Mahkememizde görülmekte olan tazminat davasında yapılan açık yargılaması sounda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili mahkememize vermiş olduğu dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin davalının... markalı ürünlerinin Adapazarı bölgesindeki tek satıcısı ve dağıtıcısı olduğunu, 1998 yılında başlayan tek satıcılık ilişkilerinin olduğunu, sözleşmeler ile istenen bütün şartların yerine getirildiğini, kusursuz hizmete rağmen 13/08/2003 tarihinde yapılan son mal sevkiyatından sonra müvekkiline davalı şirketin mal göndermemeye başladığını, sözleşmenin de feshedilmemesi nedeniyle müvekkili şirketin mevcut fiziki yatırımlarını faal tutmak zorunluluğu ile oluşan zararı kendi özvarlıklarından karşılamaya çalıştığını, müvekkili şirketin Sakarya 5. Noterliğinden gönderdiği 20/02/2004 tarihli ihtarname ile mal sevkiyatı yapılmasını bir kez daha ihtar etmesine rağmen davalının İzmir 25. Noterliğinden...
T.C. İZMİR 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2019/329 Esas KARAR NO : 2022/444
DAVA : Tazminat (Portföy tazminatı) DAVA TARİHİ : 21/05/2004 KARAR TARİHİ : 31/05/2022
Mahkememizde görülmekte olan tazminat davasında yapılan açık yargılaması sounda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili mahkememize vermiş olduğu dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin davalının... markalı ürünlerinin Adapazarı bölgesindeki tek satıcısı ve dağıtıcısı olduğunu, 1998 yılında başlayan tek satıcılık ilişkilerinin olduğunu, sözleşmeler ile istenen bütün şartların yerine getirildiğini, kusursuz hizmete rağmen 13/08/2003 tarihinde yapılan son mal sevkiyatından sonra müvekkiline davalı şirketin mal göndermemeye başladığını, sözleşmenin de feshedilmemesi nedeniyle müvekkili şirketin mevcut fiziki yatırımlarını faal tutmak zorunluluğu ile oluşan zararı kendi özvarlıklarından karşılamaya çalıştığını, müvekkili şirketin Sakarya 5. Noterliğinden gönderdiği 20/02/2004 tarihli ihtarname ile mal sevkiyatı yapılmasını bir kez daha ihtar etmesine rağmen davalının İzmir 25. Noterliğinden gönderdiği 12/03/2004 tarihli ihtarname ile "taraflar arasında tek elden dağıtım sözleşmesinin varlığı kabul edilmesine rağmen sözleşmenin görülen lüzum üzerine karşılıklı olarak fesh edildiği, mal sevkiyatını gerektirecek ticari ilişkinin kalmadığı" iddiasıyla sevkiyat talebinin reddedildiğini, mal sevkiyatında sorun olmadığı dönemde aylık satış cirolarının 300 Milyar TL olduğu, %10 kar marjında müvekkili şirketin kar kaybının 30 milyar TL civarında olduğunu, davacı şirketin sahip olduğu binayı sırf bayiliğe hasettiğini, binanın başka alanlarda kullanılmadığı için kira gelirlerinden yoksun kaldığını, sözleşmenin haksız yere feshiyle davacının tüm müşteri portföyünü ve ticari itibarını yitirdiğini, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 26.000 TL nin dava tarihi itibariyle faizi ile birlikte tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. CEVAP : Davalı vekili mahkememize vermiş olduğu cevap dilekçesinde özetle; taraflar arasındaki sözleşmenin davacı deposunda bulunan sağlam ve satılabilir ürünlerini müvekkili şirkete iade faturaları keşide ederek iade ettiğini ve taraflar arasındaki ilişkinin karşılıklı olarak sona erdiğini, taraflar arasındaki sözleşme süre sonunda feshedilmezse belirsiz süreli hale gelmesinin mümkün olmadığını, sözleşmenin 13. Maddesinin b bendinde sözleşmenin bu durumlarda aynı şartlarda bir yıl daha uzatılmış olacağının kararlaştırıldığını, bu nedenle davacı tarafın sözleşmenin 2005 yılı Mayıs ayına kadar devam etmesi gerektiği konusundaki hesaplama şeklinin yanlış olduğunu, davacı şirketin atıl yatırımları ile ilgisinin bulunmadığını, davacı şirkete yatırımlarının yapılması ile ilgili bir zorlama yapılmadığını, kira kaybını talep edemeyeceğini, davacı şirkete herhangi bir borçlarının bulunmadığını belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLER: Sözleşmeler, ihtarnameler, tarafların ticari defter ve kayıtları, keşif, SGK kayıtları dosya arasına ...