Mahkememizde görülmekte olan İpotek (İpoteğin Kaldırılması (Fekki)) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; dava dışı .......'ın 2005 yılında kullandığı kredi karşılığı söz konusu taşınmaz üzerine ipotek konulduğu, taşınmaz ...... adına iken davacıya devredildiği, taşınmaz üzerinde 100.000,00 TL bedelli ipotek bulunduğu, borç ödendiği halde kaldırılmadığını belirterek davacının borçlu olmadığının tespiti ile satış işlemlerinin durdurulmasını, icra takibinin iptalini, ipoteğin kaldırılmasını ve %20 oranında icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı taraf cevap dilekçesinde özetle; ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla icra takibi yapıldığını, borcun ödenmediğini, davacının ipotek limiti ile sınırlı olarak sorumlu olduğunu belirterek davanın reddine karar verilmesini ve %20 oranında icra inkar...
T.C. BAKIRKÖY 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2019/258 Esas KARAR NO : 2020/378
DAVA : İpotek (İpoteğin Kaldırılması (Fekki)) DAVA TARİHİ : 26/07/2018 KARAR TARİHİ : 30/09/2020 KARAR YAZIM TARİHİ : 09/10/2020 Mahkememizde görülmekte olan İpotek (İpoteğin Kaldırılması (Fekki)) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; dava dışı .......'ın 2005 yılında kullandığı kredi karşılığı söz konusu taşınmaz üzerine ipotek konulduğu, taşınmaz ...... adına iken davacıya devredildiği, taşınmaz üzerinde 100.000,00 TL bedelli ipotek bulunduğu, borç ödendiği halde kaldırılmadığını belirterek davacının borçlu olmadığının tespiti ile satış işlemlerinin durdurulmasını, icra takibinin iptalini, ipoteğin kaldırılmasını ve %20 oranında icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı taraf cevap dilekçesinde özetle; ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla icra takibi yapıldığını, borcun ödenmediğini, davacının ipotek limiti ile sınırlı olarak sorumlu olduğunu belirterek davanın reddine karar verilmesini ve %20 oranında icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir. Dosyanın yetkisizlik kararı üzerine mahkememize gönderilmiş olduğu ve mahkememizin işbu esasına kaydedilmiş olduğu anlaşılmıştır. Mahkememizce yapılan yargılamada, tapu kayıtları, banka kayıtları ve ipotek belgeleri dosyamız arasına alınarak bankacılık alanında uzman ve mali müşavir bilirkişiden rapor alınmasına karar verilmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Dava, davacıya ait taşınmaz üzerindeki ipotek nedeniyle davacının borçlu olmadığının tespiti ile kaldırılmasına ilişkindir. Somut olayda; davacının söz konusu ipotekli gayrimenkulü dava dışı ......'dan 23/09/2010 tarihinde, 12/10/2005 tarihinde dava dışı ...... tarafından dava dışı .......'ın , ..... Bankası nezdinde kullanmış olduğuve kullanacağı kredilere karşı, alacaklısı ...... Bankası A.Ş. Olan 1. Dereceden 100.000,00 TL bedelli ipotekle satın aldığı, ipoteğin üst sınır ipoteği olduğu anlaşılmıştır. Alacakların güvence altına alınması özel hukukun temel amaçları arasında yer alır. Bu amaç doğrultusunda ortaya çıkan güvence araçları özel hukukta şahsî ve aynî güvence olmak üzere ikiye ayrılır. Aynî güvencede şahsî güvenceden farklı olarak güvencenin içeriğini kişiler değil malvarlığı oluşturmaktadır. Hukukumuzda alacağa bu tür bir güvenceyi sağlayan aynî güvence rehin hakkıdır. Rehin hakkı, taşınır ve taşınmaz rehni şeklinde gerçekleşebilir. Taşınmaz rehni kendi içerisinde ipotek, ipotekli borç senedi ve irat senedi olmak üzere üçe ayrılır. (Şener, Y.S., Türk Hukukunda İpotek ve Uygulaması, Ankara 2010, Genişletilmiş 3. Baskı, Önsöz) Taşınmaz rehninin bir çeşidi olan ipotek, Medeni Kanunun 881-897. maddeleri arasında düzenlenmiştir. Kanunun 850-880. maddelerinde yer alan taşınmaz rehnine ilişkin genel hükümler ipotek hakkında da uygulanır. (Burcuoğlu, H., Hukukçu Gözüyle Banka Uygulamasında İpotekle İlgili Önemli Sorunlar, İstanbul 1991, s.1.; atıf...