Şirket varlığından tahsil imkanı kalmayan kamu alacağının, kanuni temsilcilerin veya ortakların sorumluluğuna ilişkin kurallara göre tahsilinde, bir öncelik sırası bulunmadığı hakkında.
3. Daire 2006/1034 E. , 2007/577 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y ÜÇÜNCÜ DAİRE Esas No: 2006/1034 Karar No: 2007/577 Temyiz Eden : Setbaşı Vergi Dairesi Müdürlüğü-BURSA Karşı Taraf : … Vekili : … İstemin Özeti : Ortağı olduğu limited şirketten tahsil edilemeyen kamu alacağının kanuni temsilcisi sıfatıyla davacıdan tahsili amacıyla 213 sayılı Yasanın 10'uncu maddesine göre düzenlenen ödeme emrini; şirket tüzel kişiliği hakkında tüm takip yolları tüketilmesine karşın şirketin varlığından tahsil edilemeyen kamu alacağının, bütün malvarlığı ile sorumlu kanuni temsilcilerden de tahsil edilememesi halinde şirket ortağının takip edilebileceği, ödeme emriyle istenen kamu alacağının borçlusu limited şirketin ortağı olan davacının, şirketin kanuni temsilcisiyle aynı tarihte ve fakat ayrı ayrı cebren takibine başlandığı, kanuni temsilci tarafından açılan ve mahkemelerinin E:… sayılı esasında işlem gören davanın henüz sonuçlanmadığı, ortaklardan takip aşamasına gelmeyen alacak için davacının takip edilemeyeceği gerekçesiyle iptal eden … Vergi Mahkemesinin … günlü ve E:…, K:…sayılı kararının; şirket tüzel kişiliğinden tahsil edilemeyen kamu alacağının, öncelikle kanuni temsilciden, daha sonra ortaktan aranacağı yolunda bir sıralama ve zorunluluk bulunmadığı, şirket ortağı olan davacının takibi amacıyla düzenlenen ödeme emrinin hukuka uygun olduğu ileri sürülerek bozulması istenmiştir. Savunmanın Özeti : Temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmuştur. Tetkik Hakimi : … Düşüncesi : Şirket tüzel kişiliğinden tahsil edilemeyen kamu alacağının; kanuni temsilci ya da ortaktan tahsilinde öncelik öngören herhangi bir düzenleme bulunmadığından vergi mahkemesince, bu yolda bir sıralamanın varlığından söz edilerek, limited şirketin ortağı davacı adına düzenlenen ödeme emrini; kanuni temsilci hakkındaki takip sonuçlanmadan ödeme emri düzenlenemeyeceği gerekçesiyle iptal edilmesi hukuka uygun düşmemiş ise de şirket ortağı olduğunda duraksama bulunmayan ve bu nedenle 6183 sayılı Yasanın 35'inci maddesine göre takibi gereken davacının; kanuni temsilcilerin sorumluluğunun düzenlendiği 213 sayılı Yasanın 10'uncu maddesine göre takibinde yasaya uygunluk bulunmadığından, sonucu itibarıyla hukuka aykırılık bulunmayan vergi mahkemesi kararına yöneltilen temyiz isteminin reddi gerektiği düşünülmektedir. Savcı : … Düşüncesi : İdare ve vergi mahkemelerince verilen kararların temyizen incelenerek bozulabilmesi için, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 49'uncu maddesinin birinci fıkrasında belirtilen nedenlerin bulunması gerekmektedir. Temyiz dilekçesinde öne sürülen hususlar, söz konusu maddede yazılı nedenlerden hiçbirisine uymadığından, istemin reddi ile temyiz edilen Mahkeme kararının onanmasının uygun olacağı düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Hüküm veren Danıştay Üçüncü Dairesince işin gereği görüşülüp düşünüldü: Ortağı olduğu limited şirketten tahsil edilemeyen kamu alacağının davacıdan tahsili amacıyla 213 sayılı Yasanın 10'uncu maddesine göre düzenlenen ödeme ...