Hissesini devreden limited şirket ortağının, şirketin devir tarihinden sonraki borçlarından sorumlu tutulamayacağı hk.
Danıştay 3. Daire E.2006/311 K.2006/433 T.23.2.2006 LİMİTED ŞİRKET ORTAĞININ SORUMLULUĞU HİSSESİNİ DEVREDEN LİMİTED ŞİRKET ORTAĞININ, ŞİRKETİN DEVİR TARİHİNDEN SONRAKİ BORÇLARINDAN SORUMLU TUTULAMAYACAĞI HK. 6183/md. 35 Temyiz Eden : .... Vekili : .... Karsı Taraf : .... İstemin Özeti: Ortağı bulunduğu limited şirketin tahsil edilemeyen vergi borçlarının tahsili amacıyla 6183 sayılı Yasanın 35'inci maddesine göre şirketteki payı dikkate alınarak davacı adına düzenlenen ödeme emrine karşı açılan davayı; davacının, %50 paylı ortağı bulunduğu limited şirketteki hisselerini devrettiği 14.8.2002 tarihinden önceki dönemlere ait olup şirket malvarlığından alınamadığı anlaşılan kamu alacağının tahsili amacıyla 6183 sayılı Yasanın 35'inci maddesine göre düzenlenen ödeme emriyle takibinde yasaya aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle reddeden .... Vergi Mahkemesinin 23.3.2004 gün ve E:2003/288, K:2004/155 sayılı kararının; şirket malvarlığından alınamayan kamu alacağının tahsili için öncelikle 213 sayılı Yasanın 10'uncu maddesine göre kanuni temsilcinin takibi gerektiği, şirketteki hisselerini tüm hak ve vecibeleriyle devrederek ortaklıktan ayrılması nedeniyle şirketle bir ilgisinin kalmadığı ileri sürülerek bozulması istenmiştir. Savunmanın Özeti : Temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmuştur. Tetkik Hakimi : .... Düşüncesi : Limited şirket ortağı olan ve sorumluluğu şirketteki payından kaynaklanan davacının, üçüncü kişiler için hüküm ifade edecek biçimde hisselerini devir ve bu devir işlemini ticaret siciline tescil ettirmekle, şirket borçlarından dolayı sorumluluğu kalmayacağından, tescille doğan yeni hukuki durum dikkate alınmaksızın ortak sıfatıyla takibi amacıyla düzenlenen ödeme emrine karşı açılan davayı yazılı gerekçeyle sonuçlandıran mahkeme kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir. Savcı : .... Düşüncesi : İdare ve vergi mahkemelerince verilen kararların temyizen incelenerek bozulabilmesi için, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 49'uncu maddesinin birinci fıkrasında belirtilen nedenlerin bulunması gerekmektedir. Temyiz dilekçesinde öne sürülen hususlar, söz konusu maddede yazılı nedenlerden hiçbirisine uymadığından, istemin reddi ile temyiz edilen Mahkeme kararının onanmasının uygun olacağı düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Hüküm veren Danıştay Üçüncü Dairesince işin gereği görüşülüp düşünüldü: Sermaye şirketlerinden olan limited şirketlerde ortaklar; müdür sıfatıyla şirket işlerini yürütmeye yetkili ve zorunlu olup olmamaları ayrımı da gözetilerek, şirketten tahsil edilemeyen borçlardan sorumlu tutulmaktadır. Ortaklar arasından birinin veya bir kaçının şirket müdürü olarak atandığı limited şirketlerde bu ortaklar; hiçbir ortağın ya da şirket ortakları dışındaki bir kimsenin müdür olarak atanmadığı limited şirketlerde ise bütün ortaklar, şirket işlerini müdür sıfatıyla yönetmeye yetkili ve zorunlu oldukları için hem kanuni temsilci ve hem de ortak sıfatıyla şirketin vergi borçlarından dolayı cebren takip edilebilm...