Tebliğ evrakının teslimi esnasında tebliğ yapılan muhatap ile tebliği yapan memurun, tebliğ evrakının her bir nüshasına birlikte tarih koyup isimleri ile birlikte imzalamalarının şart olduğu, bu şartlara uyulmaması halinde yapılacak tebliğin usulsüz tebliğ olacağı hk.
Danıştay 4. Daire E. 1996/5631 K. 1997/2750 T. 25.9.1997 USULSÜZ TEBLİĞ TEBLİĞ EVRAKININ TESLİMİ ESNASINDA TEBLİĞ YAPILAN MUHATAP İLE TEBLİĞİ YAPAN MEMURUN, TEBLİĞ EVRAKININ HER BİR NÜSHASINA BİRLİKTE TARİH KOYUP İSİMLERİ İLE BİRLİKTE İMZALAMALARININ ŞART OLDUĞU, BU ŞARTLARA UYULMAMASI HALİNDE YAPILACAK TEBLİĞİN USULSÜZ TEBLİĞ OLACAĞI HK. 213/md. 93 , 102 , 107 Temyiz Eden : ... Karşı Taraf : ... Vergi Dairesi Başkanlığı İstemin Özeti : 1990 yılı için davacı adına vergi inceleme raporuna dayanılarak re'sen gelir vergisi salınmış, ağır kusur cezası kesilmiştir. ... Vergi Mahkemesi 18.9.1996 günlü ve E:1996/220, K:1996/1874 sayılı kararıyla; davacı adına düzenlenen ihbarnamenin 29.12.1995 tarihinde davacının bilinen adresinde eşine tebliğ edildiği, davanın ise 5.2.1996 tarihinde otuz günlük yasal süre geçirildikten sonra açıldığının anlaşıldığı gerekçesiyle, davanın süre aşımı yönünden reddine karar verilmiştir. Davacı, ihbarnamelerin kendisine 8.1.1996 tarihinde tebliğ edildiğini ileri sürerek kararın bozulmasını istemektedir. Savunmanın Özeti: Temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır. Danıştay Savcısı ...'ın Düşüncesi: Yükümlü adına 1990 yılı için salınan gelir vergisi ile kesilen kaçakçılık cezasına karşı açılan davayı süre aşımı nedeniyle reddeden Vergi Mahkemesi kararı temyiz edilmektedir. 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 107 nci maddesinde, Maliye Bakanlığının tebliğleri posta yerine memur vasıtasıyla da yaptırmaya yetkili olduğu, bu madde hükmünün uygulanmasında bu kısımdaki tebliğ esaslarına uyulacağı hükme bağlanmış; aynı Kanunun 102 nci maddesinde ise, tebliğ olunacak evrakı muhtevi zarfın posta idaresince muhatabına verileceği, keyfiyet muhatap ve posta memuru tarafından taahhüt ilmühaberine tarih ve imza konulmak suretiyle tespit olunacağı belirtilmiş bulunmaktadır. Olayda, Vergi Dairesince tanzim edilen 29.12.1995 günlü vergi ve ceza ihbarnamesinin memur eliyle ikametgah adresinde eşine tebliğ edildiği ihtilafsız olup davalı idarenin savunma yazısına ekli tebliğ alındısı örneğinde tebliğ tarihinin 29.12.1995 olarak yazılıp imzalandığı görülmekte ise de, temyiz dilekçesine ekli tebliğ zarfı örneğinin üzerinde imza ve tarihin yazılı olmadığı, üst kısımda "08.01.1996 teslim" yazılı olduğu görülmektedir. Bu durumda yükümlünün elinde bulunan tebliğ zarfında tebligatın kime ve hangi tarihte yapıldığına ilişkin bir bilgi yer almadığına göre, tebliğ evrakının usulüne uygun düzenlenmediği sonucuna varıldığından, yükümlünün tebliğ tarihi olarak belirttiği 8.1.1996 tarihinin esas alınması ve bu tarihe göre 5.2.1996 gününde açılan davanın süresinde açıldığının kabulü gerekmektedir. Açıklanan nedenle temyiz isteminin kabulü ile Vergi Mahkemesi kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir. Tetkik Hakimi ...'ın Düşüncesi: Temyiz dilekçesinde öne sürülen hususlar, temyize konu mahkeme kararının bozulmasını sağlayacak nitelikte bulunmadığından temyiz isteminin reddi gerektiği düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Hüküm veren Danıştay Dördüncü...