Yeniden değerleme sonucu doğan değer artış fonunun sermayeye ilave edilmesi halinde vergiye tabi tutulamayacağı hk.
Danıştay 4. Daire E. 1997/323 K. 1998/2083 T. 21.5.1998 YENİDEN DEĞERLEME DEĞER ARTIŞ FONU YENİDEN DEĞERLEME SONUCU DOĞAN DEĞER ARTIŞ FONUNUN SERMAYEYE İLAVE EDİLMESİ HALİNDE VERGİYE TABİ TUTULAMAYACAĞI HK. 213/md. 298 3568/md. 12 Temyiz Eden : ... Vergi Dairesi Müdürlüğü Karşı Taraf : ... Madencilik Endüstri ve Tic. A.Ş. İstemin Özeti: 1991 yılı işlemleri sınırlı olarak incelenen davacı şirketin yeniden değerleme sonucu doğan değer artış fonunun sermayeye eklenmesine ilişkin işlemlerinin yeminli mali müşavir tarafından tasdik edilmediği ileri sürülerek söz konusu değer artış fonunun ortaklara dağıtıldığı kabul edilmek suretiyle belirlenen matrah farkı üzerinden ikmalen kurumlar vergisi salınmış, fon hesaplanmış, kusur cezaları kesilmiştir. .... Vergi Mahkemesi 11.6.1996 günlü ve E: 1995/74, K: 1996/1382 sayılı kararıyla; 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun 298 inci maddesinde yeniden değerleme sonucu doğan değer artışının kanunda belirtilen koşullarla sermayeye ilave edilmesi halinde vergiye tabi tutulamayacağı, buna karşın değer artış fonunun sermayeye ilave dışında herhangi bir suretle başka bir hesaba nakledilmesi veya işletmeden çekilmesi durumunda bu işlemin yapıldığı dönem kazancı sayılarak vergiye tabi tutulacağının belirtildiği, 3568 sayılı Kanunun verdiği yetkiye dayanılarak çıkarılan tebliğ ile yükümlülerin istisna ve indirimlerden yararlanabilmelerinin yeminli mali müşavir tasdik raporuna bağlı tutulduğu, yükümlülerin adına tarhiyat yapılabilmesi için beyan dışı bırakılan kazanç ve iratların olduğunun saptanması gerektiği, olayda davalı idareci, yapılmış böyle bir tespit bulunmadığı gibi yeminli mali müşavir raporunun dosyada yer aldığı gerekçesiyle tarhiyatın kaldırılmasına karar vermiştir. Davalı İdare, 3568 sayılı Kanun ve Kanuna dayanılarak çıkarılan yönetmelik ve tebliğlere uygun olarak yapılan tarhiyatın yerinde olduğunu ileri sürmekte, kararın bozulmasını istemektedir. Savunmanın Özeti: Yasal dayanaktan yoksun bulunan temyiz isteminin reddi gerektiği yolundadır. Danıştay Savcısı ....'in Düşüncesi: Temyiz dilekçesinde öne sürülen hususlar, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Yasasının 49. maddesinin 1. fıkrasında belirtilen nedenlerden hiçbirisine uymayıp vergi mahkemesince verilen kararın dayandığı hukuki ve yasal nedenler karşısında, anılan kararın bozulmasını gerektirir nitelikte görülmemektedir. Açıklanan nedenle temyiz isteminin reddi ile vergi mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir. Tetkik Hakimi ....'ın Düşüncesi: Temyiz dilekçesinde öne sürülen hususlar, temyize konu mahkeme kararının bozulmasını sağlayacak nitelikte bulunmadığından temyiz isteminin reddi gerektiği düşünülmektedir. TÜRK MİLLET ADINA Hüküm veren Danıştay Dördüncü Dairesince gereği görüşüldü: Temyiz dilekçesinde ileri sürülen iddialar, bozulması istenilen kararın dayandığı gerekçeler karşısında, yerinde ve kararın bozulmasını sağlayacak durumda görülmemiştir. Bu nedenle, temyiz isteminin reddine 21.5.1998 gününde oybirliğiyle karar verildi. --...