Mahkememizde görülmekte olan Alacak davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin yurtdışında çalıştığı dönemde kazandığı birikiminin değerlendirilmesi ve her istediği zaman geri alabileceği kârlı bir yatırıma dönüştürmek için davalılara bir belge karşılığında 1996 tarihinde 300.000 DM yatırdığını ve bu paranın yatırdığında paranın her istediği anda geri alabileceği ve yüksek oranda kâr edebileceği taahhüdünde bulunduğunu, davalının bankacılık kanun hükümlerini ihlal ettiğini, davalıların sermaye piyasası kanununa, diğer kanun hükümlerine aykırı olarak hisse senetlerinin izinsiz halka arz edildiğini, bu hususların resmi kurumlarca tutulan raporlarda açıkça belirlendiğini, müvekkilinin şirketin ortağı yapılmasının hukuken mümkün olmadığını, davalıların müvekkiline ve diğer mağdurlara sadece ortaklık durum belgesi ve ya...
T.C. BAKIRKÖY 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2018/1205 Esas KARAR NO : 2019/306
DAVA : Alacak DAVA TARİHİ : 05/12/2018 KARAR TARİHİ : 12/03/2019 KARAR YAZIM TARİHİ: 08/04/2019 Mahkememizde görülmekte olan Alacak davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin yurtdışında çalıştığı dönemde kazandığı birikiminin değerlendirilmesi ve her istediği zaman geri alabileceği kârlı bir yatırıma dönüştürmek için davalılara bir belge karşılığında 1996 tarihinde 300.000 DM yatırdığını ve bu paranın yatırdığında paranın her istediği anda geri alabileceği ve yüksek oranda kâr edebileceği taahhüdünde bulunduğunu, davalının bankacılık kanun hükümlerini ihlal ettiğini, davalıların sermaye piyasası kanununa, diğer kanun hükümlerine aykırı olarak hisse senetlerinin izinsiz halka arz edildiğini, bu hususların resmi kurumlarca tutulan raporlarda açıkça belirlendiğini, müvekkilinin şirketin ortağı yapılmasının hukuken mümkün olmadığını, davalıların müvekkiline ve diğer mağdurlara sadece ortaklık durum belgesi ve ya tahsilat makbuzu ibareli belge verdiğini, söz konusu paranın yıllık en az %20 kâr payı alınacağı ve paranın batma tehlikesinin olmadığını belirterek alındığını, müvekkiline verilen belgenin hisse senedi ve ya ortaklık belgesi olmadığını, bu nedenle de ortaklık ilişkisinden bahsedilemeyeceğini, müvekkiline teslim edilmiş bir hisse senedinin olmadığını, kanuna uygun surette kurulmuş bir ortaklık ilişkisinin bulunmadığını bu nedenle de fazlaya dair hakları saklı kalmak kaydıyla davalılara verilen 300.000 DM'nin bugünkü karşılığı olan 292.970,24 TL'lik alacağının şimdilik 6.500,00 TL'lik kısmının ödendiği tarih itibari ile işleyecek ticari faizi ile müvekkiline ödenmesine, müvekkili ile davalı şirket arasında geçerli bir ortaklık ilişkisinin bulunmadığının tespitini ve yatırım ilişkisinin TTK, SPK bankalar kanununa ve diğer mevzuata aykırı şekilde kurulan yatırım ilişkisinin hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalılar vekili cevap dilekçesinde özetle; Davalı ... İnş Tarım A.ş yönünden mahkemenin yetkili olmadığını, davalılar arasında mecburi ve ihtiyadi dava arkadaşlığının bulunmadığını, davacı ile davalı ... İnş A.ş ve ...... A.ş arasında ortaklık ilişkisinin bulunduğunu, davacı, davalı şirketlerde pay sahibi olması nedeniyle uygulanması gereken kanun maddelerinin TTK 329 ve 405 maddeler olduğunu ve buna göre de hisse bedellerinin davacıya iade edilmesinin mümkün olmadığını, davacı ve diğer davalılar arasında herhangi bir hukuki ilişki bulunmadığından ikame edilen davanın husumetten reddedilmesi gerektiğini, davacının ortaklık payı, şirket pay defterine kaydedildiğinden SPK ve TTK hükümlerine göre ortaklık sıfatını kazandığını, şirkette ortak olması sebebiyle de davadaki taleplerinin TTK 329 maddesine aykırı olduğunu, davacının kendisinin kandırılarak hile ve desislerle ortak yapıldığı yönündeki iddialarının da hukuki değerinin olmadığını zira BK 31 maddesine g...