Mahkememizin ... Esas sayılı dosyasından tefrik edilen karşı dava mahkememizin yukarıdaki esas sırasına kaydedilmiş olmakla dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili Mahkememizin ... esas sayılı dosyadaki cevap ve karşı dava dilekçesinde özetle; davacı-karşı davalı tarafça talep olunan bedelin belirsiz olmadığını, istemin hisse bedeli olduğunu, ticaret sicil kayıtlarına göre ... şirketindeki davacı-karşı davalı ...'ın hissesinin 3900 pay karşılığı 97.500,00 TL olduğunu, ... şirketindeki davacı-karşı davalı ...'ın payının 900 pay karşılığı 22.500,00 TL olduğunu ve davaya konu her iki hissenin nominal bedelinin 120.000,00 TL olduğunu, davaya mesnet teşkil ettirilen ihtarnamede ise alacağın kesinleştirilip likit ve fix olarak 3.000.000,00 TL olarak belirlendiğini, hal böyle olduğu halde kanunu dolanmaya çalışarak az harç ödemek için belirsiz alacak davası...
T.C. İZMİR 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2021/543 KARAR NO : 2021/448
DAVA : Alacak DAVA TARİHİ : 14/09/2020 KARAR TARİHİ : 09/09/2021
Mahkememizin ... Esas sayılı dosyasından tefrik edilen karşı dava mahkememizin yukarıdaki esas sırasına kaydedilmiş olmakla dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili Mahkememizin ... esas sayılı dosyadaki cevap ve karşı dava dilekçesinde özetle; davacı-karşı davalı tarafça talep olunan bedelin belirsiz olmadığını, istemin hisse bedeli olduğunu, ticaret sicil kayıtlarına göre ... şirketindeki davacı-karşı davalı ...'ın hissesinin 3900 pay karşılığı 97.500,00 TL olduğunu, ... şirketindeki davacı-karşı davalı ...'ın payının 900 pay karşılığı 22.500,00 TL olduğunu ve davaya konu her iki hissenin nominal bedelinin 120.000,00 TL olduğunu, davaya mesnet teşkil ettirilen ihtarnamede ise alacağın kesinleştirilip likit ve fix olarak 3.000.000,00 TL olarak belirlendiğini, hal böyle olduğu halde kanunu dolanmaya çalışarak az harç ödemek için belirsiz alacak davası açmasının HMKna aykırı olduğunu, öncelikle harcın ihtarname ile likit olarak belirlenen 3.000.000,00 TLyi tamamlaması gerektiğini, görev yönünden her ne kadar ticari şirket hissesi dava konusu ise de davacı ve davalı tarafların, tacir sıfatı bulunmadığını, hissenin devrinin de dava konusu edilmediğini, her iki tarafın ticari olmayan şahıs olması, hisse devri talep edilmeyip, alacak talep edilmesi nedeniyle davanın asliye hukuk mahkemesinde görülmesi gerektiğini, esas yönünden beyanlarında davacının iddialarının gerçek dışı olup bir plan dahilinde hakkı olmayan sonuçlar elde etmeye çalıştıklarını, öncelikle davacıya söz konusu hisse devrine hiçbir zaman karşı koymadıklarını, defalarca geri alması istendiği halde ısrarla geri almadığını, davacı/karşı davalı ...'ın iki şirket için de ne sözlü ne de resmi hiçbir şekilde şirket içindeki hisselerini geri alma isteği olmadığını, bunun nedeninin her iki şirketin aktif-pasif dengesinin olumsuz olması, maddi değerinin negatif olması olduğunu, ...'ın şirketten ayırılırken sadece SGKya 1.000.000,00 TL civarı borcu olduğunu, şirketin malvarlığının ise bunun yarısı bile olmadığını, davacı/karşı davalının sadece iddia ettiği kişisel borçluluk durumundan değil esas olarak şirketin borçlarından kaçmak için ortaklıktan ayrıldığını, sonrasında hisseleri devralmaya yanaşmamasının da bu yüzden olduğunu, amacı hisse devralmak olsaydı bu davayı terditli olarak öncelikle hissenin devri talebi ile açabileceğini, inançlı işlem vb. hukuki yollarla hisse devrini talep etmesinin mümkün olduğunu, şirket borca batık iken, son bir hamleyle, müvekkilinin borç para temin ederek ... 2018 fuarına katıldığını, şirketin ancak buradan müşteri bularak kendisini kurtarabileceğini, davacı/karşı davalının bu süreçte planlı hareket ederek abisine karşı bir oyun içerisine girdiğini, müvekkilinin , kardeşinin bu planının farkına varamadığını, esasen bu işi bilen, kuranın müvekkili olduğunu, müvekkilinin 1990 yılında...