Ortaklar arasındaki hisse devri ticaret siciline tescil ile hüküm ifade edeceğinden, limited şirket ortağının, hisse devrinin ticaret siciline tescil edildiği tarihten sonraki dönemlere ait şirket vergi borçlarından sorumlu tutulamayacağı hk.
Danıştay 3. Daire E. 2005/1204 K. 2005/2873 T. 26.12.2005 LİMİTED ŞİRKET ORTAKLARININ SORUMLULUĞU ORTAKLAR ARASINDAKİ HİSSE DEVRİ TİCARET SİCİLİNE TESCİL İLE HÜKÜM İFADE EDECEĞİNDEN, LİMİTED ŞİRKET ORTAĞININ, HİSSE DEVRİNİN TİCARET SİCİLİNE TESCİL EDİLDİĞİ TARİHTEN SONRAKİ DÖNEMLERE AİT ŞİRKET VERGİ BORÇLARINDAN SORUMLU TUTULAMAYACAĞI HK. 6183/md. 35 Temyiz Eden : .... Vergi Dairesi Başkanlığı Karsı Taraf : .... Vekili : Av. .... İstemin Özeti : Ortağı olup 30.11.1998 tarihinde hissesini devrettiği limited şirket adına beyan üzerine tahakkuk eden 1993 ila 1998 dönemlerine ilişkin gelir (stopaj) ve katma değer vergileri ile inceleme sonucu salınan cezalı katma değer vergilerinin şirketten tahsil edilemediği görüşüyle kamu alacağının hissesi oranında davacıdan tahsili amacıyla düzenlenen ödeme emirlerini; şirketin mal varlığının tespiti amacıyla düzenlenen 5.12.2003 tarihli yazıların 8-9-Aralık 2003 tarihinde ilgili yerlere tebliğinden sonra bu araştırma sonuçlandırılmadan davacı adına ödeme emri düzenlenemeyeceği gibi, hisselerin tüm alacak ve borçlarıyla devredilmiş olması nedeniyle ödeme emirlerinin bu yönüyle de Yasaya aykırı olduğu gerekçesiyle iptal eden .... Vergi Mahkemesinin 30.3.2005 gün ve E:2004/653, K:2005/231 sayılı kararının; borçlu şirketin yapılan araştırmalara rağmen bulunamamasının kamu alacağının şirketten tahsil imkanı kalmadığını gösterdiği ileri sürülerek bozulması istenmiştir. Savunmanın Özeti : Savunma verilmemiştir. Tetkik Hakimi: .... Düşüncesi : Davalı idarenin, borçlu şirket hakkında yaptığı takibin sonuçsuz kaldığı anlaşılan olayda, borcun ait olduğu dönemde şirketin ortağı olan davacının ortaklığının sona ermesi, Türk Ticaret Kanununun 511, 33 ve 38'inci maddeleri uyarınca bu durumun tescil ve ilanına bağlı olduğundan vergi mahkemesince, payını devrederek davacının şirketle ilişiğinin kesilmesine dair ortaklar kurulu kararının tescil ve ilan edilip edilmediğinin saptanmasından sonra oluşacak duruma göre yeniden karar verilmek üzere temyiz istemine konu edilen kararın bozulması gerektiği düşünülmektedir. Savcı : .... Düşüncesi : İdare ve vergi mahkemelerince verilen kararların temyizen incelenerek bozulabilmesi için, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 49'uncu maddesinin birinci fıkrasında belirtilen nedenlerin bulunması gerekmektedir. Temyiz dilekçesinde öne sürülen hususlar, söz konusu maddede yazılı nedenlerden hiçbirisine uymadığından, istemin reddi ile temyiz edilen Mahkeme kararının onanmasının uygun olacağı düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA 2575 sayılı Danıştay Kanunu'nun 3619 sayılı Kanunla eklenen Ek 1'inci maddesi uyarınca hüküm veren Danıştay Üçüncü ve Dokuzuncu Dairelerince oluşturulan müşterek kurulca işin gereği görüşülüp düşünüldü: 30.11.1998 tarihinde hisselerini devrederek ortaklığından ayrıldığı limited şirkete ait 1993 ila 1998 yıllarının çeşitli dönemlerine ilişkin kamu alacağının şirketten tahsil edilemediği belirtilerek hissesi oranında davacıdan tahsili amacıyla düzenlenen ödeme emirler...