193 sayılı gelir vergisi kanununun 40'ıncı maddesinin 1'inci fıkrasının 1'inci bendi kapsamında götürü gider indiriminden yararlanmak için belgesi temin edilemeyen bir harcamanın olduğu veya bu harcamanın muhasebe kayıtlarına intikal ettirildiğinin davacı tarafından ispat edilmesinin gerekmediği hakkında.
Danıştay 3. Daire E. 2016/9331 K. 2017/9258 T. 14.12.2017 GÖTÜRÜ GİDER İNDİRİMİ 193 SAYILI GELİR VERGİSİ KANUNUNUN 40'INCI MADDESİNİN 1'İNCİ FIKRASININ 1'İNCİ BENDİ KAPSAMINDA GÖTÜRÜ GİDER İNDİRİMİNDEN YARARLANMAK İÇİN BELGESİ TEMİN EDİLEMEYEN BİR HARCAMANIN OLDUĞU VEYA BU HARCAMANIN MUHASEBE KAYITLARINA İNTİKAL ETTİRİLDİĞİNİN DAVACI TARAFINDAN İSPAT EDİLMESİNİN GEREKMEDİĞİ HAKKINDA. 193/md. 40 İstemin Özeti: Davacı adına, ihracat faaliyetleri kapsamında yurtdışında belgesiz hiçbir harcaması bulunmadığı halde götürü gider olarak hesaplanan tutarın kurum kazancından indirim konusu yapıldığı ve aktifleştirilmesi gereken araştırma ve geliştirme harcamalarının doğrudan gider kaydedilerek kurum kazananın eksik beyan edildiğinden bahisle 2009 yıl için ikmalen salınan kurumlar vergisi ile tekerrür hükümlerinin uygulanması suretiyle artırılarak kesilen bir kat vergi ziyaı cezasına karşı açılan davayı; davacı hakkında düzenlenen vergi inceleme raporu ekinde yer alan tutanakta, inceleme elemanı tarafından ihracat faaliyetleri kapsamında yurt dışında yapmış oldukları belgesiz veya belgesi temin edilemeyen herhangi bir giderlerinin bulunup bulunmadığının sorulması üzerine davacı şirket yetkililerince, şirketin ihracat faaliyetleri kapsamında yurt dışında belgesiz ya da belgesi temin edilmeyen bir harcamasının bulunmadığı hususunun ikrar ve beyan edilmesi sebebiyle kurum kazancından hasılatın binde beşi oranında götürü gider indiriminden faydalanılmasının mümkün olmadığı, davacı tarafından, araştırma ve geliştirme (Ar-Ge) projelerinin tamamlanması beklenmeden, yapıldığı yılda kurum kazancının tespitinde doğrudan gider olarak dikkate alınan harcamaların aktifleştirilerek amortisman yoluyla itfa edilmesi gerektiğinden, bu şekilde yapılan hesaplama sonucu ilgili dönemde kurum kazancından düşülmesi gereken tutardan hareketle bulunan matrah farkının hukuka uygun olduğu, davacı adına, 2006 yılının Ocak ila Mart dönemleri için kesilen ve dava açılmayarak kesinleşen vergi ziyaı cezasından dolayı tekerrür hükümleri uygulanmak suretiyle artırılan kısmında hukuka aykırılık görülmediği gerekçesiyle reddeden Bursa 1. Vergi Mahkemesinin 28.3.2013 gün ve E:2011/1428, K:2013/293 sayılı kararının; tarhiyatın götürü giderden kaynaklanan matrah farkına isabet eden kısmı yönünden davanın reddi yolundaki hüküm fıkrasına yöneltilen temyiz istemini reddeden, Ar-Ge faaliyetlerinin başarısızlıkla sonuçlanması nedeniyle 2009 yılında tamamlanarak herhangi bir iktisadi kıymetin veya gayri maddi hakkın oluşmadığı L38 projesi nedeniyle katlanılan giderlerin doğrudan gider yapılabileceğinden, tarhiyatın söz konusu projeden kaynaklanan kısmı yönünden davanın reddine ilişkin hüküm fıkrasını ise bozan Danıştay 3. Dairesinin 23.12.2015 gün ve E:2014/802, K:2015/10061 sayılı kararının; davacı tarafından, Danıştayın yerleşik içtihadıyla ihracat hasılatı tartışmasız olan mükellefin bu hasılatının binde beşine isabet eden götürü gider indiriminden faydalandırılması gerektiği, kanunun belgeli veya ...