tahakkuk fişinin iptali ile ödediği tutarları 4369 sayılı Kanunla 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun 112 nci maddesine eklenen 4 üncü bent uyarınca hesaplanacak faiz ile birlikte tarafına iadesi istemiyle dava açmıştır. ... Vergi Mahkemesi 9.11.1999 günlü ve E: 1999/400, K: 1999/758 sayılı kararıyla; 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 14/3-d maddesi uyarınca dilekçelerin, idari davaya konu olabilecek kesin ve yürütülmesi gereken bir işlem olup olmadığı yönünden incelenmesi gerektiği, olayda, tarihsiz dilekçe ile Maliye Bakanlığına başvurularak bilgi istenildiği ve Maliye Bakanlığının cevap yazısı düzeltme şikayet başvurusunun reddi kabul edilerek dava açıldığının anlaşıldığı, ancak, davacı sadece bilgi alma amacıyla başvuruda bulunduğundan Bakanlığın cevabi yazısının dava konusu edilebilecek kesin ve yürütülmesi zorunlu bir idari işlem niteliği taşımadığı gerekçesiyle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 15/1-b maddesi uyarınca davanın reddine karar vermiştir. Davacı, zarar beyanının kabul edilmemesi suretiyle hayat standardı esasına göre vergilendirildiği, bu nedenle ortada bir vergi hatası bulunduğunu ileri sürerek kararın bozulmasını istemektedir. Savunmanın Özeti: Yasal dayanaktan yoksun temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır. Tetkik Hakimi ....'ın Düşüncesi: Temyiz dilekçesinde öne sürülen hususlar, temyize konu mahkeme kararının bozulmasını sağlayacak nitelikte bulunmadığından temyiz isteminin reddi gerektiği düşünülmektedir. Danıştay Savcısı ....'in Düşüncesi: 1998 yılında gerçek usulde vergilendirilen yükümlünün hayat standardı esasına tabi olacağı yolundaki yazısı ile tesis edilen Maliye Bakanlığı işlemine karşı açılan davayı, söz konusu yazının görüş bildiren bir yazı olduğu, yürütülmesi zorunlu bir işlem niteliğinin bulunmadığı gerekçesiyle reddeden Vergi Mahkemesi kararı temyiz edilmektedir. Davacı adına hayat standardı esasına göre gelir vergisi tahakkuku yapılması sonucu doğuran yazı, idari davaya konu olabilecek kesin ve yürütülmesi zorunlu bir idari işlem niteliğini taşımakta ise de, ihtirazi kayıt koyulmaksızın verilen beyanname üzerinden hayat standardına göre yapılan tahakkuk üzerine önce Vergi Dairesine ve daha sonra da Maliye Bakanlığı'na yaptığı başvurularda davacı götürü usulden gerçek usule geçtiği yılda hayat standardı esasına tabi olmaması gerektiğini ileri sürmüş olup, hukuki ihtilaf niteliğindeki bu iddiaların, VUK. nun 116-118. maddelerinde yazılı vergi hataları kapsamında değerlendirilmesi mümkün olmaması ve dolayısıyla d...