Dar mükelleflerin tevkif yoluyla vergilendirilen menkul sermaye iratları ile ilgili beyanname verme zorunluluğu bulunmadığı hakkında
Danıştay 4. Daire E. 2000/2534 K. 2001/4618 T. 28.11.2001 DAR MÜKELLEFİYET TOPLAMA YAPILMAYAN HALLER BEYANNAME VERME ZORUNLULUĞU DAR MÜKELLEFLERİN TEVKİF YOLUYLA VERGİLENDİRİLEN MENKUL SERMAYE İRATLARI İLE İLGİLİ BEYANNAME VERME ZORUNLULUĞU BULUNMADIĞI HAKKINDA 193/md. 86 İstemin Özeti : 1998 yılında elde ettiği faiz gelirlerini eksik beyan ettiği ileri sürülen davacı adına inceleme raporuyla belirlenen matrah üzerinden ikmalen gelir vergisi salınmış, fon payı hesaplanmış, ağır kusur cezası kesilmiştir. ... Vergi Mahkemesi ... günlü ve ... sayılı kararıyla; 193 sayılı Gelir Vergisi Kanunu'nun 1998 yılı gelirlerine uygulanmak üzere 29.7.1998 tarihinde yürürlüğe giren 4369 sayılı Yasa ile değişik "Beyanname verilmeyen haller" başlıklı 86 ncı maddesinin 2 nci fıkrasında, Dar mükellefiyette vergiye tabi gelir sadece, tevkif suretiyle vergilendirilmiş ücretler, serbest meslek kazançları, menkul ve gayrimenkul sermaye iratları ile kurumlardan elde edilen kar paylarından, diğer kazanç ve iratlardan ve yukarıda sayılan kazanç ve iratların birkaçı veya tamamından ibaret ise beyanname verilmeyeceği, diğer gelirler nedeniyle beyanname verilmesi halinde de sayılan gelirlerin beyannameye ithal edilmeyeceğinin belirtildiği dosyanın incelenmesinden, bakkallık faaliyeti nedeniyle vergi mükellefi olan davacının 1998 yılı gelir vergisi beyannamesinde, ticari kazanç, gayrimenkul sermaye iradı ve menkul sermaye iratları ile ilgili beyanda bulunduğu ancak iki ayrı bankadaki TL. mevduat hesaplarından elde ettiği faiz gelirlerini beyan etmediğinin tespiti üzerine ikmalen tarhiyat yapıldığının anlaşıldığı, davacı tarafından Almanya'da çalışma ve oturma izni olduğu iddia edilmesi üzerine mahkemelerince verilen ara kararıyla, 1998 yılında Türkiye ve Almanya'da kaldığı süreleri gösteren belgeler ile pasaport aslının istendiği sözü edilen belgeler incelenmesinden davacının 20.5.1994 tarihinden itibaren Almanya'da ikamet ettiğinin anlaşıldığı,bu nedenle dar mükellef olan davacının tevkif yoluyla vergilendirilen menkul sermaye iratları ile ilgili beyanname verme zorunluluğu bulunmadığından yapılan tarhiyatta isabet görülmediği gerekçesiyle vergi ve cezaların kaldırılmasına karar vermiştir. Davalı İdare, yapılan tarhiyatın usul ve yasaya uygun olduğunu ileri sürerek kararın bozulmasını istemektedir. Savunmanın Özeti : Savunma verilmemiştir. Tetkik Hakimi ???.?ın Düşüncesi : Temyiz dilekçesinde öne sürülen hususlar, temyize konu mahkeme kararının bozulmasını sağlayacak nitelikte bulunmadığından temyiz isteminin reddi gerektiği düşünülmektedir. Danıştay Savcısı ????ın Düşüncesi : Temyiz dilekçesinde öne sürülen hususlar, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Yasasının 49. maddesinin 1. fıkrasında belirtilen nedenlerden hiçbirisine uymayıp vergi mahkemesince verilen kararın dayandığı hukuki ve yasal nedenler karşısında, anılan kararın bozulmasını gerektirir nitelikte görülmemektedir. Açıklanan nedenle temyiz isteminin reddi ile vergi mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmekt...