Davacının faiz geliri elde ettiği yolunda yapılmış hiçbir tespit bulunulmadığı gibi elde edildiği ileri sürülen faiz gelirinin de varsayımla hesaplandığı, bu duruma göre mücerret ipotek tesisinin faiz karşılığı borç para verildiğini göstermeyeceği hk.
Danıştay 4. Daire E. 1997/4239 K. 1998/4423 T. 19.11.1998 FAİZ GELİRİ MÜCERRET İPOTEK TESİSİ DAVACININ FAİZ GELİRİ ELDE ETTİĞİ YOLUNDA YAPILMIŞ HİÇBİR TESPİT BULUNULMADIĞI GİBİ ELDE EDİLDİĞİ İLERİ SÜRÜLEN FAİZ GELİRİNİN DE VARSAYIMLA HESAPLANDIĞI, BU DURUMA GÖRE MÜCERRET İPOTEK TESİSİNİN FAİZ KARŞILIĞI BORÇ PARA VERİLDİĞİNİ GÖSTERMEYECEĞİ HK. 213/md. 3 , 19 , 30 Temyiz Eden : ... Karşı Taraf : ... Vergi Dairesi Müdürlüğü İstemin Özeti : 1992 yılında gayrimenkul ipoteği karşılığı verdiği borç paradan dolayı elde ettiği faiz gelirini beyan etmediği ileri sürülen davacı adına inceleme raporuyla belirlenen matrah üzerinden re'sen gelir vergisi salınmış, fon hesaplanmış, ağır kusur cezası kesilmiştir. ... Vergi Mahkemesi 29.5.1997 günlü ve E: 1996/1587, K: 1997/642 sayılı kararıyla; davacı, söz konusu ipotek işleminin Yönetim Kurulu Başkanı ve ortağı bulunduğu şirketin ticari alacağını teminat altına almak gayesi ile tesis edildiği dolayısıyla menkul sermaye iradı elde edilmesinin söz konusu olmadığını iddia etmesine rağmen tapudaki ipotek işleminin şirket adına değil davacı adına tesis edilmesi ve büyük miktardaki borç paranın ancak yakın akrabalar arasında karşılıksız verileceği Danıştay içtihatlarından olduğundan ayrıca şirket tarafından bazı müşterilerle yapılan ipotek işlemine ait belge düzenlenmiş olması davacıyı sorumluluktan kurtarmayacağından yapılan tarhiyatın yerinde olduğu ancak davacının beyanı üzerinden fon hesaplanacağından fon payı ve bağlı cezada isabet görülmediği gerekçesiyle davanın kısmen reddine karar vermiştir. Davacı, yapılan tarhiyatın usul ve yasaya aykırı olduğunu ileri sürerek kararın bozulmasını istemektedir. Savunmanın Özeti : Yasal dayanaktan yoksun temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır. Danıştay Savcısı ...ın Düşüncesi : Uyuşmazlık, davacı adına 1992 takvim yılında ödünç para verme karşılığı elde ettiği menkul sermaye iradını beyan etmediğinden bahisle bulunan matrah farkı üzerinden salınan gelir vergisi ile ağır kusur cezasını tasdik eden mahkeme kararının bozulması istemine ilişkindir. Dosyada, davacının faiz geliri elde ettiği yolunda ipotek tesisinden başka bir belge bulunmadığı gibi, davacının yönetim kurulu üyesi bulunduğu ... A.Ş. ile taşınmazı üzerine ipotek tesis edilen ...'ün eşi ... arasında düzenlenen anlaşmadan ... kömür pazarlamak üzere bayilik verildiği ve verilen malların güvencesi olarak ... eşinin üzerine kayıtlı bulunan arsanın teminat olarak gösterildiği anlaşılmış olup, yapılan iş karşılığı ... A.Ş tarafından ... adına fatura düzenlendiği görüldüğünden ipoteğin iş ilişkisi nedeniyle tesis edildiği ve davacının kendi adına değil ortağı bulunduğu ... A.Ş adına hareket ettiği anlaşılmaktadır. Bu durumda, davacının ödünç para verme işleminden menkul sermaye iradı elde ettiği kabul edilemeyeceğinden aksi görüşle verilen mahkeme kararında isabet görülmemiştir. Açıklanan nedenlerle temyiz isteminin kabulü ile mahkeme kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir. Tetkik Hakimi ...ın Düşüncesi: O...