Dijital Yargı

Hukuk Platformu

ANA MENÜ

  • Dashboard

ARAÇLAR

  • Karar AraHybrid
  • Detaylı İçtihat
  • Dilekçe Üret
  • Mevzuat6 tür
  • DoktrinYakında

HESAP

  • Abonelik
  • Hesabım
Giriş YapÜcretsiz Dene
Anasayfa/İçtihat/Bölge Adliye Mahkemesi/E. 2018/386 · K. 2019/1022
Bölge Adliye Mahkemesiİstanbul 16. Asliye Ticaret Mahkemesi

E. 2018/386 K. 2019/1022

E. 2018/386K. 2019/102226 Kasım 2019
iptal davasıanonim şirketgenel kurul kararının iptaliiadeintifa hakkıbilirkişi raporuiptal kararılimited şirketsermaye yedekleriticari faaliyet
PDF İndir
AI Özet yükleniyor...

Kısa Önizleme

Önizleme

DAVA : Ticari Şirket (Genel Kurul Kararının İptali İstemli) DAVA TARİHİ : 30/03/2017 KARAR TARİHİ : 30/05/2019 Mahkememizde görülmekte olan Ticari Şirket (Genel Kurul Kararının İptali İstemli) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı şirketin 2000 yılından bu yana faaliyet gösteren üç ortaklı bir şirket , müvekkilinin de kuruluşundan bu yana şirketin yetkilisi ve yönetim kurulu üyesi olduğunu, müvekkilinin son zamanlarda davalı şirketin diğer ortakları tarafından şirket faaliyetlerinden haberdar edilmediğini, şirket hakkında ve yapılan işlemler ile ilgili bilgi alamadığını ve şirket dışına itilmeye çalışıldığını, 2016 yılının Ekim ayından beri müvekkilinin şirkete girişinin ve şirket faaliyetlerine katılmasının hukuken engellendiğini, şirketle ilgili işlem yapma, karar alma temsil ve ilzam yetkisi ve benzeri haklı bir...

Karar Metni

T.C. İSTANBUL 16. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2017/324 KARAR NO : 2019/479 DAVA : Ticari Şirket (Genel Kurul Kararının İptali İstemli) DAVA TARİHİ : 30/03/2017 KARAR TARİHİ : 30/05/2019

Mahkememizde görülmekte olan Ticari Şirket (Genel Kurul Kararının İptali İstemli) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı şirketin 2000 yılından bu yana faaliyet gösteren üç ortaklı bir şirket , müvekkilinin de kuruluşundan bu yana şirketin yetkilisi ve yönetim kurulu üyesi olduğunu, müvekkilinin son zamanlarda davalı şirketin diğer ortakları tarafından şirket faaliyetlerinden haberdar edilmediğini, şirket hakkında ve yapılan işlemler ile ilgili bilgi alamadığını ve şirket dışına itilmeye çalışıldığını, 2016 yılının Ekim ayından beri müvekkilinin şirkete girişinin ve şirket faaliyetlerine katılmasının hukuken engellendiğini, şirketle ilgili işlem yapma, karar alma temsil ve ilzam yetkisi ve benzeri haklı bir sebep olmaksızın kısıtlandığını ve hatta kaldırıldığını, davalı şirketin 20/02/2017 tarihinde yapılan olağan genel kurul toplantısında finansal tablolar, faaliyet raporları, denetleme raporu ve her ne kadar ortakların görüşüne sunulsa da genel kurul toplantısından onbeş gün önce şirket merkez ve şubelerinde pay sahiplerinin incelemesine hazır bulundurulmadığından müvekkilinin bilgi alma ve inceleme hakkının kısıtlandığını, müvekkilinin de toplantı tutanağına olumsuz oy kullanarak şerh ettirdiğini, yine yönetim kurulu üyelerinin yasaya aykırı olarak kendileri hakkında ibra için oy kullandığını, ayrıca yönetim kurulunun ibrası için yapılan oylamada kanunda öngörülen karar nisabının oluşmadığını beyan ederek; davalı şirketin 20/02/2017 tarihli 2015-2016 yılı birleştirilmiş olağan genel kurul kararlarının iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin 20/02/2017 tarihli 2015-2016 yılı birleştirilmiş olağan genel kurul toplantısında alınan kararların tamamının kanuna, ana sözleşmeye ve hukuka uygun olduğunu, davacının muhalefet şerhi yazdırmadığı ve fakat red oyu verdiği genel kurul kararlarının tamamının iptalini istemekte ise de iptal nedenlerinin soyut, gerekçesiz ve hiçbir dayanağı olmayan gerekçeler olduğunu, hukuki bir dayanağının bulunmadığını, davacının muhalefet şerhi koydu tek genel kurul kararının yönetim kurulu üyelerinin ibralarına yönelik karar olduğunu, koyulan muhalef şerhinin gerekçesinin ise şirket kayıtlarının incelenmesine izin verilmemesi, şirkete şahsi olarak borç verdiği paranın iade edilmemesi, şirkete girişinin engellenmesi ve sair gerekçeler olduğunu ancak dava dilekçesinde bu gerekçeleri bir kenara bırakarak TTK 418 ve 436 maddelerine dayanarak alınan kararın iptalini talep ettiğini, neticeten davacının muhalefet şerhini değiştiremeyeceğini, yönetim kurulu üyelerinin ibrasına yönelik oylamada kanunda öngörülen toplantı nisabına uyulduğunu, davacı yanın yönetim sorumluluğu almamak için şirket ile il...

Atıf Yapılan Mevzuat

OtomatikKanun

6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu, m. 407

A) Genel olarak

OtomatikKanun

6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu, m. 418

II - Toplantı ve karar nisabı

OtomatikKanun

6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu, m. 436

3. Oydan yoksunluk

OtomatikKanun

6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu, m. 437

IV - Bilgi alma ve inceleme hakkı

Benzer Kararlar

Bölge Adliye Mahkemesiİstanbul 16. Asliye Ticaret Mahkemesi

E. 2018/117 · K. 2018/425

10 Mayıs 2018

Bölge Adliye Mahkemesiİstanbul 12. Asliye Ticaret Mahkemesi

E. 2018/379 · K. 2018/411

8 Mayıs 2018

Bölge Adliye Mahkemesiİstanbul 12. Asliye Ticaret Mahkemesi

E. 2018/868 · K. 2019/1221

23 Aralık 2019

Bölge Adliye Mahkemesiİstanbul 12. Asliye Ticaret Mahkemesi

E. 2018/496 · K. 2018/1199

6 Aralık 2018

Bölge Adliye Mahkemesiİstanbul 13. Asliye Ticaret Mahkemesi

E. 2017/743 · K. 2018/611

4 Temmuz 2018

Bölge Adliye Mahkemesiİstanbul 10. Asliye Ticaret Mahkemesi

E. 2018/1060 · K. 2019/571

9 Temmuz 2019