Kanuni temsilcilerin sorumluluğunun değerlendirilebilmesi için hangi dönemde kanuni temsilci olduğunun ve şirketin hangi vergi ödevinin ve ne suretle yerine getirilmediğinin tespiti gerektiği hk.
Danıştay 3. Daire E. 2008/754 K. 2009/1855 T. 28.5.2009 KANUNİ TEMSİLCİLERİN SORUMLULUĞU KANUNİ TEMSİLCİLERİN SORUMLULUĞUNUN DEĞERLENDİRİLEBİLMESİ İÇİN HANGİ DÖNEMDE KANUNİ TEMSİLCİ OLDUĞUNUN VE ŞİRKETİN HANGİ VERGİ ÖDEVİNİN VE NE SURETLE YERİNE GETİRİLMEDİĞİNİN TESPİTİ GEREKTİĞİ HK. 213/md. 10 İstemin Özeti: ...... Anonim Şirketinin Ocak-Aralık 2002 dönemine ilişkin vergi borçlarının tahsili amacıyla davacı adına düzenlenen ödeme emirlerine karşı açılan davayı; 213 sayılı Yasanın 10'uncu maddesinde kanuni temsilcilerin vergi alacağından sorumluluğunun, alacağın vergi yükümlüsü ya da sorumlusunun varlığından tamamen veya kısmen tahsiline olanak bulunmadığının anlaşılması ve kanuni temsilcilerin vergilendirme ile ilgili ödevleri yerine getirmemeleri koşuluna bağlandığı, davacı iddialarının araştırılması ve şirketin isim hakkı satış bedelinin vergi borçlarını karşılayıp karşılamadığının tespiti amacıyla verilen ara kararı uyarınca Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonunca gönderilen cevabi yazıdan, ...... Anonim Şirketinin, Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonuna devredilmediği, sadece kurumun borçlusu olduğu, kurum tarafından şirketin mal, hak ve varlıklarının haczedilerek ...... YTL bedelle satıldığının anlaşıldığı, 6183 sayılı Yasanın 75'inci maddesine göre borçlunun haczi caiz malı olmadığı veya bulunan malların satış bedeli borcu karşılamadığı takdirde borçlunun aciz halinde sayılacağı düzenlendiğinden, mal, hak ve varlıklarının satış bedeli olan ...... YTL'nın ...... YTL tutarındaki vergi borcunu karşılamasına olanak bulunmayan şirketin aciz halinde olduğu sonucuna varıldığı, bu durumda 7.1.1999-6.10.2003 tarihlerinde şirket ortağı ve müdürü olan davacı adına şirketten tahsil edilemeyen kamu alacağının tahsili amacıyla düzenlenen ödeme emirlerinin hukuka uygun görüldüğü gerekçesiyle reddeden İzmir 4. Vergi Mahkemesinin 18.12.2007 gün ve E:2007/172, K:2007/1373 sayılı kararının; Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu tarafından tahsil edilen satış bedelinin vergi borçlarına mahsubu gerekirken, bu yola gidilmediği, idarece kamu alacağı nedeniyle birçok kanuni temsilci ve ortağın birlikte takip edilmeye çalışıldığı, halen ligde oynayan bir futbol takımı, ticari anlamda değer ifade eden bir ismi ve oynanan maçlarla çeşitli organizasyonlardan elde ettiği gelirleri bulunan şirketin aciz halinde olduğunun kabul edilemeyeceği, nitekim idarece aciz fişi düzenlenmediği, yönetim kurulu üyeliğinin temsile dayalı olduğu, borçlu şirketle gerçek bir ortaklık bağı bulunmadığı ileri sürülerek bozulması istenmiştir. Savunmanın Özeti: Temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmuştur. Tetkik Hakimi'nin Düşüncesi: Vergi borçlusu anonim şirketten tahsil olanağı kalmayan kamu alacağının tahsili amacıyla davacı adına 213 sayılı Yasanın 10'uncu maddesi uyarınca düzenlenen ödeme emirlerine karşı açılan davayı reddeden vergi mahkemesi kararının, davacının 15.5.2000-18.5.2001 döneminde ve 1.5.2002 tarihinden sonra şirketi temsil ve ilzama yetkili olduğu göz önünde bulundurularak davacının sorum...