Ticari işletmedeki payın veraseten intikalinin katma değer vergisine tabi olmadığı hk.
Danıştay 11. Daire E. 1995/3089 K. 1995/3014 T. 9.11.1995 TİCARİ İŞLETMEDEKİ PAYIN VERASETEN İNTİKALİ KATMA DEĞER VERGİSİ TİCARİ İŞLETMEDEKİ PAYIN VERASETEN İNTİKALİNİN KATMA DEĞER VERGİSİNE TABİ OLMADIĞI HK. 3065/md. 1 , 4 Temyiz İsteminde Bulunan: ... Vergi Dairesi Müdürlüğü Karşı Taraf : ... Vekili : Av. ... İstemin Özeti: Veraset yoluyla intikal eden ticari işletmedeki payın devrine ilişkin olarak katma değer vergisi hesaplanıp beyan edilmediği ileri sürülerek yükümlü adına 1993-Ocak dönemi için katma değer vergisi salınmış kaçakçılık ve özel usulsüzlük cezası kesilmiştir. ... Vergi Mahkemesi 29.11.1994 gün ve E:1994/482, K:1994/598 sayılı kararıyla, dava açma süresinin son günü çalışmaya ara vermeye rastladığından 26.8.1994 günü açılan davanın süresinde olduğu, işin esasına gelince, murisin ölümü ile (1.1.1993) ferdi işletmedeki aktiflerin mirasçılardan birine devredildiği (9.1.1993) tarihe kadar mirasçılar arasında ortaklık (adi ortaklık) doğduğu, bu nedenle davacı tarafından hissesine düşen mirasın diğer mirasçıya devrinin katma değer vergisine tabi olduğu ileri sürülerek cezalı tarhiyat yapılmış ise de, yukarıda belirtilen tarihler arasında mirasçıların faaliyette bulunmadığı sabit olduğundan bu tarihler arasındaki dönemin bir ortaklık faaliyeti olarak kabul edilemeyeceği, kaldı ki, miras ortaklığının Borçlar Kanunu ve Türk Ticaret Kanununda düzenlenen ortaklık türlerine benzemediği, burada asıl amaç mirastan pay almak olduğundan devredilen miras paylarını ortaklık malları olarak kabul etmenin mümkün olamayacağı, bu nedenle katma değer vergisi konusuna giren bir teslim bulunmadığı gerekçesiyle tarhiyatı terkin etmiştir. Vergi dairesi müdürlüğü tarafından, çalışmaya ara verme dava açma süresini durdurmayacağından davanın süre yönünden reddi gerekeceği, öte yandan, miras payları Gelir Vergisi Kanununun 81. maddesindeki şartlar dahilinde devredilmediğinden, bu işlemin değer artış kazancı olarak kabulü ile katma değer vergisine tabi tutulması gerekeceği ileri sürülerek mahkeme kararının bozulması istenilmektedir. Savunmanın Özeti: İstemin reddi gerekeceği yolundadır. Danıştay Savcısı ...'nun Düşüncesi: Temyiz dilekçesinde öne sürülen hususlar, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Yasasının 49. maddesinin 1. fıkrasında belirtilen nedenlerden hiçbirisine uymayıp Vergi Mahkemesince verilen kararın dayandığı hukuki ve yasal nedenler karşısında, anılan kararın bozulmasını gerektirir nitelikte görülmemektedir. Açıklanan nedenle temyiz isteminin reddi ile vergi mahkemesi kararının onanmasının uygun olacağı düşünülmektedir. Tetkik Hakimi ...'ın Düşüncesi: Temyiz dilekçesinde ileri sürülen iddialar, 2577 sayılı Kanunun 49. maddesi 1. fıkrasında sayılan bozma nedenlerine uymadığından, temyiz isteminin reddi ile kararın onanması gerektiği düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Hüküm veren Danıştay Onbirinci Dairesince işin gereği görüşüldü: Temyiz dilekçesinde ileri sürülen iddialar, bozulması istenilen kararın dayandığı gerekçeler karşısında, yerinde...