Tüzel kişilere yapılacak tebliğin yetkili kişilere yapılması gerektiği hk.
Danıştay 4. Daire E. 1997/4159 K. 1998/2365 T. 2.6.1998 TÜZEL KİŞİLERE YAPILACAK TEBLİĞ TÜZEL KİŞİLERE YAPILACAK TEBLİĞİN YETKİLİ KİŞİLERE YAPILMASI GEREKTİĞİ HK. 213/md. 94 Temyiz Eden : ... Mineral Tozları Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi Vekili : Av. ... Karşı Taraf : ... Vergi Dairesi Müdürlüğü İstemin Özeti : Davacı kurum adına 1994 ve 1995 yılları için özel usulsüzlük ve usulsüzlük cezaları kesilmiştir. ... Vergi Mahkemesi 18.6.1997 günlü ve E:1996/1534, K:1997/725 sayılı kararıyla; vergi mahkemelerinde dava açma süresinin otuz gün olduğu, dava konusu ihbarnameler 15.11.1996 gününde tebliğ edilmesine rağmen, 17.12.1996 gününde açılan davanın süresinde olmadığı gerekçesiyle davanın süre aşımı yönünden reddine karar vermiştir. Davacı kurum, kendilerine usulüne uygun bir tebligat yapılmadığını, ıttıla tarihine göre açılan davanın süresinde olduğunu ileri sürerek kararın bozulmasını istemektedir. Savunmanın Özeti: Temyiz isteminin reddi gerektiği yolundadır. Danıştay Savcısı ....'in Düşüncesi: Davacı şirketin, 1994-95 ve 96 yılları vergi beyanlarıyla ilgili olarak kesilip tebliğ edilen özel usulsüzlük cezalarına karşı açtığı davada, Vergi Mahkemesince verilen süre ret kararının temyizi davacı tarafından istenmiştir. İhtilaf konusu ceza ihbarnamelerine ilişkin tebliğ alındısının ilgili şirkete 15.11.1996 günü tebliğ edildiği halde, davanın 17.12.1996 tarihinde açılmış olması nedeniyle 2577 sayılı Yasanın 7 nci maddesinde düzenlenen vergi davalarıyla ilgili 30 günlük yasal sürenin geçirilmiş olduğu idarece iddia edilmiş ve Vergi Mahkemesi davayı bu gerekçeyle reddetmiştir. Ancak, dosyadaki tebliğ alındısının incelenmesinden; evrakın teslim edildiği şahsın adı ve soyadı belirtilmediği gibi, davacı şirketle ilişkisi olmayan başka bir şirkete ait kaşe vurulmak suretiyle üstünün paraflandığı anlaşılmaktadır. Oysa 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 94 üncü maddesinde, tebliğin mükelleflere, bunların kanuni temsilcilerine, umumi vekillerine veya vergi cezası kesilenlere yapılacağı, tüzelkişilere yapılacak tebliğin de bunların başkan, müdür veya kanuni temsilcilerine yapılacağı hükme bağlandığından, 15.11.1996 günlü tebliğin hukuken geçerli kabul edilmesine olanak yoktur. Bu durumda 7201 sayılı Tebligat Kanununun 32 nci maddesi uyarınca, muhatabın beyan ettiği tarih, tebliğ tarihi addolunacağından, ceza ihbarnamelerini 19.11.1996 günü tebellüğ ettiğini beyan eden davacının 17.12.1996 günü açtığı davada yasanın aradığı 30 günlük süre geçmemiş olduğundan, davanın süre aşımı nedeniyle reddinde hukuki isabet bulunmamaktadır. Açıklanan nedenlerle temyiz isteminin kabulü, Vergi Mahkemesi kararının bozulması gerekeceği düşünülmektedir. Tetkik Hakimi ....'ın Düşüncesi: Dava konusu ihbarnameler bir başka şirketin kaşesiyle isimsiz bir imzaya göre tebliğ edilmiştir. Bu durumda ıttıla tarihine göre açılan dava süresinde olduğundan, mahkeme kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Hüküm veren...