Gerçek usulde mükellefiyet tesisine ilişkin işleme karşı muris tarafından açılan dava sonunda, mirasçılar adına tarhiyat yapılabileceğine göre, davanın yalnız öleni ilgilendirdiğinin kabulüne olanak bulunmadığından, davayı takip edeceklerini dilekçeyle mahkemeye bildiren mirasçıların başvurusu üzerine mahkeme tarafından uyuşmazlığın esası incelenerek karar verilmesi gerektiği hakkında.
3. Daire 2006/1587 E. , 2007/1052 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y ÜÇÜNCÜ DAİRE Esas No: 2006/1587 Karar No: 2007/1052 Temyiz Eden : Vekili : Karşı Taraf : Vergi Dairesi Müdürlüğü-TİRE İstemin Özeti : Murislerinin 2002 takvim yılı işlemlerinin incelenmesi sonucu Gelir Vergisi Kanununun 54'üncü maddesinde yazılı hadleri aştığı görüşüyle 1.1.2003 tarihinden itibaren adına gerçek usulde gelir vergisi mükellefiyeti tesis edilmesine ilişkin işleme karşı açılan davada; işlemin 20.4.2004 tarihinde tebliği üzerine mükellefiyetin iptali istemiyle dava açıldıktan sonra davacı vekilince dosyaya ibraz edilen ve davacının vefatı nedeniyle davanın varisler tarafından sürdürüleceğine dair dilekçe ekinde yer alan veraset ilamından davacının 19.12.2004 gününde vefat ettiğinin görüldüğü, bu durumda tarh işlemi mevcut olmadığından mirası reddetmemiş varislere geçecek vergi borcunun bulunmaması yanında 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 164'üncü maddesinde "ölümün işi bırakma hükmünde olduğunun" kurala bağlanması karşısında, gerçek usulde gelir vergisi mükellefiyetinin iptaline yönelik olduğu için yalnızca öleni ilgilendiren davaya ait dava dilekçesinin, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 26'ncı maddesinin 2'nci bendi uyarınca iptaline karar veren … Vergi Mahkemesinin … gün ve E:…, K:… sayılı kararının; mirasçıların mirası reddetmemeleri nedeniyle takdir komisyonunca takdir edilen matrah üzerinden yapılacak tarhiyata muhatap olacakları ileri sürülerek bozulması istenmiştir. Savunmanın Özeti : Temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmuştur. Tetkik Hakimi : … Düşüncesi : Gerçek usulde mükellefiyet tesisi sonuçları itibarıyla mirası kabul etmiş mirasçıların menfaatini etkileyecek nitelikte olduğundan, uyuşmazlığın esası incelenerek bir karar verilmek üzere mahkeme kararının bozulması gerekeceği düşünülmektedir. Savcı : … Düşüncesi : Davacının gerçek usulde mükellefiyetinin tesisi işlemine karşı açılan davada; davacının ölümü nedeniyle dilekçenin iptali yolunda verilen mahkeme kararı temyiz edilmiştir. Davacının gerçek usulde mükellefiyetinin tesisi işlemine karşı açılan iptal davasının ortaya koyacağı hukuki sonuçları nedeniyle, yalnız ölen davacıyı ilgilendirdiğinden söz edilemiyeceği iptal davasına konu edilen idari işlem hakkında verilecek kararın mirascıları murisleri hakkında yapılacak vergi tarhiyatlar sebebiyle esastan etkileyecek hukuksal değere salip olduğundan, davayı takip edeceklerini dilekçeyle mahkemeye bildiren mirascıların bu davayı takip etmekte maddi açıdan yakın menfaat ilişkisinde bulunduğu kuşkusuzdur. Bu durumda; davayı takip hakkı kendilerine gecenin başvuruları üzerine mahkemece uyuşmazlığın esastan incelenerek sonuçlandırılması gerekirken, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 25. maddesinin 2. fıkrası uyarınca dilekçenin iptaline karar verilmesinde hukuka uygunluk görülmemiştir. Açıklanan nedenle temyiz isteminin kabulü ile temyize konu mahkeme kararının bozulmasının uygun olacağı düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Hüküm ve...