Davacı vekili tarafından davalı aleyhine mahkememize açılan; "Menfi Tespit" davasının yapılan yargılaması sonunda; D A V A Davacı vekili tarafından sunulan dava dilekçesinde özetle: Davalı şirket tarafından davacı tarafa .... İcra Müdürlüğünün ... E. sayılı dosyasıyla 200.000,00 TL değerinde ve işleyecek faizlere ilişkin ilamsız icra takibi başlatıldığı, icra takibinin dayanağı olarak taraflar arasında akdedilen sözleşmenin gösterildiği; ancak icra takibine dayanan ödeme emrinin davacı tarafa usulsüz tebliğ edildiği; davacı şirketin icra takibini ödeme emrinin tebliğ edildiği görülen 01/02/2018 tarihinde değil davalı tarafın haciz işlemi için davacı tarafın işyerine geldiği 01/03/2018 tarihinde öğrendiği; icra takibine konu olan sözleşmenin acentelik sözleşmesi olduğu; bu sözleşme gereği davacı şirketin tedarik ettiği ürünleri, davalı şirketin Türkiye pazarında satmakta ve bundan...
T.C. İSTANBUL 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO:2018/216 Esas KARAR NO:2020/99
DAVA:MENFİ TESPİT DAVA TARİHİ:05/03/2018 KARAR TARİHİ:12/02/2020
Davacı vekili tarafından davalı aleyhine mahkememize açılan; "Menfi Tespit" davasının yapılan yargılaması sonunda; D A V A Davacı vekili tarafından sunulan dava dilekçesinde özetle: Davalı şirket tarafından davacı tarafa .... İcra Müdürlüğünün ... E. sayılı dosyasıyla 200.000,00 TL değerinde ve işleyecek faizlere ilişkin ilamsız icra takibi başlatıldığı, icra takibinin dayanağı olarak taraflar arasında akdedilen sözleşmenin gösterildiği; ancak icra takibine dayanan ödeme emrinin davacı tarafa usulsüz tebliğ edildiği; davacı şirketin icra takibini ödeme emrinin tebliğ edildiği görülen 01/02/2018 tarihinde değil davalı tarafın haciz işlemi için davacı tarafın işyerine geldiği 01/03/2018 tarihinde öğrendiği; icra takibine konu olan sözleşmenin acentelik sözleşmesi olduğu; bu sözleşme gereği davacı şirketin tedarik ettiği ürünleri, davalı şirketin Türkiye pazarında satmakta ve bundan kaynaklı tüm para ve ürün akışını yürütmekte olduğu, davacı şirketin Türkiye'de işlerini tek elden ve rahatlıkla yürütebilmesi amacıyla acente olan davalı şirketin de aynı zamanda çalışanı ve ortakları olan kişilere davacı şirket tarafından vekâletname gönderildiği; bu nedenle davacı ve davalı şirketlerin iç içe geçmiş şekilde ve aynı iş yerinde iş yaptıkları, davalı şirketin davacı şirket hakkında tüm bilgilere haiz olduğu; dolayısıyla ödeme emrinin tebliğ edildiği adresin alacaklı olduğunu iddia eden davalı firmanın da bildiği üzere davacı şirketin Türkiye şubesini yönetmek amacıyla kağıt üzerinde gösterilen e-adres niteliğinde olduğu; davalının tamamen kötü niyetli olarak bu adrese tebligat gönderdiği ve borcun kesinleşmesini sağladığı; çünkü e-adres, yabancı şirketler için öngörülmüş adresler olup her yıl e-adres şirketi ile sözleşme yapılmakta olduğu; bu durumun davalı şirketi temsil eden yöneticiler tarafından bilinmekte olduğu, davalı şirketin, davacı şirketinin e-adres sözleşmesini 2016 yılı sonu itibarı ile yenilemediği ve bu durumun davacı şirkete iletilmediği; bu hususu bilen davalı tarafın tebligat çıkarılan adreste olmayacağını bildiği ve Tebligat Kanunu 35, Maddesini kullanarak takibi kesinleştirdiklerinin farkında olduğu, bu sebeple davalı tarafın kötü niyetli ve usulsüz olarak icra takibini kesinleştirdiği ve davacı şirketin tüm malvarlığına haciz koydurduğu, bu konu hakkında ... Cumhuriyet Başsavcılığına müracaat edildiği, davalı şirketin birçok kez davacı şirketin tebligata yarar adresine ihtarname göndermesine karşın icra takibini faaliyette olmayan kağıt üzerindeki adrese gönderdiği; ayrıca davalı şirket, davacı şirketin acentesi olduğundan aralarındaki sözleşmenin 2.5 maddesi gereği tüm tebligatları ve sair bildirimleri yapmakla da mükellef olduğu, bu sebeple bu bildirimleri ayrıca davalı tarafın davacı şirkete bildirmesi gerektiği; davalı tarafın taraflar arasındaki acentelik ilişkisi devam ederken kö...