Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle: müvekkili tarafından davalı borçluya 2 adet satış yapıldığını, dava dilekçesi ekinde sunulan faturalardan da tespit edileceği üzere satışlardan bir tanesinin ... plakalı ... marka aracın satışına ilişkin olduğunu, müvekkili tarafından satış ve devir gerçekleştiği halde davalı tarafından hiç ödeme yapılmadığını, yine aynı şekilde söz konusu satış için müvekkili tarafından ... nolu ve ... tarihli fatura düzenlenip davalıya tebliğ edildiğini ve müvekkilinin ticari defterlerine de işlendiğini, ... tarihinde düzenlenen ... nolu fatura ile de ... ada ... parsel üzerinde kayıtlı bulunan ... nolu bağımsız bölümün mülkiyetinin müvekkili tarafından davalıya satıldığını ancak satış bedeli karşılığı olan bedelin müvekkiline ödenmediğini, bunun üzerine...
T.C. ANTALYA 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2022/58 KARAR NO : 2022/384 DAVA : İtirazın İptali DAVA TARİHİ : 21/01/2022 KARAR TARİHİ : 11/05/2022
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle: müvekkili tarafından davalı borçluya 2 adet satış yapıldığını, dava dilekçesi ekinde sunulan faturalardan da tespit edileceği üzere satışlardan bir tanesinin ... plakalı ... marka aracın satışına ilişkin olduğunu, müvekkili tarafından satış ve devir gerçekleştiği halde davalı tarafından hiç ödeme yapılmadığını, yine aynı şekilde söz konusu satış için müvekkili tarafından ... nolu ve ... tarihli fatura düzenlenip davalıya tebliğ edildiğini ve müvekkilinin ticari defterlerine de işlendiğini, ... tarihinde düzenlenen ... nolu fatura ile de ... ada ... parsel üzerinde kayıtlı bulunan ... nolu bağımsız bölümün mülkiyetinin müvekkili tarafından davalıya satıldığını ancak satış bedeli karşılığı olan bedelin müvekkiline ödenmediğini, bunun üzerine davalı hakkında Antalya İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasıyla taraflar arasındaki anlaşmaya, düzenlenen ve itiraz edilmeyerek kesinleşen fatura alacaklarına binaen genel haciz yoluyla takip yapıldığını, davalının borca itiraz ederek takibi durdurduğunu, borçlu davalının böyle bir borçlarının olmadığını iddia etmekte ise de; taraflrınca yapılan satışlara ilişkin olarak noter senetleri ile tapu devrine ilişkin resmi evraklar, düzenlenen ve itiraz edilmeyen faturalar ile müvekkilinin banka hesapları ve ticari defterleri ile borcunun ödenmediğinin sabit olduğunu belirterek davanın kabulüne, haksız itirazın iptaline alacağın % 20'sinden az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle: işbu davanın Asliye Ticaret Mahkemelerinde görülemeyeceğini, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (bundan sonra "TTK") 4. maddesinin birinci fıkrasında bir davanın ticari olabilmesi için her iki tarafın ticari işletmesini ilgilendirmesi veya aynı fıkranın devamında sayılan hususlardan olması gerektiğini, eldeki olayın oaşınmaz ve araç satımına ilişkin olmakla birlikte ticari bir satım söz konusu olmadığını, söz konusu taşınmazın ve aracı tacir sıfatıyla almadığı gibi karşı taraf da tacir sıfatıyla satım yapmadığını, faturaların kendisi ile ilgilisi olmadığını, aynı zamanda faturaların kendisine tebliğ de edilmediğini, taşınmaz ve araç satımının olduğu tarihte veya daha sonrasında herhangi bir vergi açılışı, şahıs şirketi veya ticari işletmesi de olmadığını, kendisinin tacir olmadığını, ayrıca ticari davalarda arabuluculuk şartının söz konusu olmadığını, dava açıldığında davacı tarafın arabuluculuk tutanağını da sunmadığını, ayrıca 3 yıl sonra bu takibin başlatılmasında davacı tarafın kötü niyetli olduğunu, bu durumda zaman aşımı definde bulunduğunu belirterek davanın...