Konusunun görevli yargı yerinin belirlenmesi açısından muğlaklık arz ettiği durumlarda davanın hangi mahkemede açılacağının tespitinin davacıdan beklenilmesinin hakkaniyete uygun düşmeyeceği, davanın bu belirsizlik sonucunda süreaşımı yönünden reddedilmesinin, mahkemeye erişim hakkının özünü ortadan kaldırarak, avrupa insan hakları sözleşmesinin ihlali anlamına geleceği hakkında.
Danıştay 3. Daire E. 2013/5292 K. 2015/42 T. 21.1.2015 GÖREVSİZLİK SEBEBİYLE REDDEDİLEN DAVA DAVA AÇMA SÜRESİ KONUSUNUN GÖREVLİ YARGI YERİNİN BELİRLENMESİ AÇISINDAN MUĞLAKLIK ARZ ETTİĞİ DURUMLARDA DAVANIN HANGİ MAHKEMEDE AÇILACAĞININ TESPİTİNİN DAVACIDAN BEKLENİLMESİNİN HAKKANİYETE UYGUN DÜŞMEYECEĞİ, DAVANIN BU BELİRSİZLİK SONUCUNDA SÜREAŞIMI YÖNÜNDEN REDDEDİLMESİNİN, MAHKEMEYE ERİŞİM HAKKININ ÖZÜNÜ ORTADAN KALDIRARAK, AVRUPA İNSAN HAKLARI SÖZLEŞMESİNİN İHLALİ ANLAMINA GELECEĞİ HAKKINDA. 2577/md. 7 İstemin Özeti : Davacı şirketin, 5811 sayılı Kanun?dan yararlanmak istemiyle yaptığı başvurunun reddine ilişkin 15.02.2010 tarih ve 5900 sayılı işlemin iptali istemiyle açılmıştır. Manisa Vergi Mahkemesi 07.12.2012 gün ve E:2012/879, K:2012/1047 sayılı kararıyla; davacı şirketin 5811 sayılı Bazı Varlıkların Milli Ekonomiye Kazandırılması Hakkında Kanundan yararlanmak istemiyle yaptığı başvurunun reddine yönelik dava konusu 15.02.2010 tarih ve 5900 sayılı işlemin tebliğ edildiği 19.02.2010 tarihinden itibaren 30 günlük yasal süre geçirilerek 29.03.2010 tarihinde açılan davanın esasının incelenme olanağı bulunmadığı gerekçesiyle davayı süre aşımı yönünden reddetmiştir. Davacı tarafından, olağan ve genel vergi kanunlarının ötesinde bir düzenleme olan 5811 sayılı Kanun?un uygulama şekli, zamanı, yararlanma koşulları ve kapsamının mükelleflerde ciddi tereddütlere sebebiyet verdiği ileri sürerek kararın bozulması istenmiştir. Tetkik Hakimi : ..................... Düşüncesi : Davacı tarafından dava konusu edilen işlemin hangi mahkemenin görevine girdiği hususunun idare mahkemesince dahi tespit edilemediği, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesinin Mesutoğlu-Türkiye kararı persektifinde değerlendirildiğinde mahkeme kararının bozulması gerektiği düşünülmüştür. TÜRK MİLLETİ ADINA Hüküm veren Danıştay Üçüncü Dairesince işin gereği görüşülüp düşünüldü: Türkiye Cumhuriyet Anayasası'nın 90'ıncı maddesinin 5'inci fıkrasında, usulüne göre yürürlüğe konulmuş milletlerarası andlaşmaların kanun hükmünde olduğu, bunlar hakkında Anayasaya aykırılık iddiası ile Anayasa Mahkemesine başvurulamayacağı, usulüne göre yürürlüğe konulmuş temel hak ve özgürlüklere ilişkin milletlerarası andlaşmalarla kanunların aynı konuda farklı hükümler içermesi nedeniyle çıkabilecek uyuşmazlıklarda milletlerarası andlaşma hükümlerinin esas alınacağı belirtilmiştir. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun dava açma süresi başlıklı 7'nci maddesinin 1'inci fıkrasında, dava açma süresinin, özel kanunlarında ayrı süre gösterilmeyen hallerde Danıştay?da ve idare mahkemelerinde altmış ve vergi mahkemelerinde otuz gün olduğu hükme bağlanmıştır. Davanın, davacı şirketin 5811 sayılı Bazı Varlıkların Milli Ekonomiye Kazandırılması Hakkında Kanun'dan yararlanmak istemiyle yaptığı başvurunun reddine ilişkin 15.02.2010 tarih ve 5900 sayılı işlemin iptali istemiyle dava açma süresi içerisinde ilk önce Manisa İdare Mahkemesi nezdinde dava açıldığı, davayı inceleyen Manisa İdare Mahkemesinin 02.06.2011 gün ve E:201...