Alınan kredilere ilişkin faizlerin karşılık ayrılmak suretiyle kurum kazancından indirilip indirilemeyeceği, şüpheli hale gelen alacaklara ilişkin kdv'nin dikkate alınarak ayrılan karşılığın gider kaydedilip kaydedilemeyeceği hk.
Danıştay 4. Daire E. 2000/4037 K. 2000/5371 T. 20.12.2000 ŞÜPHELİ ALACAKLARDA KDV GİDER KAYDI ALINAN KREDİLERE İLİŞKİN FAİZLERİN KARŞILIK AYRILMAK SURETİYLE KURUM KAZANCINDAN İNDİRİLİP İNDİRİLEMEYECEĞİ, ŞÜPHELİ HALE GELEN ALACAKLARA İLİŞKİN KDV'NİN DİKKATE ALINARAK AYRILAN KARŞILIĞIN GİDER KAYDEDİLİP KAYDEDİLEMEYECEĞİ HK. 193/md. 40 213/md. 288 , 323 Temyiz Eden Taraflar: 1-... İlaç ve Hammaddeleri Sanayi A.Ş. Vekili : Av. ... 2-... Ticaret Vergi Dairesi Başkanlığı İstemin Özeti : Davacı şirketin 1994 yılı işlemlerinin incelenmesi sonucu düzenlenen raporda, alınan kredilere ilişkin henüz faiz tahakkuk ettirilmediği halde yıl sonunda bu faizleri karşılık ayırmak suretiyle kurum kazancından indirdiğinin, ayrıca şüpheli hale gelen alacaklara ilişkin katma değer vergisi dahil fatura tutarlarının dikkate alınarak ayrılan karşılığın gider kaydedildiğini belirtmesi üzerine davacı adına ikmalen kurumlar vergisi ve gelir (stopaj) vergisi salınmış, fon payı hesaplanıp, kusur ve ağır kusur cezaları kesilmiştir. ... Vergi Mahkemesi, 14.6.2000 günlü ve E: 2000/1, K: 2000/878 sayılı kararıyla; 193 sayılı Gelir Vergisi Kanunu'nun 40. maddesinin 1 nci bendinde, ticari kazancın elde edilmesi ve idame ettirilmesi için yapılan genel giderlerin safi kazancın tespitinde gider olarak kabul edileceğinin belirtildiği, davacı şirket tarafından alınan kredilerin uyuşmazlık konusu yılda vadesi dolmadığından, tahakkuk etmemiş bulunan faiz giderlerinin, karşılık ayrılmak suretiyle kurum kazancının tespitinde gider olarak dikkate alınmasının muhasebe kurallarına, safi karın tespitine, dönemsellik ve tahakkuk esaslarına aykırı olması nedeniyle kabul edilemeyeceği, Danıştay'ın da bu yönde kararları bulunduğu, diğer taraftan 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun 323 üncü maddesinde; ticari ve zirai kazancın elde edilmesi ve idame ettirilmesiyle ilgili olmak şartıyla; dava veya icra safhasında bulunan alacaklar ile yapılan protestoya veya yazı ile bir defadan fazla istenilmesine rağmen borçlu tarafından ödenmemiş bulunan dava ve icra takibine değmeyecek derecede küçük alacakların şüpheli alacak sayılacağı ve bunlar için değerleme gününün tasarruf değerine göre pasifte karşılık ayrılabileceği, bu karşılığın hangi alacaklara ait olduğunun karşılık hesabında gösterileceği ve şüpheli alacakların sonradan tahsil edilen miktarlarının tahsil edildikleri dönemde kar-zarar hesabına intikal ettirileceği, 3065 sayılı Katma Değer Vergisi Kanunu'nun 58 inci maddesinde, mükellefin vergiye tabi işlemleri üzerinden hesaplanan Katma Değer Vergisi ile mükellefçe indirilebilecek Katma Değer Vergisinin gelir ve kurumlar vergisi matrahlarının tespitinde gider olarak kabul edilmeyeceği hükmüne yer verildiği, bu düzenlemelere göre gerçek ve tüzel kişilerin tahsil edip, vergi dairesine yatırmakla sorumlu oldukları, gider olarak kabulü mümkün olmayan ve Devletin alacağı olan katma değer vergisinin bu haliyle şüpheli alacak kavramı içine sokulması ve üzerinden ayrılan karşılığın safi kazancı...