Davalı idarece muhtelif günlerde yapılan yoklamalarda faaliyetinigeçici olarak durduran davacının, faaliyetinin devam ettiği hususunda bir tespit yapılmadığı, aksine sürekli kapalı olduğunun tespit edildiğinin anlaşıldığı, bu durumda, mükellefiyet kaydı dışında ticari faaliyeti olduğu tespit edilemeyen davacıdan, vergi borçlusu olduğundan bahisle haciz suretiyle cebren vergi tahsil edilmesinin, elde edilmemiş bir kazanç ile yapılmamış mal ve hizmet tesliminin hukuka aykırı olarak vergilendirilmesi sonucunu doğuracağı hakkında.
Danıştay 4. Daire E. 1999/6042 K. 2000/754 T. 28.2.2000 AMME ALACAĞININ CEBREN TAHSİLİ DAVALI İDARECE MUHTELİF GÜNLERDE YAPILAN YOKLAMALARDA FAALİYETİNİ GEÇİCİ OLARAK DURDURAN DAVACININ, FAALİYETİNİN DEVAM ETTİĞİ HUSUSUNDA BİR TESPİT YAPILMADIĞI, AKSİNE SÜREKLİ KAPALI OLDUĞUNUN TESPİT EDİLDİĞİNİN ANLAŞILDIĞI, BU DURUMDA, MÜKELLEFİYET KAYDI DIŞINDA TİCARİ FAALİYETİ OLDUĞU TESPİT EDİLEMEYEN DAVACIDAN, VERGİ BORÇLUSU OLDUĞUNDAN BAHİSLE HACİZ SURETİYLE CEBREN VERGİ TAHSİL EDİLMESİNİN, ELDE EDİLMEMİŞ BİR KAZANÇ İLE YAPILMAMIŞ MAL VE HİZMET TESLİMİNİN HUKUKA AYKIRI OLARAK VERGİLENDİRİLMESİ SONUCUNU DOĞURACAĞI HAKKINDA. 6183/md. 54 Temyiz Eden : .... Vergi Dairesi Müdürlüğü Karşı Taraf: .... İstemin Özeti : Davacının muhtelif vergi borçlarının tahsili amacıyla 12.5.1998 gün ve Seri D1.506438 nolu haciz tutanağı ile taşınır malları üzerine haciz uygulanmıştır. .... Vergi Mahkemesi 14.9.1999 günlü ve E: 1999/279, K: 1999/503 sayılı kararıyla; 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun'un 54 ncü maddesinde, ödeme müddeti içinde ödenmeyen amme alacağının tahsil dairesince cebren tahsil olunacağı ve cebren tahsilin amme borçlusunun borcuna yetecek miktardaki malların haciz edilerek paraya çevrilmesi suretiyle yapılabileceği belirtildiği, aynı Kanunun 62 nci maddesinde de "Borçlunun mal bildiriminde gösterilen veya üçüncü şahıslar elindeki menkul malları ile gayrimenkullerinden alacak ve haklarından amme alacağına yetecek miktarda tahsil dairesince haczolunur" hükmü yer aldığı, olayda, dava dosyasının incelenmesinden; davacının 30.1.1990 günlü ve 4121 sayılı dilekçe ile faaliyetini 31.12.1989 tarihinden itibaren geçici olarak durdurduğunu, 22.9.1993 günlü dilekçe ile işyerinin kapalı olduğunu ve 25.7.1996 günlü dilekçe ile de 24.7.1996 tarihi itibarıyla işini tamamen terk ettiğini İdareye bildirdiği, davalı İdarece muhtelif günlerde yapılan yoklamalarda faaliyetini geçici olarak durduran davacının, faaliyetinin devam ettiği hususunda bir tespit yapılmadığı, aksine sürekli kapalı olduğunun tespit edildiğinin anlaşıldığı, bu durumda, mükellefiyet kaydı dışında ticari faaliyeti olduğu tespit edilemeyen davacıdan, vergi borçlusu olduğundan bahisle haciz suretiyle cebren tahsil olunan vergi, elde edilmemiş bir kazanç ile yapılmamış mal ve hizmet tesliminin hukuka aykırı olarak vergilendirilmesi sonucunu doğuracağından kamu alacağını süresi içinde ödenmesi nedeniyle uygulanan haciz işleminde isabet görülmediği gerekçesiyle haciz işleminin kaldırılmasına karar verilmiştir. Vergi Dairesi Müdürlüğü, yükümlünün ilgili dönemde kira ödemesinde bulunduğuna dair tespit bulunduğu, haciz işleminin dayanağını teşkil eden ödeme emirleriyle ilgili tebligat yapılamaması üzerine ilanen tebligat yapıldığı, uygulanan haciz işleminin kanun ve usule uygun olduğunu ileri sürerek kararın bozulmasını istemektedir. Savunmanın Özeti: Savunma verilmemiştir. Danıştay Savcısı ....'ın Düşüncesi: Temyiz dilekçesinde öne sürülen hususlar, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Yasası...