DAVA :Şirketin Fesih ve Tasfiyesi, Şirket Ortaklığından Çıkma, Kar Payı Alacağı DAVA TARİHİ : 08/11/2021 KARAR TARİHİ : 28/03/2022 YAZILDIĞI TARİH : 27/04/2022 Mahkememizde görülmekte olan Şirketin Fesih ve Tasfiyesi, Şirket Ortaklığından Çıkma, Kar Payı Alacağı davasının yapılan açık yargılaması sonunda, İDDİA :Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin 03/11/2006 tarihinden bu yana davalı şirketin %20 hisseli ortağı olduğunu, müvekkilinin, ortaklığın başladığı tarihten bugüne kadar şirketin iş ve işleyişiyle ilgili olarak diğer ortaklardan ve şirket yetkililerinden bilgi alamadığını, toplantılara çağrılmadığını, noter ihtarı sonrasında şirket kayıtlarında yapılan kısa ve yüzeysel bir incelemede dahi fiilen şirkette olmayan stokların kayden gözüktüğünün, şirketin finansal tablolarının gerçeği yansıtmadığının, şirketin defter ve kayıtlarının usulüne uygun tutulmadığının...
T.C. ANKARA 11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TÜRK MİLLETİ ADINA YARGILAMA YAPMAYA VE HÜKÜM VERMEYE YETKİLİ T.C. ANKARA 11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ KARAR ESAS NO : 2021/647 KARAR NO : 2022/249
DAVA :Şirketin Fesih ve Tasfiyesi, Şirket Ortaklığından Çıkma, Kar Payı Alacağı DAVA TARİHİ : 08/11/2021 KARAR TARİHİ : 28/03/2022 YAZILDIĞI TARİH : 27/04/2022
Mahkememizde görülmekte olan Şirketin Fesih ve Tasfiyesi, Şirket Ortaklığından Çıkma, Kar Payı Alacağı davasının yapılan açık yargılaması sonunda, İDDİA :Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin 03/11/2006 tarihinden bu yana davalı şirketin %20 hisseli ortağı olduğunu, müvekkilinin, ortaklığın başladığı tarihten bugüne kadar şirketin iş ve işleyişiyle ilgili olarak diğer ortaklardan ve şirket yetkililerinden bilgi alamadığını, toplantılara çağrılmadığını, noter ihtarı sonrasında şirket kayıtlarında yapılan kısa ve yüzeysel bir incelemede dahi fiilen şirkette olmayan stokların kayden gözüktüğünün, şirketin finansal tablolarının gerçeği yansıtmadığının, şirketin defter ve kayıtlarının usulüne uygun tutulmadığının izlendiğini, müvekkiline şirket ortağı olduğu tarihten bugüne kadar hiçbir şekilde kar payı dağıtımı yapılmadığını, diğer ortakların müvekkiline karşı tutum ve davranışları sebebiyle ortaklar arasındaki güven ilişkisinin sona erdiğini ve sürekli güvensizlik ortamı oluştuğunu, diğer ortakların kendi kusurlarıyla şirketin kuruluş gayesinin gerçekleşmesinde hukuki ve ekonomik imkansızlıklar yarattıklarını, şirket müdürü olan ortağın şirketi iyi idare edemediğini, TTKnun " 636. Maddesinde belirtilen davalı şirketin feshedilmesi için haklı sebeplerin oluştuğunu belirterek, davalı şirketin fesih ve tasfiyesine, tasfiye payının belirlenerek dava tarihinden itibaren işletilecek ticari avans faizi ile birlikte müvekkiline ödenmesine, müvekkilinin bugüne kadar ödenmeyen kar paylarının tespiti ile bu miktarın dava tarihinden itibaren işleyecek ticari avans faizi ile birlikte müvekkiline ödenmesine bu taleplerinin kabul görmemesi halinde, müvekkili ortağın şirket ortaklığından çıkmasına, belirlenecek çıkma payının tespiti ile, tespit edilen miktarın dava tarihinden itibaren işletilecek ticari avans faizi ile birlikte davalı şirketten tahsiline, şirketin yönetiminde özen yükümlülüğüne uyulmaması, ortaklık haklarının zedelenmesi, çıkma yada tasfiye payının tahsilinin sağlanması bakımından ihtiyati tedbir konulmasını, bu süreç içerisinde şirket yönetiminin tüm ortaklarının haklarının korunması bakımından kayyum eliyle yönetilmesi için kayyum atanmasına karar verilmesini talep etmiştir. SAVUNMA :Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle: davacının dava dilekçesinde davanın belirsiz alacak davası olduğunu belirtmişse de dava değerini hiç göstermediğini ve taleplerini somutlaştırmadığını, dava dilekçesinin HMK'nın 119. maddesinde yer alan zorunlu unsurları içermediğini, eksikliğin giderilmesi için davacıya süre verilerek harcın tamamlatılması aksi halde davanın açılmamış sayılmasına karar verilmes...